Venezuela’dan Türkiye’ye uzanan siyasi manzarada, yönetme veya yönetime dâhil olma arzusu ile insanlık onuru arasındaki makasın nasıl açıldığına günbegün şahit oluyoruz. Siyasal aşkın yerini “siyasal ticarete” bıraktığı bu düzlemde; partiler arası geçişler ya da medet umulan dış güçler sadece meşruiyet kaybını derinleştirir. Çünkü siyasetin koridorlarında rehin verilen onur çıkarlara tahvil edildiğinde; geriye ne dava ne de inanç kalır. Oysa gerçek sadakat menfaatin bittiği yerde başlar; bunun dışındaki her kurgu, üzerine pazarlık gölgesi düşmüş kirli bir dekordan ibarettir. Onlarınki bir aşk hikayesi mi? yazısı ilk önce Serbestiyet adresinde yayınlanmıştır.