Kızılay'da esnaf ve emekçilerden su kesintisine isyan: 'Şikayetlerin asıl muhattabı nerede?'

Türkiye'de hemen her başlıkta olduğu gibi su kesintilerinde de en çok mağdur edilen yine emekçiler oluyor. Emekçilerin birçoğu gündüz saatlerinde işyerlerinde ağır çalışma koşulları altında mesai yaparken, akşam evlerine gittiklerinde de tablo değişmiyor. Sıcak bir duş veya iki kap yemeğin yapılıp yıkanabilmesi dahi büyük bir çileye dönüşüyor. Ankara bu anlamda uzun süredir ciddi bir krizle karşı karşıya. Kentin birçok noktasında uzun süreli su kesintileri yaşanıyor. ASKİ'nin bu konuda " kesinti değil basınç düşürülmesi " açıklaması yurttaşları tatmin etmiş değil. Kızılay'dan tepki sesleri yükseliyor Ankara'da kesintilerin hayatı felç ettiği en kritik noktalardan biri Kızılay. Bir süredir devam eden plansız kesintiler sonrası Kızılay esnafından isyan sesleri yükseliyor. Ev yemekleri yapan bir dükkanın mutfağında çalışan bir emekçi, bu süreçte neler yaşadıklarını soL'a şöyle özetliyor: “Burada bulaşıkçı olarak çalışıyorum, zamansız yapılan kesintiler yüzünden hijyen ortamını sağlamakta zorlanıyorum. Lavaboları kullanamıyoruz, yemek yapamıyoruz. Mesailerimiz bile bu durumdan etkileniyor. Suyun geldiğini görünce hemen işlerimi tamamlamam gerekiyor, bu yüzden kış günü yeri geliyor evime daha geç gitmek zorunda kalıyorum. Bütün düzenimiz alt üst oldu, eve gidince de çile orda devam ediyor. Bu nasıl olacak böyle?” Kızılay’da bir kafesi olan esnaf ise "su kesintisi sorunu yok" açıklamalarına tepkili. Sorunun muhattaplarının sessizliği nedeniyle kendilerinin hedef olduğunu dile getiren Kızılay esnafı, şu ifadeleri kullanıyor: “Ankara’da su sorunu çözüldü diye açıklama yapıyorlar ama özellikle 17:00’den sonra tam iş olacak saatte kesintiler devam ediyor. Mali olarak yaşadığımız sıkıntının yanında yeri geliyor kesinti sırasında açık unutulmuş bir muslukla sabah her yeri su basmış buluyoruz. Adına yetkili dediğimiz kişilerden doğru dürüst bir açıklama da gelmiyor. Esnaflar olarak birbirimize haberleşerek su ne zaman geldi ne zaman kesildi takip etmeye çalışıyoruz. Buna göre tedbir almaya çalışıyoruz. Tedbir dediğimizse beş litrelik şişelere su doldurmak. Yıllar önce olduğu gibi herkes depo yaptırmaya hücum ediyor, bu depo işinden yine kimlerin cebi doluyor diye düşünmeden edemiyoruz. Hijyenin olmazsa olmazı su, ıslak mendil dezenfektan ve kolonya ile çare arıyoruz. O da bir yere kadar. Müşteri şikayetleri ile de yine biz yüz yüze kalıyoruz. Şikayetlerin asıl muhattabı nerede?” Özel ne diyor? Ankara'da yaşanan su sorununa tepkiler büyürken, dün CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den ilginç bir açıklama geldi. Belediyelerin su sorunu konusunda yetkili olmadığını öne süren Özel, " Çıkmış su sorunundan Mansur Yavaş'ı sorumlu tutuyor. Şehirlerde suyun şehre getirilmesinde DSİ sorumludur. Belediyeler, şebekeden, dağıtımdan sorumludur. Erdoğan, 2025 yılına kadar su sorunu çözdük derken, o bahsettikleri Gerede sisteminden ancak 6'da bir su gelmiştir. Bunda yapılmayan varsa sorun AKP'nindir. Ama ben haksızlık yapmam, dünyada kuraklık varken, Gerede'den akmayan suyun sorumlusu sensin demem. Ama sen çıkar Mansur Yavaş'a 'Ankara'yı susuz bıraktın' dersen bu ucuz siyasettir. Bu şehrin yarınlarında da bu ülkenin yarınlarında da CHP olacak, Ekrem İmamoğlu olacak, Mansur Yavaş olacak, biz olacağız " dedi. Yıllarca su sorunu ve krizinin en büyük nedeninin plansızlık olduğunu vurgulayıp Melih Gökçek döneminde yaşanan rezaletlere dikkat çektikten sonra, CHP'nin bir anda hem Mansur Yavaş'ı hem de AKP iktidarını aklayıp tüm sorunu kuraklığa havale etmesi oldukça ilginç Ayrıca Özgür Özel'in ASKİ sorumlu değil sözleri de gerçeği yansıtmıyor. Tam da bu nedenle önceki gün ASKİ, soL'un su kesintilerine ilişkin sorularına yanıtlar vermişti.