Ensar Vakfı, Değerler Eğitimi Merkezi (DEM) Öğretmen Akademisi adıyla 2025-2026 “Geleceğin Öğretmenleri İçin Öğretmenlik Yolunda Projesi”ni başlattı. Proje; ilahiyat, İslami ilimler ile eğitim fakültelerinin okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde okuyan “öğretmenlik yapmayı hedefleyenler” için. Projeye bu bölümlerin hazırlık, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri kabul ediliyor. Proje 3 kademeden oluşuyor. Her kademede öğrenciye 12 ay boyunca burs veriliyor. 2025-2026 döneminde aylık burs miktarı 5 bin 200 TL. DEM Öğretmen Akademisi Ensar Vakfı’na bağlı bir yapı. Programa alınacak kişiler mülakatla belirlendi. Ekim 2025’te dersler başlatıldı. Sabahattin Zaim Üniversitesi. İbn-i Haldun Üniversitesi öncülüğünde İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER) adıyla başlatılan diğer program ise Geleceğin Öğretmen Akademisi programı. Sabahattin Zaim İlim Yayma Vakfı’nın, İbn-i Haldun TÜRGEV’in kurduğu vakıf üniversiteleri. İlahiyat, İslami İlimler, İnsan ve Toplum Bilimleri, Fen-Edebiyat, Eğitim Fakültesi öğrencileri bu programa başvurabiliyor. Programın hedef kitlesi lisans öğrencileri. İstanbul’dan programa katılacaklar için ücretsiz barınma veya burs desteği veriliyor. Türkiye genelindeki diğer illerden katılımcılara da burs desteği veriliyor. Ekim 2025’te bu program da başlatıldı. Kriter yine mülakat ve karma eğitimin olmaması. Eğitimler “kız-erkek” diyerek ayrılıyor. Ayrıca kitap, yabancı dil, yurtdışı gezileri gibi “teşvikler” de var. *** Yüz binlerce öğretmen ek atama ve Milli Eğitim Akademisi’nin başlamasını beklerken tarikat yapıları eğitim programı, takvimi, barınma, burs gibi “destekleri” çoktan planlamış ve “eğitimleri” başlatmış durumda. Akademi ne zaman başlayacak? Kontenjanlar ne zaman açıklanacak? Güvenlik soruşturmaları Akademi öncesinde de bitişinde de güvenlik soruşturması zorunlu- takvimi nasıl olacak? Ek atama açıklanacak mı? Akademi yalnızca yedi ilde (Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas, Kayseri) açılacak ve Ankara’da, İstanbul’da barınma olanağı da olmayan koşullarda Akademi’ye girenler yoksulluk sınırının altında bir ücretle nasıl yaşayacak? Barınma, beslenme ve diğer ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak? Barınma olanağı olan illerde konaklama neden ücretli? Akademi eğitim kurumu mu otel hizmeti veren ticari bir yer mi? Yüz bini aşkın ücretli öğretmen varken atama takvimi ne kadar uzayacak? Milli Eğitim Akademisi ile Eğitim Fakülteleri’ne kilit vurulmuş olmuyor mu? Atama bekleyen yüz binlerce öğretmenin emeği, umudu, öğrencilerin nitelikli eğitim hakkı yok sayılmıyor mu? Daha onlarca soru ile Akademi yılan hikâyesine dönüşmüşken atı alan Üsküdar’ı geçmiş durumda. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) aylardır takvim, kontenjan açıklayamamışken tarikat yapılarının programı çok öncesinden hazırlanmış. İki program da Milli Eğitim Akademisi işleyişine uygun. Eğitim Fakültesi mezunu olmak ana kriter değil. Milli Eğitim Akademisi’nde temel kriter Anayasa Mahkemesi kararlarının ve liyakatin reddi olan güvenlik soruşturması iken bu yapıların “akademilerinde” kriter mülakat. *** 19 Aralık 2025 tarihinde BirGün’deki yazımda “MEB-Hayrat Vakfı 2025 protokolü”ne göre tarikat yapılarının Milli Eğitim Akademisi’nde eğitim vereceğini yazmıştım. Milli Eğitim Akademisi yönetmeliğinde de “diğer kurumlarla işbirliği” maddesi yayımlanmıştı. Akademi adıyla başlatılan bu programlarla birlikte öğretmenlik mesleği kapsamlı, planlı ve çok boyutlu bir yıkımla karşı karşıya. İGEDER sayfasında “Yeni Dönemin Çağrısı: Öğretmenlik Davası” yazısında laik ve karma eğitim karşıtı Nurettin Topçu’nun “Dünyada hiçbir fetih, kaderin sırrına vakıf olanlar için bir sınıf kapısını açmak kadar şerefli değildir” sözleri ile “dava çağrısı” yapılıyor. Ayrıca İGEDER’in verdiği “eğitimler” yalnızca atama öncesi ile sınırlı değil okul yöneticilerine ve şu an okullarda olan öğretmenlere de “eğitim” veriyor. Eğitim Zirvesi adıyla Bursa’dan, Kırşehir’e, Düzce’ye, Aydın’a 65 şehirde yüz kırk bini aşkın öğretmene bakanlık ve il, ilçe milli eğitim müdürlüğü iş birliği ile “eğitimler” düzenlemiş ve düzenlemeye devam edecek olan bir yapı. Bu “eğitimlerde” de “İz Bırakan Eğitimci Nurettin Topçu”, “50’nci yıldönümünde Nurettin Topçu” gibi başlıklarla sıklıkla vurgulanan isim Nurettin Topçu. Gönül merkezli eğitim, sekülerizm tehdidi altında toplumun yıpranan değerleri gibi laik, bilimsel eğitim karşıtı içerikte daha çok sayıda başlık var. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin “Öğretmenleri Eğitim Fakülteleri değil biz yetiştireceğiz” derken kastettiği “biz”in içinde yer alanlar Ensar, İlim Yayma, Hayrat Vakfı, TÜRGEV’miş. Bu eğitimleri verenler içerisinde özel üniversiteler ve özel okullardan isimler de var. Sermaye-tarikat kutsal ittifakı ayrılmaz ikili olarak yine karşımıza çıkıyor. Maarif Müfredatı’ndan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na, Milli Eğitim Akademisi’nden, MESEM’e atılan tüm adımlar “Yeni Türkiye Yüzyılı’ nın, yeni rejimin kalıcılaştırılmasının adımları.