AKP'den Venezuela açıklaması: ABD haydutluğunu kınayamadılar

AKP'nin Venezuela'ya yönelik saldırganlığa karşı sessizliği dikkat çekiyor. Bu sessizliğin arkasında ise AKP'nin içine girdiği yönetme krizi ve buradan çıkış için ABD dışında bir seçeneklerinin olmayışı yatıyor. AKP cephesinden, ABD'nin haydutça gerçekleştirdiği saldırıya dair açıklama geldi. Ancak açıklamada ABD'ye karşı tek bir söz bile söylenmedi, saldırıya dair herhangi bir kınamada bulunulmadı. Fakat skandal açıklama bununla da sınırlı kalmadı. Kaçırılan Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun adına yer verilmediği açıklamada, ne "ABD" ne de "saldırı" kelimeleri de kullanılmadı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz" denildi. "Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz" iddiasında bulunan Çelik, ABD'ye karşı tek bir söz bile söyleyememelerine rağmen şu iddialarda bulundu: "Biz, 'siyasi meşruiyet'e güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına “siyasi meşruiyet” merceğinden bakarız. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin 'siyasi tapu'su sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. “Meşru egemenlik” sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur." Amerikancı pozisyona gelen tepkileri bastırma gayreti Açıklama işin esasına dair söz söylemekten kaçınsa da, satır aralarında, AKP'nin Amerikancı pozisyonuna gelen tepkileri bastırma gayreti görülüyor. Bu gayret, özellikle Erdoğan'ın yeteneklerine dair boş belagat dolu uzun cümlelerde kendisini gösteriyor: "Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız 'kendi sözüne hakim'dir ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir. Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir." 'Taviz vermiyoruz' Çelik, "Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz" ifadesini kullandı ve "Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz" iddiasında bulundu. Çelik, açıklamasını şöyle bitirdi: "Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir."