Amerikan Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i, tüm uluslararası kurallara ve yasalara tecavüz ederek kaçırdı. Bu konuda çok ama çok fazla haber ve yazı okuduğunuz için gereksiz ayrıntılara girmeden, uzun stratejik analizler yapmadan, belki de ilk kez duyacağınız bilgiler aktaracağım. Olayın duyulmasının ardından bağlandığım TV yayınlarında, “Amerikan istihbaratı uzunca bir süredir Maduro’yu koruyan Ulusal Muhafız Birliği’ni ele geçirme çalışmaları yapıyordu. Maduro’yu bu en çok güvendiği Ulusal Muhafız Birliği sattı” dedim. Dikkat ettiyseniz ‘Sattı’ ifadesini kullandım. Hatırlayın ABD, Maduro’nun başına 50 milyon dolar ödül koymuştu. Amerikan istihbaratı, Ulusal Muhafız Birliği’nin komutanlarıyla aylar öncesinden iletişime geçti. 3 Ocak’ta yapılan operasyondan haberdar olan Ulusal Muhafız Birliği komutanları, harekât öncesinde askerleri, Başkanlık konutunun çevresinde ve içinde nöbete çıkarmadılar. Askerler, konut yakınındaki yatakhaneye gönderildi ve kapılar kilitlendi. Birkaç subay, Amerikan Delta Force özel müdahale birliğine kılavuzluk etti. Maduro’nun güvenli odaya kaçışının önlenmesi için de çok sağlam olan kapının otomatiği, operasyondan birkaç saat önce bozuldu. Amerikan askerlerinin konuta girdiğini fark edip uyanan Maduro, güvenli odaya geçse de otomatiği bozulmuş kapıyı bir türlü kapatamadı. Amerikan askerleri, Maduro ve eşini ayaklarından bağlayarak yerlerde sürüyerek dışarı çıkardı. Uzun lafın kısası, Trump 50 milyon vererek Maduro’yu aldı. Başka bir deyişle, Ulusal Muhafız Birliği, korumakla görevli olduğu Maduro’yu 50 milyon dolara sattı. Trump’ın bu aşırı karlı işini biraz açalım. Venezuela dünyada, en büyük petrol rezervine sahip ülkedir. Venezuela'nın kanıtlanmış petrol rezervi yaklaşık 304 milyar varildir. Dünya piyasalarında petrolün varili şu an 61 dolardır. Hesap ortada: 304 milyar varil petrol X 61 dolar = 18.544.000.000.000 dolar Yukarıdaki sayıyı acaba kaç kişi okuyabildi? Uzun lafın kısası Trump, Maduro’yu almak için Venezuela Ulusal Muhafız Birliğine sadece 50 milyon dolar vermiş, karşılığında Venezuela’nın 18.544.000.000.000 yani 18,5 trilyon dolarına el koymuştur. Ne karlı iş, 50 milyon dolar ver, 18,5 trilyon dolar al. Maduro, Ulusal Muhafız Birliğine çok güvenerek hayatının hatasını yapmıştır. ‘İnsana en büyük darbeyi en çok güvendiği vururmuş’ diye boşa söylememişler. Bu arada, Maduro’yu satan Ulusal Muhafız Birliği’nin komutanları ise ortadan kayboldu. Venezuela’dan ayrıldıkları kesin, ama nereye gittikleri ya da götürüldükleri bilinmiyor. Aslında 2018 yılında, Ulusal Muhafız Birliğinin bir töreninde Maduro ve ailesine suikast düzenlenmişti. Maduro, buna rağmen Ulusal Muhafız Birliği komuta heyetinde değişikliğe gitmedi. Bir yıl sonra Ulusal Muhafız Birliği komutanlarının adı silah çalma olaylarına karıştı. Maduro yine komuta heyetinde değişikliğe gitmedi. Kısacası Maduro, Ulusal Muhafız Birliğindeki çürümeyi göremedi. Amerikan askerleri, Nicolas Maduro’nun eşi Cilia’yı da kaçırdılar. Peki Bayan Maduro’yu neden götürdüler? ABD, Maduro’yu bir Devlet Başkanı olarak kaçıramazdı, çünkü tepki büyük olurdu. Bu yüzden bir kılıf bulmaları gerekiyordu. New York Savcılığı, Maduro’yu uyuşturucu şebekesinin lideri olarak gösteren saçma sapan bir iddianame hazırladı. Maduro’ya, uyuşturucu terörizmi yapmak, kokain ticaretini yönetmek ve makineli tüfek bulundurmak gibi suçlamalar yöneltildi. Evet, yanlış okumadınız, ‘makineli tüfek bulundurmak’ gibi saçma sapan bir iddiayı, iddianameye koydular. Bunu ayrıca yazacağım çünkü, Latin Amerika’da makineli tüfek ABD’li yöneticiler için travmatik bir konudur. İddianameye Cilia’yı da eklediler, çünkü Maduro ve eşini dünyaca tanınmış uyuşturucu kartellerinin liderleri ve eşleriyle aynı kalıbın içine sokarak, kamuoyu nezdinde inandırıcılık sağlamayı hedeflediler. Peki, inandırıcılık sağlamak ne demek? ABD daha önce Meksika’nın en büyük uyuşturucu karteli Sinaloa’nın lideri El Chapo’yu yakalamış ve eşi Emma Coronel’i de ele geçirmişti. El Chapo’nun eşi Emma’nın adı iddianamede suç ortağı olarak kaydedilmişti. Meksika’nın diğer büyük uyuşturucu karteli Los Zetas’ın lideri El Mencho yakalandığında eşi İsabela da ele geçirilmişti. El Mencho’nun eşinin adı iddianamede suç ortağı olarak kaydedilmişti. Kolombiya’nın en büyük uyuşturucu karteli Barrango’nun lideri Loreno Marino ABD tarafından yakalandığında, eşi de ele geçirilmişti. Loreno’nun eşinin adı iddianamede suç ortağı olarak kaydedilmişti. Venezuela Devlet Başkanını bu örneklere benzeterek, bir uyuşturucu karteli lideri olarak tanıtıp, eşini de iddianamede suç ortağı gösterdiler ve birlikte kaçırdılar. Bu arada, ortaya çıkacak sayıyı okumak daha da güçleşeceği için Venezuela’nın doğal gaz, altın, elmas, demir ve nadir toprak elementleri rezervlerinin dolar hesabını paylaşmıyorum. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. maduro Ulusal Muhafız Birliği milyon dolar venezuela Gürbüz Evren, Independent Türkçe için yazdı Gürbüz Evren Pazartesi, Ocak 5, 2026 - 09:15 Main image:
Fotoğraf: AA
TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Venezuela Ulusal Muhafız Birliği, Maduro’yu kaç milyona sattı? copyright Independentturkish: