SES PARTİSİ'NDEN BASIN AÇIKLMASI

SES PARTİSİ'NDEN BASIN AÇIKLMASI SES Partisi Venezuela’daki son gelişmelere ilişkin bir basın açıklması yaptı. Ses Partisi'nin yapmış olduğu basın açıklmasında şu ifadeler yer aldı: "Venezuela’da yaşanan son gelişmeleri; artan çatışmalar, açık ve örtülü dış müdahaleler ve derinleşen siyasi krizle birlikte ciddi bir öfke ve endişeyle takip ediyoruz. Egemen bir devletin iç işlerine yönelik her türlü askeri, siyasi ve örtülü müdahale; uluslararası hukukun açık bir ihlali, halkların iradesine karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Venezuela bugün, ne yazık ki ABD’nin onlarca yıldır farklı coğrafyalarda uyguladığı müdahale, baskı ve rejim dayatma politikalarının yeni bir hedefi hâline getirilmiştir. ABD’nin geçmişi bu konuda ibretlik örneklerle doludur: Irak’ta “özgürlük” söylemiyle başlatılan işgal milyonlarca insanın hayatına mal olmuş, ülke yıllarca kaosa sürüklenmiştir. Libya’da “insani müdahale” adı altında yürütülen operasyonlar bir devleti çökertmiş, halkı iç savaş ve istikrarsızlıkla baş başa bırakmıştır. Şili’den Nikaragua’ya, Afganistan’dan Suriye’ye kadar pek çok ülkede benzer senaryolar sahneye konmuş; halkların iradesi silah, yaptırım ve ambargo ile bastırılmak istenmiştir. Bugün Venezuela’da yaşananlar da bu müdahaleci ve emperyalist politikanın bir devamıdır. SES Partisi – Türkiye’nin Sesi Partisi olarak açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: .Güç kullanımı, yaptırım tehditleri ve dış dayatmalar meşru değildir. .Halkların iradesi, hiçbir küresel gücün çıkar hesaplarına kurban edilemez. .Sivillerin zarar gördüğü her müdahale, açık bir insanlık suçudur. Venezuela halkının barış, güvenlik ve kendi geleceğini özgürce belirleme hakkı tartışmaya açık değildir. Bu hakkı yok sayan her girişim, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirmekte ve yeni insani felaketlerin önünü açmaktadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların bu süreçteki sessizliği ise kabul edilemez bir sorumluluk zafiyetidir. Krizi körükleyen müdahaleler derhal son bulmalı; silahların, yaptırımların ve tehditlerin yerini diplomasi, diyalog ve siyasi çözüm almalıdır. Aksi halde yaşanacak her can kaybının ve her yıkımın sorumluluğu, bu süreci dışarıdan yönlendiren güçlerin üzerinde olacaktır. Türkiye’nin; tarihsel tecrübesine, bağımsız dış politika anlayışına ve adalet vurgusuna yakışır şekilde, emperyal müdahalelere karşı net, onurlu ve tavizsiz bir duruş sergilemesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. SES Partisi olarak; dünyanın neresinde olursa olsun zulme, hukuksuzluğa ve güç siyasetinin dayatmalarına karşı durmaya, baskı altındaki halkların sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz."