6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşayan kentlerin başında Hatay geliyor. Yirmi dört binden fazla can kaybının yaşandığı kentte yüz binlerce insan konteynerlerde kalmayı sürdürürken, barınmanın yanında eğitim ve sağlık hizmetlerinde yaşanan sıkıntılar da gündemden düşmeyen diğer önemli başlıklar… *** 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden yaklaşık iki ay önce Hatay’da, partisinin ilçe belediye başkan tanıtım toplantısında bir konuşma yaptı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi. 2019 seçimleri için de benzer bir konuşma yapmış; merkezi yönetim ile uyumlu olmayanların iflas edeceğini, seçimi alsalar bile yürütemeyeceklerini söylemişti. İstanbul seçimlerini üç kez kazanmış ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu bugün, ekibiyle birlikte Silivri’de. *** 31 Mart 2024 yerel seçimlerini Cumhur İttifakı adayı Mehmet Öntürk kazandı. 6 Şubat depremlerinin ikinci yıl dönümü olan 2025’e geldiğimizde Hatay’da barınmanın yanında eğitimde ve sağlıkta da sorunlar devam ediyordu. Bazı okul binaları kamu kurumları tarafından kullanılıyor ve Eğitim-Sen’in hazırladığı rapora göre, Hatay’da okullaşma oranı hızla düşüyordu. Binlerce öğretmen ise konteynerlerde yaşıyordu. Bölgede sıklıkla elektrik ve su kesiliyordu. Hükümet, okul öncesi verilen ücretsiz yemeği deprem bölgesi dahil tüm yurtta kaldırmıştı, dolayısıyla teknik sıkıntılara bir de yetersiz beslenme ekleniyordu. *** Deprem bölgesindeki inşaat çalışmaları sebebiyle solunum yolu hastalıklarında ciddi bir artış yaşanmıştı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından hazırlanan ikinci yıl raporunda, konteyner kentler ve belirsizlik ortamının, toplumun ruh sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkilediği; kronik psikiyatrik hastalıkların takibinde kritik öneme sahip toplum ruh sağlığı merkezlerinin, Hatay’ın merkez ilçeleri Defne ve Antakya’da hâlâ bulunmadığı belirtildi. Bunun yanında ülkede yaşanan ekonomik krizin deprem bölgesindeki etkisi elbette daha da yıkıcı algılanıyordu. *** Erdoğan’ın, “31 Mart akşamı yeni bir dönem, ben inanıyorum ki Mehmet Öntürk kardeşim ve ekibiyle ayağa kaldıracaktır” dediği Hatay’da depremin üçüncü yılına doğru pek çok sorun hâlâ devam ediyor. Demek ki yerel yönetim merkezi yönetimle uyum içinde bile olsa, ana problemi üreten merkezi yönetimde bir şeyler değişmeyince gereken ilerlemeler de pek tabii sağlanamıyor. Kar ve fırtına etkisi altındaki Hatay’da, son günlerde 72 saate varan elektik kesintileri yaşanıyor. Hatay Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yaptığı açıklamada, özellikle konteynerlerde elektriksiz, ısınmasız ve iletişimsiz kalmış, bebekler ve yaşlıların hipotermi riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek şehirdeki durumun acil şekilde düzeltilmesi çağrısında bulundu. Altyapı, planlama ve kalifiye personel yetersizliğinin etkisi vurgulandı. Elektrik bakım, onarım ve dağıtımının özelleştirilmesiyle bölgede hizmet vermeye başlayan Toroslar EDAŞ’ın uyarılara rağmen gerekli tedbirleri almakta yetersiz kaldığı görüldü. *** Erdoğan, 2024 yerel seçimleri öncesi “El ele, gönül gönüle vererek hizmet ve eser siyaseti hasretini bitireceğiz” diye seslendiği Hatay’a bu kez deprem konutlarının kura çekiliş töreni için gitti. Erdoğan’ın “Anka kuşu misali yeniden ayağa kaldırdık” dediği kentte varışından önce geçeceği yollar asfaltlandı. İnşaatlar ve konteynerlerin önü kapatıldı. Bisiklet yolları boyandı. ‘Eser siyaseti’, kentteki şantiyeleri brandalarla gizlemek suretiyle yerine getirildi. Hükümet erkânının boyalı, makyajlı fotoğraflarla bezeli kente bakıp da “bugün bambaşka güzel” dediği Hatay, üç yılın sonunda çamur ve toz içinde koca bir inşaat sahası. Keşke şehri makyajlamak için gösterilen çabanın en azından üçte biri çekiliş töreninin doğru yapılması için harcanmış olsaydı. Bir dairenin sekiz farklı aileye çıkması engellenebilir, mağdur insanlar bu karda kışta, mart ayında yapılacak ikinci kuraya kadar beklemek zorunda kalmazdı. ‘Asrın ihyası ve inşaası’ böyle müjdelenmez.