Halk TV’ye çıkan profesörün sefaleti: ‘Hakikaten zamanında Chevron yapmış buraları…’

ABD’nin Venezuela’da ortaya koyduğu haydutluğu “Tabii yapılan uluslararası hukuka aykırı ama” diye söze başlayıp meşrulaştırmaya çalışan akademisyenler ekranlarda boy gösteriyor. Bunlardan biri de dün Halk TV yayınına bağlanan siyaset bilimci Evren Çelik Wiltse oldu. "Işın Eliçin ile Sınırsız” programına katılan Güney Dakota Üniversitesi’nden siyaset bilimi profesörü Evren Çelik Wiltse, ABD’nin işgal ve yeni saldırı tehditleriyle yağmalamaya hazırlandığı Venezuela’nın petrol altyapısı için “Hakikaten zamanında Chevron yapmış buraları” dedi. ABD’nin vahşice saldırısı ve Maduro’yu ülkesinden kaçırmasının arkasındaki sebepler için Chavez döneminde başladığını söylediği “dev problemler”e uzanan Wiltse, Chavez’in hastalığı döneminde Küba’ya güvenip ameliyat için Brezilya’yı tercih etmemesinin de hata olduğunu iddia etti. Programı yöneten Işın Eliçin birkaç kez müdahale ederek Wiltse’yi ABD’nin uluslararası hukuka aykırı eylemini konuşmaya davet etti. Söze Trump yönetiminin kanun, nizam ve uluslararası hukuk tanımadığını söyleyerek başlayan Wiltse “Bu var ama iki yanlış da bir doğru etmiyor” dedi ve Venezuela'nın Chavez dönemine uzanan "dev problemleri" olduğunu anlattı. Ülkenin tarımı kalkındırmadığını, sanayileşmediğini anlatan Wiltse “Şimdi Trump bakın o konuşmada ne dedi biliyor musunuz? Bu rafineler, bu petrol şeyleri zaten bizimdi. E hakikaten zamanında Chevron yapmış buraları” ifadesini kullandı. Bu noktada Eliçin’in “Sonuçta biz uluslararası hukuka aykırı bir eylem görüyoruz. Gerekçe olarak da, olabilir, Amerika yapmıştır ama o onun hakkı olmuyor orada” şeklinde müdahale ettiği Wiltse bu kez “Hakkı değil, ben size bunu suistimal ediyor diyorum” dedi. Venezuela hükümetinin ülkeyi "yatırım yapılamaz" hale getirdiğini savunan Wiltse "Bu ülkenin çok fazla petrolü var, bunu işleyemez hale getirdiler. Çünkü bu sermaye isteyen bir şey" diye konuştu. Siyaset bilimci profesör daha sonra sözü Chavez’in ölümüne getirdi, Chavez’in tedavi için Küba’yı seçmesinin de hata olduğunu iddia etti: “Bakın Chavez’in ölmesi herkesi üzdü ve Brezilyalılar dedi ki ‘Biz ona söyledik, bu kanser için gelip bizde ameliyat ol, bize gelmedi dediler. Daha iyi teknolojimiz olmasına rağmen Küba’ya güvendi. Ve gitti orada öldü. Şoförlük yapmış eski güvendiği insanı başa getirdi. Yani bir sürü böyle zincirleme hatalar yapıldı.” Programa katılan gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, yönetimlerin ülkeleri dış müdahaleye açık hale getirmelerinin eleştirilmesi gerektiğini ancak bu saldırıları meşrulaştıracak gerekçeler gibi sunulmasının doğru olmadığını belirterek Wiltse'ye tepki gösterdi. Erdemol “Yönetimlerin kimi hatalarının altını çizmek lazım. Tek neden olarak bunun gösterilmediğini bilmekle beraber meşruluk kazandırılacak bir gerekçe gibi gösterilmesini doğrusu ben yanlış buluyorum” dedi. ABD Venezuela'da hiçbir zaman petrolün ve toprağın sahibi olmadı Peki gerçekten ABD’nin Venezuela petrolünde hak iddiası doğru mu? Bu sorunun yanıtı net bir şekilde hayır. Washington Post ’ta dün yayımlanan bir makale de Trump’ın “Venezuela ABD’nin petrolünü ve varlıklarını çaldı” iddiasının tarihsel ve hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını verileriyle ortaya koyuyor. Venezuela, petrol sektörünü 1976 yılında millileştirerek ülkedeki yüzlerce özel ve yabancı şirkete ait varlığı devlet kontrolüne almıştı. Bu adım, yalnızca sol hükümetlerin değil, onlarca yıl boyunca hem sağ hem sol yönetimlerin desteklediği uzun bir sürecin sonucuydu. O döneme kadar ABD’li ve Avrupalı petrol şirketleri —Exxon, Mobil, Gulf Oil (bugünkü Chevron) ve Shell— Venezuela petrol üretiminin yüzde 70’inden fazlasını kontrol ediyordu. Millileştirme sonucunda şirketlerin yaklaşık 5 milyar dolarlık varlığı kamulaştırıldı, karşılığında her birine yaklaşık 1 milyar dolar tazminat ödendi. ABD’li şirketler Venezuela’da ne petrolün ne de toprağın sahibiydiler. Bu şirketlerin yalnızca sahip oldukları üretim ve işletme imtiyazları geri alındı. Üstelik o dönemde şirketler daha yüksek tazminat için hukuki yollara da başvurmayı tercih etmediler. 2007 yılında Hugo Chavez, Orinoco Kuşağı’ndaki son özel petrol projelerini de millileştirince ExxonMobil ve ConocoPhillips yeni sözleşme şartlarını reddetti ve tahkim yoluna gitti. Şirketler toplamda 40 milyar dolara kadar tazminat talep etti. Uluslararası tahkim mahkemeleri yıllar içinde ExxonMobil’e toplam yaklaşık 2,5 milyar dolar, ConocoPhillips’e ise yaklaşık 10,7 milyar dolar ödenmesine hükmetti. Venezuela bu tutarların tamamını henüz ödemedi. Buna gerekçe olarak ekonomik çöküş, hiper enflasyon ve ABD yaptırımları gösteriliyor. Sonuç olarak, Trump yönetiminin “ABD petrolünün ve varlıklarının çalındığı” yönündeki iddiaları tarihsel ve hukuki verilerle örtüşmüyor. Venezuela’nın yaptığı, egemenlik çerçevesinde enerji sektörünü millileştirmekti. Bu süreçte ABD’li şirketler tazminatlarını aldı ve mülkiyet hiçbir zaman doğrudan ABD’ye ait olmadı.