Ülkemizde çalışanların karşı karşıya kaldığı en kritik sorunların başında, ücretler üzerindeki ağır vergi ve fon kesintileri gelmektedir. Çalışanlar bir yandan yüksek enflasyon karşısında hızla eriyen alım gücüyle mücadele ederken, diğer yandan yetersiz ücretler üzerinden alınan yüksek kesintiler nedeniyle yıl boyunca adeta bir yaşam savaşı vermektedir. 2026 yılı için brüt 33 bin 30 TL olarak belirlenen asgari ücret, bilindiği üzere 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren vergi dışı bırakılmıştır. Ancak asgari ücretin hemen üzerinde gelir elde eden ücretliler; mevcut vergi politikası ve buna bağlı vergi tarifesi nedeniyle çok kısa sürede üst vergi dilimlerine geçmekte, yılın ilerleyen aylarında ise ciddi bir net ücret kaybı ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu tabloyu somutlaştırmak amacıyla, 2026 yılı için belirli ücret gruplarının yıl boyunca uğrayacağı erozyonu ortaya koyan örnek bir çalışma hazırladık. Bu çalışma; 2026 yılı için gelir vergisi tarifesinin kesinleşen yeniden değerleme oranında artırıldığı, ücretlerin yıl boyunca sabit kaldığı, başka bir gelir veya ek ödemenin bulunmadığı varsayımıyla yapılmıştır. Çalışmamızda, brüt 35 bin TL’den başlayarak 70 bin TL’ye kadar, 5 bin TL’lik artışlarla ilerleyen ücretlerin; Yılın hangi ayında üst vergi dilimine girdikleri, Yıl boyunca ödedikleri toplam vergi ve fon kesintileri, Aynı brüt ücretle çalışılmasına rağmen net ücretlerdeki yıl içi erime incelenmiştir. İlk tablomuz, asgari ücretin hemen üzerindeki 35 bin TL brüt ücretten başlayarak 70 bin TL’ye kadar olan kazançların, hangi aylarda vergi dilimi atlayarak bir üst basamağa geçeceğini göstermektedir. Bu tablo, asgari ücretin yalnızca biraz üzerinde kazananların dahi yılın ilk yarısında üst vergi dilimlerine girdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ülkemizde ücretler üzerinden yapılan kesintiler sadece vergilerle sınırlı değildir. Mevcut sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası prim kesintilerinin yanı sıra, yeni getirilmesi planlanan düzenlemeyle birlikte 2026 yılının nisan ayından itibaren ücretlilerden yapılan kesintiler 3 puan daha artacaktır. Tablomuz, aynı ücret gruplarının yıl boyunca toplam kesintilerini ve yaşadıkları kayıpları göstermektedir. Son tablomuzda da ocak ayı ile yılın sonu olan aralık ayı arasındaki net ücret azalışı gözlemlenebilir. Bu veriler açıkça göstermektedir ki; mevcut vergi politikalarının bir ürünü olan vergi tarifesi ile çalışanlar yıl içinde sistematik olarak yoksullaştırılmaktadır. Asgari ücret vergi dışı bırakılırken, asgari ücretin hemen üzerindeki milyonlarca ücretli, yılın ilk aylarından itibaren artan vergi yükü altında ezilmektedir. Pratikte bu durum, hükümetin sıklıkla övündüğü “asgari ücretin vergi dışı bırakılması” söyleminin bir göz boyamadan ibaret olduğunu kanıtlamaktadır. Zira asgari ücretliye tanınan vergi istisnası, bu sınırın üzerindeki ücretlilerden erken vergi dilimi geçişleri yoluyla fazlasıyla geri tahsil edilmektedir. Sonuç olarak gelir vergisi tarifesi çalışanı koruyan değil, yıl içinde cezalandıran bir mekanizmaya dönüşmüştür. Bu adaletsiz tablo, ne yazık ki 2026 yılında da devam edecektir. Mutlu yıllar sevgili Birgün okuru dostlarımız; Bu yazıyı, senenin son gününde kaleme alıyorum. Her yeni yılın başlangıcında güzel dileklerde bulunmak adettendir. Ben de ülke gerçeklerini ve yaşananları göz ardı etmeksizin bu geleneği sürdüreceğim: Yeni senede hepimize direngen, örgütlü mücadele dolu, sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum.