2025 yılı çok açık ki CHP açısından iyi bir yıl olmadı. 2024'ün sonlarında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer tutuklanmış, CHP 2025'e bu depremin yarattığı artçılarla girmişti. 2025'te ise 19 Mart ciddi bir kırılmaya neden olmuş; 2025 yılı tutuklamalar, operasyonlar, kayyımlar, kurultaylar ve skandalların yanı sıra coşkulu başlayan ancak içeriği giderek sönümlenen mitingler ve belediyelere yeni soruşturmalarla tamamlanmıştı. Bu süreçte CHP'li belediye başkanları yolsuzluk dosyalarıyla tehdit edildi, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu AKP'ye geçti. Hizipler ve başkanlık savaşları etrafında bocalayan CHP'nin durumunun yalnızca iktidar baskısıyla açıklanması mümkün değilse de, AKP doğrudan baskı altında tuttuğu CHP'yi çeşitli kriz başlıklarıyla sıkıştırdı . 'Kutuplaşmanın değil, kucaklaşma zamanı' mı? AKP'yle, Cumhur İttifakı'yla "normalleşme" bir girişim olarak CHP'de daha önce denenmişti. Bu denemelerin sonucunda gelinen nokta ortadayken, Özgür Özel'in dün söyledikleri dikkat çekti. Yeni bir "normalleşme" adımına işaret eden Özel, memleketi Manisa'daki konuşmasında, "kutuplaşmanın değil, kucaklaşmanın doğru olduğunu; siyasi rekabetin seçimde kaldığını" söyledi. "Memlekete hep beraber hizmet etmeyi isteriz" diyen Özel, yeni yılda yeni bir başlangıç çağrısı yaptı: "Maalesef bugün Türkiye’nin siyasetinde bir gerginliktir, bir kutuplaşmadır gidiyor. Yeni yıllar böyle süreçlerde yeni başlangıçlara vesile olur." 'Şeytanlaştıran gergin iklimden ülke çıksın, dünya devi olacağız' Yurttaşlar tarihin en derin yoksullaşmasını yaşarken "Zenginliğe yürümemiz lazım" diyen Özgür Özel, "birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden" çıkılması gerektiğini söyledi ve sözlerini "Dünya devi olacağız" diyerek bitirdi: Bundan sonra çağrımdır: Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yaptıkları her açılışa iktidar partisi, AK Parti ve MHP’li başkanları, yöneticileri davet etsinler. Davet edildiğimiz her yere gideceğiz. Artık bu kutuplaşmadan, bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden, ülkenin çıkması, omuz omuza kol kola hepimizin çok sevdiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dönemi gibi kalkınmaya yürümemiz lazım. Zenginliğe yürümemiz lazım. Dünya devi olacağız Son hamle Gürlek'e ilişkin oldu Özel ile AKP arasındaki kriz başlıklarından yansıyan bir sonuç Akın Gürlek ile gerilim olmuştu. Özel'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Gürlek ile pazarlık sonucu anlaştığı, bu nedenle CHP'ye ulaşan belgeleri kamuoyuna duyurmadığı öne sürülmüştü. Özel'in konuya ilişkin "AKP içi krizi ve taht savaşı" yanıtıyla tablo çok daha karmaşık bir hâl alırken, belgelerin doğruluğu ya da yanlışlığı da bu çıkışla birlikte önemini yitirmişti. Gidişat nereye? AKP iktidarı ve Erdoğan'ın kendi iç gerilimlerinin sürdüğü ve ciddi bir yönetme krizinin yaşandığı bu dönemde Özgür Özel'in "kucaklaşma zamanı" sözleri her durumda çok dikkat çekici. CHP'nin daha önce de gündeme getirdiği "helalleşme" ve "normalleşme" çıkışları AKP'ye yeni bir oyun kuracak alan açmış, açılan bu alan sonucu AKP yeniden güç biriktirme olanağı bulmuştu. Özel'in bu yeni adımının da başka bir sonuç vermesi pek mümkün görünmezken, bu kapsamda hangi adımların atılacağı merak konusu.