Gazeteci Hüseyin Aykol son yolculuğuna uğurlandı... Bakırhan: Yoldaş, sen bize değil, biz sana borçluyuz

Törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Aykol'u uzun yıllardır tanıdığını belirterek "Düşünebiliyor musunuz? 50 yılını vermiş, 10 yıl aşkın süre cezaevinde kalmış. Dümenlerin kırıldığı, fırtınalarda insanların düştüğü, sırtını hakikate, gerçeğe döndüğü bir süreçte 40 yıldır hakikate doğru dümeni kırmadan, fırtınadan, rüzgârdan, zulümden yılmadan gemiyi hakikate ulaştırmaya çalışan bir insan, 'ben Kürtlere borçluyum' diyor. Ben de bir Kürt olarak diyorum ki 'Sen yoldaş, sen bize değil biz sana borçluyuz'" dedi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören 73 yaşındaki gazeteci - yazar Hüseyin Aykol, dün Ankara Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Aykol için Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi'nde tören düzenlendi. Aykol’un cenazesi, meslektaşları ve arkadaşları tarafından omuzlanarak törenin yapıldığı salona getirildi. Tören salonun sahnesine konulan cenaze tabutun üstüne kırmızı karanfiller konuldu. Tabutun üstünde bugünkü manşetinde Aykol'a yer veren Yaşam Gazetesi'nin sayısı yer aldı. Törende, Aykol'un yaşamına ilişkin 20 dakikalık bir sinevizyon izletildi. Törene, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Eş Genel Başkan Yardımcısı, Öztürk Türkdoğan, Mehmet Rüştü Tiryaki, Emirali Türkmen, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, siyasetçi Sebahat Tuncer ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp katıldı. Öcalan'ın mesajı okundu İmralı Heyeti üyesi ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Erol, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Aykol'un vefatına yönelik taziye mesajını okudu. Öcalan mesajında, şu ifadelere yer verdi: Hüseyin Hocanın kaybı nedeniyle derin bir üzüntü içindeyiz. Öncelikle ailesine, özgür basına, mücadele arkadaşlarına, dost ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Son isteği benimle röportaj yapmakmış. Bu isteği benim için oldukça anlamlı ve değerlidir. Hüseyin Hoca ile 90'ların başında görüşme ve röportaj yapma şansımız olmuştu. Ani kaybı olmasaydı, kendisini görmek, görüşmek ve sohbet etmek isterdim. Hayatını devrimci mücadeleye adamış, enternasyonal bir şahsiyet ve benim için çok değerli bir dost ve yoldaştı. Oldukça dürüst ve emekçi bir şahsiyetti. Hakikatin sesi olmuş bir entelektüeli, bir gazeteciyi ve yeri doldurulamaz devrimci enternasyonalist bir öncüyü kaybettik. Mücadele hayatı boyunca sözü, kademi bir duruşuyla her zaman yol gösteren öncü bir şahsiyet, örnek bir devrimci oldu. Nazarımda Gurbettelli Ersöz ve Sırrı Süreyya Önder gibi eşsiz değerli bir mücadele arkadaşıydı. Hüseyin Aykol'un yaşamı hakikat arayışının ve toplumsal sorumluluğun somutlaşmış halidir. Karanlığa karşı hakikatin sesi ve özgür basının yılmaz bayraktarı oldu. Hayatını adadığı halkların özgürlük ve eşitlik mücadelesinde bir an bile tereddüt etmeden sarsılmaz bir inançla son nefesine kadar bayrağı yere düşürmedi ve gereklerini layıkıyla yerine getirdi. Onun mücadelesi, idealleri ve emeği bu toprakların vicdanında sonsuza kadar yaşamaya devam edecektir. Bizler geride bıraktığı liderlerin, düşüncenin, mücadelenin ve büyük emeğin takipçisi olacağız. Anısını mücadelemizde saygıyla yaşatacağız. Tekrar ailesine, özgür basına, mücadele arkadaşlarına, dost ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Aykol'un eşi Çevirmen : Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra... Gerek hastane sürecinde gerekse cenaze törenine gelerek kendilerini yalnız bırakmadıklarını belirterek sözlerine başlayan Aykol'un eşi Nuray Çevirmen, "80 gün boyunca onu bekledim. 80 gün boyunca da yoğun bakımda kendisiyle konuştum. Hastanede yaşadıklarımızı yazdım. Gelen mesajları, mahpuslardan gelen mesajları, iyi olan şeyleri, karşılaştığımız, hikayeleştirilmesi gereken ne varsa kendisine yazdım, anlattım, okudum. Kendisiyle konuşmamızın hekimlerimizin söylediğine göre iyi geleceğini onlar belirtmişlerdi ve bu inançla ne var ne yok onunla sohbet ettim. Karşılık alamasam da onun beni duyduğu inancını hiç terk etmedim. Ona veda etmek değil, biz eve döndüğümüzde yine aynı şekilde evin içerisinde olmaya devam edeceğini biliyorum" ifadelerini kullandı. Çevirmen, 'Özgür Basın Çalışanları'na ve İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) teşekkür ederek, "Her zaman için yanımda oldular. Tüm dostlara, milletvekili arkadaşlarımıza, hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Unuttuğum varsa da çok özür dilerim. Ona veda etmiyorum ama Sadi-i Şirazi'nin bir şiiriyle seslenmek istiyorum: 'Şimdi nasıldır bahçenin hali? Ey bahar meltemi söyle çünkü bülbüller figan ediyor. Gamlı telaşlı böyle. Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğinin karşısında? Sen çiçekler içinde, dikenler içinde bir gülsün. Ey şifa kaynağı mücevher, hastalarına bir bak. Merhem elinde fakat bizi yaralı bırakıyorsun. Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra çünkü bu ömrümüzü sadece umut ederek geçirdik'" diye konuştu. Tuncer Bakırhan: Bizlere çok şey öğretti DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Hüseyin Aykol'u uzun yıllardır tanıdığını belirterek "Ankara'da dönem dönem çok uzun mesailerimiz oldu. Yurt dışı seyahatlerimiz oldu. Çeşitli etkinliklere katıldık. Emin olun söylediğim hiçbir şeyde zerre kadar bir abartı yok. Ben hayatımda böylesine mütevazi, böylesine işine bağlı, disiplinli... Düşünebiliyor musunuz işhanı daha açılmadan ilk kapıya giden günlerce, aylarca, yıllarca Hüseyin Aykol... O kadar işine sevdalı. o kadar yaptığı işin ne kadar değerli olduğunu bilen yazdığı her kelimenin toplumda nasıl bir karşılık oluşturacağını bilen bir bilinçle, bir inatla, bir iradeyle çalışan bir yoldaşımızdı. Çok şey öğrendik. Mütevaziliğiyle, birikimiyle geçmişteki deneyimiyle bıraktığı tecrübesiyle bizlere çok şey öğretti" dedi. Aykol'un "Ben Kürt halkına borçluyum" sözlerine atıfta bulanan Bakırhan, "Düşünebiliyor musunuz? 50 yılını vermiş, 10 yıl aşkın süre cezaevinde kalmış. Dümenlerin kırıldığı, fırtınalarda insanların düştüğü, sırtını hakikate, gerçeğe döndüğü bir süreçte 40 yıldır hakikate doğru dümeni kırmadan, fırtınadan, rüzgârdan, zulümden yılmadan gemiyi hakikate ulaştırmaya çalışan bir insan, 'ben Kürtlere borçluyum' diyor. Ben de bir Kürt olarak diyorum ki sen yoldaş, sen bize değil, biz sana borçluyuz. O borcumuzu özgür bir ülke yaratarak demokratik bir ülke yaratarak Kürt'ün Alevi'nin eşit yurttaşlar olduğu bir ülke yaratarak sana, Ape Musa'ya, Gurbetelli'ye, her sözde Nagihanlara ve Nazımlara vereceğimizin sözünü veriyorum. Tekrardan hepimizin başı sağ olsun" ifadelerini kullandı. Tören, Aykol'un sevdiği şarkı olan Kitaro & Yu-Xiao Guang'ın Caravansary ile sona erdi. Hüseyin Aykol'un cenazesi, cuma namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrasında Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Hüseyin Aykol kimdir? 1952 yılında Manisa’nın Salihli ilçesinde doğan Hüseyin Aykol, ilkokulu memleketinde okuduktan sonra ortaöğrenimini parasız yatılı sınavını kazanarak girdiği İzmir Maarif Koleji’nde tamamladı. Üniversite hayatına Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlayan Aykol, daha sonra alan değiştirerek Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçti. Ancak fakültenin son sınıfındayken yürüttüğü siyasal etkinlikler nedeniyle tutuklandı. 12 Eylül askeri darbesi dönemindeki yargılamalar neticesinde 10 yıl hapis yatan Aykol, bu süreç nedeniyle yükseköğrenimini tamamlayamadı. Sosyalist mücadele içinde henüz 1970’li yıllarda birçok dergi ve gazete için yazılar yazıp, çeviriler yapan Aykol, 12 Eylül darbesi öncesinde Ser Yayınevi’nde editörlük ve çeviriler yaparak basın alanına adımı attı. 1978’de birkaç çeviri kitabı çıkaran Aykol, çeviri kitaplarından dolayı Türkiye Yazarlar Sendikası’na üye oldu. 12 Eylül askeri darbesi ile beraber arananlar listesinde adı geçmeye başlayan Aykol, 1981'de üniversite öğrencisi iken, gözaltına alındı. İşkence gördü. Aykol, cezaevinden çıktıktan sonra da dönemin devrimci örgütleri ile ilişkisini sürdürdü ve çalışmaları kapsamında İzmir’de görevler aldı. Ardından 6 yıl 8 ay hapis cezası verilerek cezaevine konuldu; Mamak, Çanakkale, Buca, Aydın ve Salihli cezaevlerinde 10 yıl kaldı.  1990 yılında cezaevinden çıktığında Aykol’un yeni adresi haftalık yayın yapan HEDEF ve Halk Gerçeği oldu. Dergilerde editörlük yapan Aykol, Yeni Ülke ile gazeteciliğe başladı. Aykol’un “Ayrılığın İçinden Geçerken”, “Aykırı Kadınlar: Osmanlı’dan Günümüze Devrimci Kadın Portreleri”, “İlginç Zamanlarda Yaşamak”, "Sol Örgütler Sağ ve İslamcı Örgütler”, “Baskı Grupları: Bizi Kimler Yönetiyor?”, “Modern Propaganda ve Modern Ajitasyon”, “Refah Partisi’nin Tarihsel Gelişimi”, “Gizli MİT’in Açık Tarihi”, “CIA, Gladyo, Mafya Çete”, “Ortadoğu Denkleminde Türkiye-İsrail İlişkileri” ve “Çerkes Ethem/Gerçek Yaşam Öyküsü” isimli kitapları bulunuyor. ANKA, Independent Türkçe HÜSEYİN AYKOL Tuncer Bakırhan Yaşamını yitiren gazeteci-yazar Hüseyin Aykol, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi'nde tören düzenlendi Cuma, Ocak 2, 2026 - 14:45 Main image:

Fotoğraf: X

Haber jw id: xmHqWt72 Type: video SEO Title: Gazeteci Hüseyin Aykol son yolculuğuna uğurlandı... Bakırhan: Yoldaş, sen bize değil, biz sana borçluyuz copyright Independentturkish: