Türkiye Komünist Partisi (TKP), ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Kübalı devrimciler için Küba Komünist Partisi liderliğine bir dayanışma mektubu iletti. Yaşanan kayıptan duyulan derin öfke ve üzüntünün dile getirildiği mektupta, Küba halkına ve partisine başsağlığı dilekleri sunuldu. TKP, mektubunda Küba Devrimi’nin karşı karşıya olduğu tehditlerin sadece bir ada ülkesini değil, tüm dünya emekçi sınıflarını ilgilendiren tarihsel bir sınav olduğuna dikkat çekti. TKP Merkez Komitesi adına gönderilen mektupta ABD emperyalizminin son dönemde artan saldırganlığı ve Küba’ya yönelik açık tehditlerinin ciddiyetle takip edildiği belirtildi. Mektupta, Küba’nın direnişinin tarihsel önemine şu sözlerle vurgu yapıldı: "ABD emperyalizminin Küba’ya yönelik açık tehdidini büyük bir ciddiyetle ele alıyor ve bunun tarihsel sonuçları olan bir meydan okuma olduğunu biliyoruz. Altmış yedi yıldır sayısız saldırıyı boşa çıkaran Küba Devrimi’nin bugün karşı karşıya olduğu sınavın, yalnızca Küba için değil, tüm Latin Amerika ve dünya emekçi sınıfları için yaşamsal bir nitelik taşıdığının bilincindeyiz." 'Bu kavga bizim de kavgamız' Mektupta ayrıca, bölgedeki dengeler ve Venezuela’nın durumu da ele alınarak, emperyalist kuşatmanın tesadüf olmadığı ifade edildi. Venezuela’daki mücadelenin henüz bitmediğini hatırlatan TKP, son sözü emekçilerin söyleyeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Venezuela hükümetine ve onun sınıfsal tercihlerine ilişkin değerlendirmelerimiz ne olursa olsun, Venezuela’nın Küba için taşıdığı stratejik önemin ve bu ülkenin emperyalist saldırıların hedefi hâline getirilmesinin tesadüf olmadığının farkındayız. Elbette Venezuela’daki mücadele henüz sonuçlanmadı; son söz henüz söylenmedi. Son sözü söyleyecek olan Venezuelalı emekçilerin eşitlik ve bağımsızlık mücadelesi olacaktır." Küba Devrimi liderliğinin omuzladığı ağır sorumluluğun farkında olunduğunu belirten TKP, bu yükün yalnız taşınmaması gerektiğini vurguladı. Dayanışma faaliyetlerinin yeni koşullara göre yeniden örgütleneceğini ilan eden mektupta, mücadele kararlılığı şu ifadelerle aktarıldı: "Bu yük yalnız taşınamaz, taşınmamalı. Bu kavga bizim de kavgamızdır. Bu sorumluluğu gücümüz yettiğince paylaşmamıza izin verin. Başta siyasal alan olmak üzere tüm mücadele ve dayanışma başlıklarımızı, ortaya çıkan yeni koşullar doğrultusunda yeniden örgütlemeye; mücadelemize yeni bir içerik, ritim ve kararlılık vermeye hazırız." 'TKP, Küba halkının yanında olmaya ve tüm olanaklarını seferber etmeye hazır' Mektupta, TKP’nin Venezuela ve Küba’ya yönelik saldırıların başladığı andan itibaren sokakta, medyada ve siyasal alanda kesintisiz bir çalışma yürüttüğü hatırlatıldı. Küba Devrimi’nin TKP için sarsılmaz bir öneme sahip olduğu belirtilen mektupta şu ifadeler yer aldı: "Sizlerle ve Türkiye kamuoyuyla her fırsatta paylaştığımız gibi Küba’nın sosyalist bir toplumsal düzende ısrar eden kararlı duruşu bizim için ilham ve gurur kaynağıdır. Küba Devrimi, bizim için açık ve tartışmasız bir kırmızı çizgidir. TKP, Küba’ya uzanacak her saldırının karşısında devrimine sahip çıkan Küba halkının yanında olmaya ve bu doğrultuda tüm olanaklarını seferber etmeye hazırdır." Küba Komünist Partisi Liderliğine gönderilen mektubun tamamı şöyle: "Değerli yoldaşlar, Enternasyonalist bir görevi yerine getirirken Amerika Birleşik Devletleri’nin alçakça saldırısında yaşamını yitiren kahraman Kübalı savaşçılar için derin bir öfke ve üzüntü içinde olduğumuzu belirtir, sizlere ve Küba halkına başsağlığı dileriz. ABD emperyalizminin Küba’ya yönelik açık tehdidini büyük bir ciddiyetle ele alıyor ve bunun tarihsel sonuçları olan bir meydan okuma olduğunu biliyoruz. Altmış yedi yıldır sayısız saldırıyı boşa çıkaran Küba Devrimi’nin bugün karşı karşıya olduğu sınavın, yalnızca Küba için değil, tüm Latin Amerika ve dünya emekçi sınıfları için yaşamsal bir nitelik taşıdığının bilincindeyiz. Venezuela hükümetine ve onun sınıfsal tercihlerine ilişkin değerlendirmelerimiz ne olursa olsun, Venezuela’nın Küba için taşıdığı stratejik önemin ve bu ülkenin emperyalist saldırıların hedefi hâline getirilmesinin tesadüf olmadığının farkındayız. Elbette Venezuela’daki mücadele henüz sonuçlanmadı; son söz henüz söylenmedi. Son sözü söyleyecek olan Venezuelalı emekçilerin eşitlik ve bağımsızlık mücadelesi olacaktır. Ancak bu tablo, Küba Devrimi’nin liderliğinin bugün hem Latin Amerika’nın hem de bizzat Küba’nın geleceğine ilişkin ağır ve tarihsel bir sorumluluğu omuzladığı gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu yük yalnız taşınamaz, taşınmamalı. Bu kavga bizim de kavgamızdır. Bu sorumluluğu gücümüz yettiğince paylaşmamıza izin verin. Başta siyasal alan olmak üzere tüm mücadele ve dayanışma başlıklarımızı, ortaya çıkan yeni koşullar doğrultusunda yeniden örgütlemeye; mücadelemize yeni bir içerik, ritim ve kararlılık vermeye hazırız. Aynı zamanda uluslararası alanda anti-emperyalist mücadeleye yeni bir soluk kazandırma olanağı taşıyan bu gelişmelere sorumluluk bilinciyle yaklaşıyoruz. Partimizin merkez kurulları, Venezuela’ya yönelik saldırının ilk anlarından itibaren kesintisiz bir çalışma yürüterek bu meselelere kafa yormakta; sokak eylemleriyle ve özellikle kritik öneme sahip medya alanındaki mücadeleyle bu sürece yanıt vermektedir. Sizlerle ve Türkiye kamuoyuyla her fırsatta paylaştığımız gibi Küba’nın sosyalist bir toplumsal düzende ısrar eden kararlı duruşu bizim için ilham ve gurur kaynağıdır. Küba Devrimi, bizim için açık ve tartışmasız bir kırmızı çizgidir. TKP, Küba’ya uzanacak her saldırının karşısında devrimine sahip çıkan Küba halkının yanında olmaya ve bu doğrultuda tüm olanaklarını seferber etmeye hazırdır. Partimizin tüm militanlarının ve Küba’ya büyük bir sevgi ve dostluk besleyen halkımızın dayanışma duygularını sizlere iletmeyi görev biliriz. Başınızın asla öne eğilmeyeceğinden eminiz. Bu kararlılıkla mücadelemiz zafere kadar devam edecek, yoldaşlar. Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite" TKP Merkez Komite tarafından Küba Komünist Partisi liderliğine gönderilen dayanışma mektubunu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Küba Komünist Partisi Liderliğine⁰ Değerli yoldaşlar, Enternasyonalist bir görevi yerine getirirken Amerika Birleşik Devletleri’nin alçakça saldırısında… — TKP (@tkpninsesi) January 5, 2026