Gelen gideni yine aratmasın

Ne güzel söylemiş atalarımız; “Gelen gideni aratır...” Bu atasözü, Beşiktaş’ın güncel gerçekleriyle müthiş örtüşüyor! Öyle kızmaca, darılmaca yok arkadaş... Örnek o kadar çok ki, hangisini saysak, diğerine haksızlık olur. Çok eskilere gitmeye de gerek yok, bugüne bakmak yeterlidir! Mesela Masuaku... Yeri doldu mu? Asla! Yerine Jurasek alındı; şimdi onun da bileti kesildi! Bugünlerde kaleci Mert Günok da yuvadan uçtu, Fenerbahçe ile anlaştı, eski yuvasına dönüş yaptı. Yeri dolar mı, gelen gideni aratır mı? Valla soru işareti, bekleyip, göreceğiz! Üstelik Ersin Destanoğlu (25), varken, yeni bir kaleci arayışına ne gerek var? Bir de Avrupa’ya bakalım... Belçikalı unutulmaz eldiven Pfaff 39 yaşında kaleyi bırakmıştı. Buffon ise tam 45 yaşında sahalara veda etti. Mert Günok kaç yaşında? 36... Kaldı ki kalecinin yaşına başına bakılmaz; refleksi, tecrübesi ve oyuna kattığı güven önemlidir. Üstelik elinizin altında kaliteli kaleciler varken, dışarıda yeni “eldiven” aramak açıkça lükstür, risktir! Mert Günok’un neden yedeğe çekildiğini tartışmam; bu teknik bir tercihtir, olabilir. Ancak benim penceremden Mert Günok ülkemizin en yetenekli, en tecrübeli kalecileri arasındadır. NOKTA! Dileğimiz şudur ki; alınacak yeni kaleci, Mert Günok’u aratmasın! Tıpkı diğerlerinde olduğu gibi! Biliyoruz ki özellikle ara transfer dönemleri riskleri de beraberinde getirir. Bu riski azaltmak da nokta atışı transfer yapmakla doğru orantılıdır. Elinizin altındaki kadroyu korumak bir o kadar önemlidir. Yoksa, “Kaçan balık büyük olur” demiş atalarımız. Olmadı mı? Oldu, o kadar çok ki! Rafa Silva huzur bozmasın Beşiktaş’ta yaşanan Rafa Silva sorunu, “Katıldı-katılmadı” kolaycılığıyla geçiştirilecek bir konu değil. Antalya kampına katılması elbette olumlu bir adım; kulüp disiplinine dönüşünü gösteriyor. Ancak Beşiktaş’ın en kritik maçlarında sahada olmayan bir Rafa Silva olayı varken, bu U dönüşünün kalıcı olduğuna dair bize kim garanti verebilir? Rafa Silva sıradan bir oyuncu değil. Uluslararası kariyeri olan, FIFA - UEFA kurallarını dikkate alan, sözleşmenin ne anlama geldiğini bizden daha iyi bilen bir isim. Demem o ki bu kulüpte hiç kimsenin, “Canı istediğinde var, istemediğinde yok” lüksü olamaz! Beşiktaş gibi büyük kulüpler bireysel kaprislerle değil, kurallarıyla ayakta durur, durmaya da devam edecektir. Evet, şu sıralarda Rafa Silva olayında sular duruldu gibi gözüküyor, yeter ki kalıcı olsun. Bu yüzden asıl sınav kamp değil, lig başlayınca verilecek! Yani asıl ölçü, zor maçlarda sorumluluk almaktır. Yeter ki Ümraniye’nin huzurunu bozmasın, işine odaklansın!