Av. Mesut Değer: Jeopolitiğin Yeni Cephesi Su Yolları

Yasin Güler Küresel güç mücadelesinin rotası değişti. Artık ülkelerin niyetleri haritalarda değil, boğazlarda ve kanallarda okunuyor. Avukat Mesut Değer, yaptığı değerlendirmede, deniz ticaretini kontrol eden aktörlerin yalnızca ekonomiyi değil, küresel siyaseti de şekillendirdiğini vurgulayarak, “Bugün denizlere hâkim olan, yarının düzenini kurar” ifadelerini kullandı. Değer’e göre, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Panama Kanalı üzerinden Çin’i hedef alan söylemleri, basit bir siyasi çıkıştan ibaret değil. Bu açıklamalar, Atlantik’ten Pasifik’e uzanan deniz ticaret hatlarının artık açık bir hegemonya mücadelesinin sahnesi haline geldiğini gösteriyor. Küresel güçler, ticaret yollarını kontrol ederek rakiplerini çevrelemeyi ve ekonomik baskı altına almayı hedefliyor. Boğazlar ve Kanallar: Yeni Dönemin Savaş Alanı Panama Kanalı, Süveyş Kanalı, Hürmüz Boğazı, Babül Mendep ve Malakka Boğazı… Av. Mesut Değer’e göre bu kritik geçiş noktaları, günümüzde askeri doktrinlerin, enerji güvenliğinin ve ekonomik savaşların merkez üssü konumunda. Küresel ticaretin büyük bir kısmının bu dar geçitlerden akması, bu bölgeleri aynı zamanda kırılgan ve stratejik hale getiriyor. Değer, deniz yolları üzerindeki her krizin zincirleme etkiler doğurduğuna dikkat çekerek, “Bir boğazda yaşanan gerilim, yalnızca bölgesel bir sorun olarak kalmıyor; küresel piyasalardan diplomatik ilişkilere kadar her alanda sarsıntı yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve Montrö Vurgusu Bu tabloda Türkiye’nin konumunun ayrı bir yerde durduğunu belirten Av. Mesut Değer, Türk Boğazları üzerindeki egemenliğin stratejik bir istisna olduğunun altını çizdi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin özellikle kriz dönemlerinde değerinin daha net anlaşıldığını ifade eden Değer, sözleşmenin Türkiye’ye sağladığı dengeleyici rolün, Karadeniz’in bir çatışma alanına dönüşmesini engellediğini söyledi. “Montrö, sadece bir sözleşme değil; Türkiye’nin jeopolitik aklının ve denge siyasetinin somut bir tezahürüdür” diyen Değer, denizlere hâkim olmanın artık sadece askeri güçle değil, hukuki ve diplomatik üstünlükle de mümkün olduğuna dikkat çekti. Geleceğin Düzeni Denizlerde Şekilleniyor Av. Mesut Değer’in değerlendirmesine göre, küresel sistem yeni bir eşiğe gelmiş durumda. Enerji hatları, ticaret koridorları ve deniz geçişleri, büyük güçlerin rekabetinde belirleyici unsur haline gelirken, denizlere hâkim olan aktörler uluslararası düzenin kurallarını da yazıyor. Değer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün boğazları ve kanalları kontrol edenler, yarının dünyasında söz sahibi olacak. Bu nedenle denizler artık sadece ticaretin değil, siyasetin ve gücün de ana sahnesidir.”