Kent yaşamında atık bertarafı sanıldığından daha önemli bir yer tutuyor. Nüfusu 5 milyonu bulduğu tahmin edilen İzmir'de kent genelinden günlük 5 bin 500 ton çöp çıkıyor. Ancak bu çöplerin toplanması ve nereye döküleceği bir süredir tartışma konusu. Yıllardır kentin yapısına ve nüfusuna uygun çöp depolama alanı yaratılmadığı için çok yetersiz ve riskli hale gelen Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Alanı (DKADA), iktidar ve İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) işbirliğiyle Danıştay'ın karşı çıkmasına rağmen kullanıldı. Toplama alanı sorunu, her zaman önce işçiyi gözden çıkaran belediyelerin ödemediği maaşlar nedeniyle büyüdü ve İzmir'de bir çöp krizi meydana geldi. Kriz çözülebilmiş değil. Kalıcı çözümler bulabilmek için de daha kamucu yaklaşımlara ihtiyaç olduğu, ancak henüz geçtiğimiz haftalarda kentin en büyük arıtma tesisini özelleştiren büyükşehir belediyesinin bu anlayıştan çok uzakta durduğu açık. Peki İzmir'de çöp toplama hizmeti nasıl bir kriz haline geldi? İzmir, geçtiğimiz yazdan bu yana çöp depolama sorunuyla boğuşuyor. Çiğli ilçesinde bulunan ve 1992 yılında 15 yıllık kapasiteyle kurulan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’nin 33 yıl kullanılması ve artık kapasitesinin çok üzerinde kullanımı, bölgede yaşayanlar için bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Yalnızca koku, hastalık, haşere, kamyonlar nedeniyle oluşan trafik gibi sorunlar değil; bölgede heyelan riski de tehlike yaratmaya başladı. Yurttaşların başvurusu üzerine tesis Danıştay kapatma kararı verdi. Bu sırada kalıcı çözümler arandığına ilişkin açıklamalar ara ara yapıldı. Yamanlar, Naldöken gibi yerleşimlerde yeni tesisler yapılacağı konuşuldu. Ortaya atılan bazı ilçelerde CHP'li ilçe başkanları ve belediye yöneticileri ile İzBB Başkanı Cemil Tugay arasında zaman zaman gerginlikler de yaşandı. Bu konu CHP'de bir iç gerilim başlığı haline dönüştü. "Gerekirse Bakanlık kapısında da yatarım" diyen Cemil Tugay yılmadı ve İzBB, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile anlaştı. Harmandalı için 31 Ekim 2025’e kadar geçici kullanım izni aldı. Sonra bu izin 31 Aralık 2025'e kadar uzatıldı. Dolayısıyla bu sürenin dolmasıyla, geçici çözümlerle ilerlemeye devam edilmesi takdirde İzmir'de yeni bir çöp krizi yolda demektir. Katı atık depolama krizi belediyelerde ödenmeyen işçi maaşları ve eylemler de kesişmiş ve Karşıyaka, Konak, Buca gibi kent merkezindeki ilçelerde çöp yığınları meydana gelmişti. Atık bertarafından anladığımız: Çöp yığma alanına dönüştürme Yapıldığında Türkiye’nin ilk düzenli katı atık depolama alanı olan Harmandalı aslında içerisinde çöpteki organik maddeleri gübreye dönüştüren, yani çöpten kompost üreten iki tesisi de barındırıyordu. Ancak düzensiz kentleşme ve aşırı kapasite artışı gibi nedenlerle Harmandalı giderek bir çöp yığma alanına dönüştürüldü. Şimdi belediye sürekli çöp bertarafıyla ilgili "kalıcı" adımlar atacağını açıklayıp duruyor. Tugay, "Her şey yolunda giderse önümüzdeki en az 20-25 yıl İzmir'de çöp konusunun sorun olmayacağı bir sistem kuracağız" iddiasında bulunuyor. Öte yandan kamuoyuyla detaylı olarak paylaşılan bir planlama olduğunu söylemek güç. Bergama ve Ödemiş'teki mevcut tesislerin isimleri geçiyor. "Kendi tesislerimizi yapacağız" diyen Cemil Tugay geçici olarak Manisa'nın da kullanılacağını söylüyor ama net bir çerçeve çizilmiş değil. Belliyse de biz bilmiyoruz çünkü Tugay, bakanlığın "İzBB’nin geri dönüşüm projesine de olumlu baktığını, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü ve Bakan Murat Bey'le (Kurum) de görüştüklerini, onların da olumlu yaklaştığını" söylüyor. Ara sokaklardaki çöp dağlarına rağmen bir iddiası da var: "İzmir’in çöp ve geri dönüşüm konusunda Türkiye’ye örnek olacak şehirlerden birisi olma ihtimali çok yüksek." Bugün İzBB sınırları içerisinde birisi kuzeyde Bergama, diğeri güneyde Ödemiş olmak üzere 2 adet "Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi" faaliyette. Bunların toplam kapasitesi yaklşaık günlük 2 bin ton. Yani bugün İzBB sınırları içerisinde oluşan katı atığın ancak maksimum yüzde 43’ünü bertaraf edebilecek kapasitede. Fotoğraf: Bergama Harmandalı krizi nasıl büyüdü? Çöp krizinin temel nedenini sorduğumuz Çevre Mühendisi Mehmet Faruk İşgenç de Harmandalı'nın kapatılmasına ve diğer iki tesisin kentin atıklarına yetmemesine işaret ediyor. İzmir'de çöp toplamadan bertaraf etmeye kadar çoklu bir krizle karşı karşıya olduğumuzu vurguluyor. Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Alanı'ndaki tehlikenin çöp dökülmese sürdüğü de bir gerçek. İşgenç şöyle diyor: Harmandalı DKADA'nın kuzey yamaçlarında, ciddi bir heyelan olgusu var. Bu heyelan nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş konutlar var. Harmandalı, ülkemizin ilk projeli DKADA ama 1990 yılından bugüne de bu depolama alanının hemen alt kotlarında yapılaşmaya izin verilmiş ve bu nedenle nüfus olağanüstü artmış. Ayrıca artan çöp miktarına bağlı olarak, giderek mahallelerin içerisinden geçen çöp kamyonu trafiği giderek artmış. Sonuç olarak Harmandalı, hem heyelan, hem çöp tırları trafiği hem de sinek-koku problemleriyle önemli bir çevre, sağlık ve can güvenliği riski haline gelmiş bir çöp depolama alanı. Harmandalı Çöplüğü'nün kapatılması için Çiğli Halk Temsilcileri öncülüğünde yurttaşlar aylarca mücadele etti. Sağlıklı bir çöp bertarafı mümkün değil mi? İzmir yaklaşık 5 milyonluk nüfusu 12 bin km karelik alanı ve 30 ilçesi ile çok büyük bir il. Çevre Mühendisi Mehmet Faruk İşgenç Harmandalı DKADA gibi çok büyük kapasiteli ve az sayıda tesis ile bu sorunu çözmeye çalışmanın yüksek taşıma maliyetlerine de dikkat çekiyor. Çözüm olaraksa daha küçük ve çok sayıda tesisi gösteriyor: "İzmir'de katı atık bertarafının orta- küçük ölçekli, 6 ile 8 adet tesisle, hem çevresel ve sosyal açıdan hem ekonomik olarak çözülmesi doğru ve mümkün olacaktır." Sağlık riskleri minimize edilmiş bir atık yönetimi hedefinin koyulması gerektiğini vurgulayan İşgenç, aslında hiç konuşmadığımız atık yönetiminin ilk ve temel yaklaşımı "atık oluşumunu önleme" konusuna dikkat çekiyor. Düzensiz çöp toplamanın kente maliyeti artıyor: 'Kamuoyunu derhal bilgilendirin' Çöplerin bertarafının aksamasıyla kent merkezleri dahil aylardır pek çok ilçede zaman zaman artan bir çöp toplama sorunu oluştu. Bu sorun haşereleri, kötü kokuyu artırdı. Üstüne eklenen su kesintileriyle henüz bulaşıcı hastalıklara ulaşan bir boyuta varmasa da kenti büyük halk sağlığı ve çevre sorunlarının beklediği ortada. Harmandalı'nın kapatılması için başından bu yana yurttaşlarla birlikte mücadele veren, imza toplayıp belediyeye ulaştıran Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi Harmandalı için belirlenen geçici sürenin dolmasıyla bir açıklama yaptı. Sorumlu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na seslenen Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi, "İzmir ili Entegre Atık Yönetimi Planı’nızı halka açıklayın ve Harmandalı Çöplüğü’nün akıbetine ilişkin derhal kamuoyunu bilgilendirin" diyerek halkın oyalandığını vurguladı. Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi'nin de altını çizdiği gibi çöplüğün akıbetine ilişkin "derhal kamuoyunun bilgilendirilmesi" şart. Son verilen geçici süre 31 Aralık itibari ile doldu. Sorumlu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sesleniyoruz: İzmir ili Entegre Atık Yönetimi Planı’nızı halka açıklayın ve Harmandalı Çöplüğü’nün akıbetine ilişkin derhal kamuoyunu bilgilendirin! pic.twitter.com/bp9eKbhqna — Çiğli Halk Temsilcileri Meclisi (@CigliMeclisi) January 1, 2026