Tüm planları pamuk ipliğine bağlı

Ekonomi Servisi 2025'ten devreden kriz, yoksulluk ve kemer sıkma politikaları; yıl boyunca icraatlarıyla övünen rejim için 2026'da da devam edecek. Rejimin düşmanlık beslediği emekçilerin, yoksul hanehalklarının, "açlıkla terbiye" edilmeye çalışılan milyonların yeni yılı; "Biraz daha sabır" ve "Daha fazla fedakarlık" yalanlarıyla geçirilmek isteniyor. Emeğini değersizleştiren, alım gücünü yok eden, ülkenin kaynaklarını bir avuca peşkeş çeken bu tek adam rejiminin karşısında, krizle ezdikleri milyonlar duruyor. AKP iktidarının 23 yılda yarattığı ekonomik krizin bedeli, 2 yılı aşkın süredir yurttaşın sırtında. Milyonlar en baştan razı gelmedikleri bu yükü sırtlarından atmakta ne kadar kararlı olduklarını her geçen gün daha fazla gösteriyor. Ne patron tehditleri, ne iktidar baskısı; emeğiyle geçinenler ceplerine göz diken bu iktidara karşı bir araya geliyor. Yeni yılın yeni mücadeleleri doğuracağı, giden yıldan belli oldu. 2026'da Türkiye ekonomisini, IMF reçetesinin yanında denge arayan panik hamleleri bekliyor. İktidarını kaybetmemek için halkı borç batağına sürüklemekten çekinmeyen rejimin yeni adımlarını da bu tedirginlik belirliyor. Tek adamın korkuyla attığı adımlar, 19 Mart'ta olduğu gibi ekonomiyi de sarstı. Plansız, sırtını finansçılara ve ABD'ye dayayan ekonomi politikaları şimdi ince ip üstünde. Emeğe düşman her politika, meydanlarda, sokaklarda tepkiyle karşılanmaya mahkûm. 2025'te örgütlenmeye, bir arada durmaya, birlikte mücadele etmeye hazır olduğunu gösteren yurttaşlar, 2026'da da sokakları terk etmemeye niyetli olduğunu belli etti. İktidar eliyle yaratılan ve sonuçları kendilerine fatura edilen krizin karşısında, ekonomi yönetiminin pembe tablolarına inanmayan ve işsizliğe, enflasyona, krize, kayıplara karşı mücadeleye hazır milyonları işte böyle bir yıl bekliyor.