Dijital Agora’da bir sınav: X mahallesi ve Bedri Usta örneği

Giriş Sosyal medya, hiç olmadığı kadar günlük hayatın ötesine geçerek birçok alanda etkisini artırmaktadır. Öyle ki politika yapıcıları, kamu görevlilerini ve pek çok karar vericiyi doğrudan etkilemekte; zaman zaman onları istemedikleri ya da öngörmedikleri kararlar almaya yönlendirebilmektedir. Bu durum, fiilen ( de facto ) oluşmuş bir dijital kamusal alana işaret etmektedir. Muhtemeldir ki Habermas bu olguyla karşılaşsaydı, kamusal alan kuramı çerçevesinde derinlikli analizler geliştirecekti. Dijital kamusal alanlar, yalnızca iletişim biçimlerini dönüştürmekle kalmamakta; aynı zamanda iktidar ilişkilerini, meşruiyet üretim mekanizmalarını ve sembolik güç dağılımını yeniden yapılandırmaktadır. X (Twitter), bu dönüşüm içinde klasik sosyal medya platformlarından ayrışarak, paylaşım odaklı bir mecra olmaktan ziyade dijital bir agora işlevi görmektedir. Son dönemde kamuoyunda görünürlük kazanan Bedri Usta vakası, bireysel bir iletişim krizi olarak değil; dijital alanlar arasındaki ontolojik farklılıkların çarpıştığı bir eşik anı olarak okunmalıdır. Bu vaka, Pierre Bourdieu’nün sermaye teorisi ve Jean Baudrillard’ın simülark kavramsallaştırması ekseninde, dijital güç ilişkilerini anlamak açısından önemli bir analitik imkân sunmaktadır. Bu makale, söz konusu vakayı merkezine alarak Instagram ve X arasındaki yapısal farkları, meşruiyet, simgesel sermaye ve hakikat üretimi bağlamında tartışmayı amaçlamaktadır. 1. X Mahallesi ve Instagram: İki Farklı Dijital Ontoloji Instagram, Baudrillard’ın kavramsallaştırmasıyla ifade edilecek olursa, “üçüncü düzen bir simülark” alanıdır. Bu mecrada gerçeklik, estetik olarak işlenmiş temsillerin arkasına gizlenir; filtrelenmiş mekânlar, seçilmiş anlar ve kontrollü hikâyeler üzerinden bir hipergerçeklik inşa edilir. Instagram’daki Bedri Usta figürü, bu bağlamda somut bir esnaftan ziyade; irite edilmiş figürin yansıması, yani simülasyonudur. Öyle ki videolarını “yemin et yayında mısın?” cümlesi ile başlatarak kült bir kişilik mimarisi girişimi de yapmaktadır. X ise bunun karşısında, bir hakikat soruşturması alanı olarak konumlanır. Instagram’da inşa edilen hipergerçeklik, X mahallesinde argüman, belge ve tutarlılık süzgecinden geçirilir. Bir başka deyişle; Instagram bir dükkanın vitriniyse, X bu dükkandan alınan malın satış fişidir. X, imajın arkasındaki söylemi zorunlu olarak görünür kılan; rasyonel, çatışmalı ve yüksek etkileşimli bir kamusal alandır. Nitekim birçok X hesabı da bu duruma benzer ifadelerle dikkat çekmiş; “burası X, adamı parçalarlar” söylemi, platformun sert eleştiri kültürünü ve söylemsel mücadele alanını açık biçimde yansıtan yaygın bir metafora dönüşmüştür. 2. Simgesel Sermayenin Çöküşü ve Alan Çatışması Pierre Bourdieu’ye göre her toplumsal alan (field), kendine özgü bir habitus, bir doxa (meşru kabul edilen kurallar) ve farklı sermaye türlerine sahiptir. Dijital alanlar da bu açıdan homojen değildir; her platform, farklı sermayeleri ödüllendirir. Sermaye İhracı Yanılgısı Bedri Usta örneğinde temel sorun, Instagram’da biriktirilen niceliksel sosyal sermayenin (takipçi sayısı, popülerlik), X mahallesinde otomatik olarak simgesel sermayeye (meşru otorite ve prestij) dönüşeceği varsayımıdır. Bu, alanlar arası sermaye transferinin mümkün olduğu yanılgısına dayanmaktadır. Bedri Ustanın müşteriye yönelik “Senin takipçin az, dur ben paylaşayım da adam gör” şeklindeki ifadesi, Bourdieu’nün kavramsallaştırmasıyla açık bir simgesel şiddet örneğidir. Bu söylem, sembolik sermaye sahibi öznenin karşısındakini hiyerarşik olarak aşağı bir konumda tanımlayarak tahakküm kurma girişimini yansıtmaktadır. Adeta bir işaret fişeği bekleniyormuşçasına, bu kimilerine göre şımarık  mesaj kısa sürede geniş bir infiale yol açmıştır. 3. Simülarkın Çözülüşü: İmaj ile Belge Arasında Baudrillard’a göre modern toplumda göstergeler, gerçekliğin yerini alır. Bedri Usta’nın Instagram’daki “halktan usta” imajı da bu göstergeler düzenine aittir. Ancak X mahallesinde ortaya çıkan bir eleştiri, bir belge ya da somut bir deneyim aktarımı, bu simülasyonu parçalayan gerçekliğin istilası işlevi görür. X mahallesinde kullanıcı, pasif bir seyirci değil; aktif bir denetçidir. Bu denetçiliği bir görev olarak kabul eden X kullanıcıları Bedri Usta‘ya destek veren kişileri de aynı şekilde ifşalayıp boykot çağrısına dahil etmişlerdir. Bu bağlamda popülerlik,  bir koruyucu dokunulmazlık sağlamaz; aksine, görünürlük ölçüsünde bir hesap verebilirlik yükümlülüğü doğurur. X’in işleyişi, bu yönüyle Foucauldcu anlamda merkezi olmayan bir dijital panoptikon olarak okunabilir. Bu panoptikon, Bentham kardeşlerin 1785 yılında tasarladığı hapishane modelinden farklı olarak, tek bir merkezden değil; milyonlarca gözün eşzamanlı bakışıyla işleyen, dağınık ama son derece güçlü bir denetim mekanizması üretmektedir. 4. Dijital Güç ve Kırılganlık: Görünürlüğün Bedeli X mahallesinde görünür olmak, güç kadar kırılganlık da üretir. Bu kırılganlık, bireyleri susturmak için değil; gücü rasyonel ve denetlenebilir kılmak için vardır. Görünürlük ile sorumluluk arasındaki bu doğrusal ilişki, dijital agoranın yazılı olmayan anayasasıdır. Bedri Usta vakası şu sonuçları açık biçimde ortaya koymuştur: . Sosyal medya, yalnızca insanların vakit geçirdiği ya da eğlendiği bir alan olmanın ötesine geçmiş; denetleyen, sorgulayan ve hesap soran yapısıyla ciddi bir dijital sivil toplum havzasına dönüşmüştür. * Simgesel sermaye, alanın rızası olmadan tahakküm aracına dönüşemez. Dijital kamusal alanda tanınırlık ve takipçi sayısı, ancak kolektif meşruiyetle anlam kazanır; rıza üretilemediğinde simgesel güç hızla tersine döner. * Simülasyon, belge ve tutarlılıkla karşılaştığında hızla dağılır. Görsellik ve performans üzerine kurulu dijital persona, arşivlenen veriler ve tutarlı söylemlerle sınandığında kırılganlığını açığa çıkarır. * Hiyerarşi, X’in yatay tartışma kültüründe sürdürülebilir değildir. Platformun doğası, otoriteyi unvandan değil argümandan üretir; dikey tahakküm girişimleri hızla kolektif itirazla karşılaşır. Sonuç “Dijital Agora’da Bir Sınav: X Mahallesi ve Bedri Usta Örneği”, tekil bir figürün hikâyesi değil; dijital kamusal alanın işleyişine dair kolektif bir derstir. Instagram vitrini parlatır ve korur; X meydanı ise sözü, eylemi ve tutarlılığı sınar. Biri simülark üretir, diğeri simgesel sermayeyi hakikat terazisinde tartar. Son kertede X mahallesi, vitrindeki “usta”yı değil; meydandaki sözü merkeze alır. Bu mahallede kalıcı olan, sermaye sahiplerinin kibri değil; hakikatin kolektif hafızada bıraktığı izdir. Instagram denizinde tatlı su balığı gibi dolaşan, kendine ait persona’yı görsellik üzerinden inşa eden bir öznenin; X gibi post-gerçeklik ve söylem odaklı bir ortamda çaresiz kalması, özür dilemek zorunda bırakılması ve ardından hastaneye yatış görüntülerini paylaşması, sosyal medyanın dönüştürücü gücüne dair çarpıcı ve öğretici bir örnek olarak hafızalara kazınacaktır. Sosyal medya üzerine çok sayıda çalışması bulunan bir akademisyen olarak kurguladığım Sosyal Medya Sosyolojisi dersinde ele alınan tartışma konularına, sahadaki güncel dinamikleri yansıtması bakımından Bedri Usta vakasını da artık örnek olay (case) olarak eklemek gerekiyor. Bu vaka; dijital kamusal alan, simgesel şiddet, persona inşası ve platformlar arası söylem farklılıklarının somut bir karşılığı olarak, teorinin pratikle buluştuğu güçlü bir analiz zemini sunmaktadır. Son olarak Warhol’ a bin selam diyerek yazımızı bitirelim; “Elbette popüler kimlik inşası sürecindeki özneler, “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” anlayışıyla hareket ederek, kendilerini bu 15 dakikalık şöhret dünyasında  daha görünür kılmak için ellerinden geleni yapacaklardır.” *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. dijital agora x bedri usta Prof. Dr. Levent Eraslan, Independent Türkçe için yazdı Prof. Dr. Levent Eraslan Pazartesi, Ocak 5, 2026 - 09:15 Main image:

Fotoğraf: Youtube

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Dijital Agora’da bir sınav: X mahallesi ve Bedri Usta örneği copyright Independentturkish: