Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politika konusunda korkunç durumda olduğu herkesin malumu. AKP hükümeti New York’ta yolsuzluk ve rüşvete imza atınca “dış politikada hükümet eleştirilmez” der… Özgür Özel Avrupa’ya gider gitmez emperyalist merkezleri över, “Bizi seçin” der… Ekrem İmamoğlu hapisten Venezuela’nın işgalini savunan hain María Corina Machado’yu tebrik eder… İlhan Uzgel, bugünkü ABD barbarlığını televizyonda değerlendirirken ABD’yi kınayacağına “Maalesef durum bizi taraf tutmaya zorluyor” diye hayıflanır… CHP’de tablo bu. Bugün, niye tablonun bu olduğunu açıkça ortaya koyan bir gelişme daha yaşandı. CHP’nin dış politika alanındaki en yetkili isimlerinden Namık Tan, partinin ABD’nin Venezuela saldırısı ve Maduro ve eşinin kaçırılması gelişmeleri karşısında nasıl bir politika izlemesi gerektiğine dair bir bilgi notu hazırladı. Tan, notunda, kendilerini ABD’nin yanında gördüklerini belirterek, tıpkı Uzgel gibi üzüntülerini dile getirdi: “Yaşananların emperyalist bir müdahale olduğu şüphe götürmez bir gerçeklik olduğu gibi, demokratik devletler blokunun başındaki ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayarak böyle bir operasyonu gerçekleştirmesi, demokratik dünyanın geleceği açısından da kaygı vericidir.” Ancak esas skandal, Tan’ın büyük bir gaf yapması oldu. Bilgi notunda şöyle denildi: “Chávez her ne kadar ülkesinin başına askeri bir darbeyle gelmiş olsa da, Venezuela’da halk destekli bir devrimi gerçekleştirmiş ve mevcut Bolivarcı rejimi kurmuştur.” Amerikancı Namık Tan’ın aklında böyle kalmış olmasına rağmen, Hugo Chávez, Venezuela’da askeri darbeyle iktidara gelmedi. Chávez hâlâ orduda aktif olduğu 1992 yılında bir darbe girişiminde bulundu ancak girişim başarısız oldu. Chávez iki yıl hapiste yattı. Çıktıktan sonra siyasete girdi, parti kurdu ve 1998 yılında seçimi kazanarak Venezuela Devlet Başkanı seçildi. Namık Tan, aynı metnin devamında, hiç sıkılmadan antiemperyalist solu şu ifadelerle "cehaletle" suçladı: "Sosyal medyada, bilgi eksikliği ve ülkemizde hâlihazırda güçlü olan Amerikan karşıtı hissiyatın varlığı, sol çevrelerde birtakım hatalı paylaşımların da dolaşıma girmesine yol açmaktadır."