F.Bahçe’nin şansı G.Saray’dan az mı?

Ligde ilk yarıyı kapattık. 5 Ocak’tan itibaren işin final periyoduna giriyoruz. Oturmuş kadrosu ve oyun istikrarıyla Galatasaray, zirvedeki yerini koruyor. Bu bir gerçek ve hakkını teslim etmek gerekir. Ancak hemen ensesinde bir başka gerçek daha var; Fenerbahçe. Sarılacivertliler pes eder mi? Bu kadroyla zirve yarışından kopar mı? Bence hayır... Neden mi? Çünkü Fenerbahçe Yönetimi bekleme modunda değil. Dış transferde düğmeye çoktan basıldı. Samsunspor’dan kadroya katılan Musaba, atletik ve yeteneğiyle önemli bir hamledir bence. Doğru kullanılırsa fark yaratabilecek bir krampondur. Elbette eksiklikler yok mu? Var... Tribünden baktığımız zaman net bir şekilde görülüyor: Bir stoper, bir merkez orta saha, bir de forvet şart. Hücum hattında kaliteli ayaklar bulunuyor, bu tartışılmaz. Özellikle Talisca kalite kokuyor, golleriyle fark yaratıyor. Ancak tek başına yetmez, zirve yarışı kolektif güç ister. Yönetim cephesinde hummalı bir çalışma var. Bu da camiaya umut veriyor. Nokta atışı transferlerle Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı daha yükselecektir. Özetle bu lig henüz bitmedi. Bu korakor zirve yarışının sonunu herkes gibi ben de merak ediyorum. Cerny gibi oyuncun olsun Sergen Yalçın, Beşiktaş’ta göreve gelmeden önce Vaclav Cerny’yi diline dolamış, ondan övgüyle söz etmişti, net biçimde anımsıyorum. Cerny çok yönlü bir oyuncu... Benzetme yerindeyse “tepe tepe kullan” cinsinden. Sağ kanat, sol kanat, isterseniz ofansif orta saha, hatta merkezde oynuyor. Nerede oynatırsanız oynatın, işini iyi yapıyor. Sol ayaklı ama sağ ayağı da tahta değil; o da gayet iyi. Yeter ki performansında bir düşüş yaşamasın. Ajax altyapısından yetişmiş bir futbolcudan söz ediyoruz, yani futbol aklı, oyun disiplini ve temel donanımı sağlam. Görüyoruz ki Cerny takımı sahiplenmiş, iyi de bir profesyonel duruş sergiliyor. Yeter ki nazara gelmesin, durup dururken yedek kulübesine mahkum edilmesin! Bu nasıl ahde vefa! Ahde vefa... Derin ve güçlü bir kavram. Futbolda karşılığı ise şudur: Kulübüne yıllarını vermiş futbolcuyu ilk tökezlemesinde (!), silmemek, başarı kazandırmış hocayı iki kötü sonuçta harcamamaktır. Necip Uysal, altyapıdan yetişmiş, kariyerinde sadece Beşiktaş formasını giymiş bir isimdir. Ayrılıklar olabilir ama gönderiliş biçimi ahde vefayla bağdaşmaz. Aynı şekilde Mert Günok da düne kadar milli takım dahil herkesin kabul ettiği bir kaleciydi. Kurumların kararına saygı duyarız, ancak “neden” ve “niçin” sorularını sormak da bizim görevimizdir. Peki şimdi ahde vefayı nereye koyacağız! Kıssadan hisse! GÜZEL SÖZLER “Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.” ARISTOTELES