HABER MERKEZİ - Artvin’de Ardanuç ilçesine bağlı deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 300 metre yükseklikteki Aksu Yaylası’nda dün 11.00 sıralarında çığ düştüğü haberi alındı. Bölgede üç çobanının 800-1000 küçükbaş hayvanıyla birlikte çığ altında kaldığı yönünde ihbar üzerine AFAD ekipleri harekete geçti. Dört metre kar Aralarında gönüllülerin de bulunduğu 90 kişilik ekip, iş makinelerinin yardımıyla bölgeye ulaştı. Çalışmaların bir kilometrekarelik alanda yapıldığı öğrenilirken, çobanların Erzurum tarafından geldiği, köye dönüş yolunda kar kütlelerinin altında kaldığı belirtildi. Yapılan çalışmalar sonucunda bir çobanın cenazesine ulaşıldı. Bölgeye giderek çalışmalara katılan Artvin Valisi Turan Ergün, “Zekerikaköy’ün üst tarafında Erzurum’un Olur ilçesi ile Artvin arasında yapımı devam eden bir tünel bölgesi var. Buradan bir çığ ihbarında bulunulmuş. Bu ihbara göre üç çobanın çığ altında kaldığını yönünde bir bilgi geldi. Bölgede üç çoban daha varmış, onlar çığ altında kalmamış, onlara ulaşıldı. Ekiplerimizi oraya yönlendirdik. Bölge 2 bin rakımlı. O alanda dört metre kar var. Kar yağışı devam ediyor” dedi. Vali Ergün, arama çalışmalarının bir kilometrekarelik alanda yapıldığını, yeni bir çığ tehlikesi olana kadar çalışmaların devam edeceğini belirtti. ‘Göz gözü görmüyor’ Ardanuç Belediye Başkanı Emrah Yılmaz, “Yolu bile göremediğimiz bir hava durumuyla karşı karşıyayız. Aldığımız bilgiye göre de altı kişi içinden sadece üç kişi, koyunları sevkiyat halindeyken çığ geliyor ve koyunların yarısıyla birlikte çığ altında kalıyorlar” diye konuştu. Bölgedeki Geçitli Köyü Muhtarı Utku Aksakal da “Bizim vatandaşlarımız bu yaylayı küçükbaş hayvan otlatmak için kullanıyordu. Kışlaktan köye dönerken çığ altında kaldıkları haberi ulaştı” dedi. Aksakal, “Hava şartları gerçekten çok zorlayıcı. Bu nedenle irtibat kurmakta da zaman zaman güçlükler yaşıyoruz” dedi. ‘Kontrollü çığ’ ile önlenebilir CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen de çığın oluşumunda en kritik unsurun titreşim olduğuna dikkat çekti. Araç geçişleri ya da benzeri sarsıntıların kar kütlesini yerinden koparabileceğini belirten Şen, çığın genellikle altta eski bir kar tabakası, üstte yeni yağan kar ve bu iki tabaka arasında eriyip tekrar donmuş zayıf bir katman oluşmasıyla meydana geldiğini söyledi. Bu yapının özellikle yüzde 30-40 eğime sahip bölgelerde karın kızak gibi kaymasına neden olduğunu ifade eden Şen, “Bu tür arazilerde kar tabakası son derece dengesiz hâle gelir ve küçük bir titreşim bile çığı başlatabilir” dedi. Şen, kontrollü çığ ile çığın kendiliğinden ve tehlikeli bir zamanda düşmesinin engellenebildiğini belirtti. Riskli bölgelerde karayollarına bağlı uzman ekiplerin kar tabakasındaki çatlakları ve kopma çizgilerini önceden tespit ettiğini belirten Şen, ses bombaları ya da ateşleme yöntemleriyle titreşim oluşturularak kar kütlesinin kontrollü biçimde aşağı indirildiğini aktardı. ‘Titreşim bile tetikleyebilir’ SAR AKAY Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği Başkanı Murat Uzun, çığ olayını Milliyet’e değerlendirdi. Uzun, “Çığ olayları ne yazık ki önceden haber vermez. Yoğun kar yağışının olduğu, uzun süredir kar biriken dik yamaçlardan geçiliyorsa ciddi bir tehlike söz konusudur. Bu tür bölgelerden geçmek zorunda kalındığında mümkün olduğunca sessiz ilerlemek, bağırmamak ve ani hareketlerden kaçınmak gerekir. Özellikle çok sayıda hayvanla birlikte hareket edildiğinde zeminde oluşan titreşim çığı tetikleyebilir” dedi. Uzun, “Artvin, Rize ve Trabzon’un bazı bölgelerinde olduğu gibi dik ve insanların sık kullanmadığı yamaçlar her zaman risklidir. Çığ koridorları, dere yatakları ve açık yamaçlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır” ifadelerini kullandı. Ne yapmalı? “Çığ altında kalındığında hayatta kalma ihtimali, kişinin doğru refleksleri göstermesine bağlıdır” diyen Uzun, şunları kaydetti: “Çığ anında eller başın üzerine alınarak dirseklerle cenin pozisyonuna girilmeli, ağız ve göğüs hizasında bir nefes alma alanı oluşturulmalıdır. Bu alan nefes almayı kolaylaştırır ve vücut ısısının korunmasına yardımcı olur. Panik yapmadan, gereksiz enerji harcamadan ve nefesi kontrol ederek hayatta kalma süresi uzatılabilir. Arama kurtarma çalışmaları açısından olay yerinin bilinmesi büyük bir avantajdır.” Uzun, “Orada 500 koyun olduğunu düşünelim. Bu koyunların hepsi üzerinize doğru gelse ne olur? Son derece tehlikeli bir durum ortaya çıkar. Sadece soğuk üzerinden düşünmek yeterli değildir; aynı zamanda oluşacak basınç da insanın hayatını kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle en mantıklı yöntem, kişinin kendi imkânlarıyla karın içinde bir boşluk oluşturmaya çalışmasıdır. Özellikle el ve yüz gibi çıplak bölgeleri kardan mümkün olduğunca uzak tutarak nefes alıp vermeye başlaması önemlidir. Bu sayede hem solunum imkânı doğar hem de nefesle oluşan sıcaklık bir miktar avantaj sağlayabilir. Ancak bu durumda koyunların herhangi bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Aksine, böyle bir durumda faydadan çok risk oluştururlar” dedi. ÇİĞDEM YILMAZ Haber Merkezi