Milletvekillerinin çürümüşlüğünün arkaplanı: Erdoğan’ın adaylığının önünü böyle açıyorlar

“Kulislerde konuşulana göre AK Parti’ye İYİ Parti, Deva ve Gelecek Partisi’nden katılımlar sürecek. İYİ Parti ve DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nden oluşan Yeni Yol grup kurma sayısını kaybedebilir. Milletvekili gelecek seçime bakar. Önümüzdeki seçimlerde partisinin şansını görmeyen, geleceğinden umudunu kesen milletvekili yeni arayışa girer. AK Parti’ye gelmek için bekleyen milletvekilleri olduğu söyleniyor. Bazı isimlere rezerv konulmuş. Onlar da AK Parti’nin büyükleri ile temas kurup onları devreye sokmaya çalışıyorlar.” Bu sözler AKP’li Abdulkadir Selvi ’ye ait. Selvi, dün AKP’ye katılan üç vekilin devamının da geleceğini iddia ediyor, yine bazı yandaş yazarlar " CHP’den en az 3-4 ismin daha AKP’ye katılacağını" söylüyor. Bu gelişmelerin ikili bir boyutu var. İlki AKP’nin seçim planlamalarıyla yakından ilgili. Diğeri ise Türkiye’de siyaset alanındaki mutlak çürümeyle… Biz ilkiyle başlayalım. AKP'nin seçim hedefi ve çürüme AKP şu an 275 milletvekiline sahip. 28 Mayıs seçimlerinde HÜDA PAR’a 4, DSP’ye bir vekil veren AKP, 263 vekile düşmüştü. Bir sandalyesi de Murat Kurum’a Bakanlık görevi verildiği için düşünce geriye 262 vekil kalmıştı. Sonrasında CHP, DEVA, Gelecek ve İYİP transferleriyle 275 vekile ulaştı. Belli ki bu sayı yakın zamanda daha da artacak. Peki, bu artış AKP’ye ne sağlayacak? Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için Meclis’in erken seçim kararı alması zorunlu. AKP’nin mevcut 275 vekiline MHP’nin 47 vekilini de ekleyince 322 oya ulaşılıyor. HÜDA PAR, Refah ve son dönemde Cumhur İttifakı’na katılacağı söylenen Saadet Partisi’nin toplam 18 vekili bulunuyor. Giderek AKP’ye doğru eriyen DEVA ve Gelecek Partisi’nin vekil sayısı ise toplam 12. Bu tabloda AKP’ye geçişlerin sürdüğü İYİP’in 29 vekilinden Selvi’nin dediği gibi grubu düşürecek kadar vekilin iktidar partisine geçmesi durumunda AKP,  erken seçim için yeter sayı olan 360 oya ulaşıyor ve Meclis’ten karar çıkarabiliyor. Burada AKP ile son dönemde çok yakın ilişki kuran DEM Parti vekillerinin de olası desteği durumunda Erdoğan’ın yeniden adaylık sorunu kalmıyor. Ancak AKP bir yandan kendini bu adımlarla garantiye alırken, diğer yandan da Özgür Özel CHP’sinin Erdoğan’ın yeniden aday olmasının yolunu kapatmak istediğine dair de bir veri bulunmuyor. Özel şu ana kadar erken seçime ve Erdoğan’ın adaylığına kapıyı kapatmış değil. Hedef 2027 ama… AKP’nin seçimler için aklındaki tarihin 2027 yılı olduğu belirtiliyor. İktidar partisinde bu yıl ekonomideki tabloyu kısmi de olsa düzeltebileceğine dair bir düşüncenin olduğu, 2027’de açılacak musluklarla seçimlere gidilmesinin planlandığı ifade ediliyor. Selvi de bu iddiayı tekrarlayanlardan biri. Ancak ortada ciddi bir sorun var. AKP iktidarı kelimenin tam anlamıyla büyük bir yönetme krizi yaşıyor, parti içi uzun süredir önemli gerilimlerle kaynıyor. Bunun yanı sıra dünya ABD emperyalizmi ve İsrail saldırganlığı eliyle giderek daha büyük bir ateş çemberine hapsediliyor. Böylesi bir tabloda AKP’nin evdeki hesabının çarşıya uymasının pek de olası olmadığı görülüyor. soL Haber, AKP'nin seçim planlarını, Meclis'teki çürümenin buna nasıl alan açtığını yazmaya devam ediyor. Okurlarımız soL'un bu haberlerine destek vermek için abone olabilir, bize güç verebilir. ABONE OL Bir ahlak parantezi: Bu tablo kimsenin yüzünü kızartmıyor mu? CHP’li bir vekilin Erdoğan’a asker selamı vererek AKP’ye katıldığını gördük dün. “Muhalif” kanallar da bu vesileyle, yıllardır CHP’den vekil olan bu ismin dillere destan suç sicilini servis etti. Sorun böylesi bir figürün CHP’den aday gösterilmesi ve vekil yapılması değil, AKP’ye geçmesi gibi davranılıyor. Yukarıda AKP’deki tabloyu özetlemiştik. CHP cephesine de bakalım. Mayıs 2023’te CHP 169 vekille Meclis’e girdi. Sonrasında DEVA’ya 15, Gelecek ve Saadet Partisi’ne 10’ar ve İYİP’e bir vekil verdi. Sandalye sayısı 129’a düştü. Şu an -Hasan Utku Çakır’ın istifası sonrası- 138 vekili var. Çünkü CHP de sağcı isimlerin bir bölümünü transfer edip doğrudan parti yönetimine soktu, tıpkı AKP gibi. Yani seçimden sonra 600 sandalyesi bulunan Meclis’te onlarca vekil o parti senin, bu parti benim geziyor. Kimse de bu siyasi ahlaksızlığı eleştirmiyor, TKP dışında. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan , dünkü çok konuşulan Hasan Utku Çakır gündemi sonrası bir kez daha bu konudaki önerilerini ilan ederken, “ Tekrar ediyoruz, milletvekili partisinden istifa ediyorsa, milletvekilliğinden de istifa etmiş sayılmalıdır. Türkiye gerçekliğine uygun kural bu olmalıdır ” dedi. TKP kısa süre önce yaptığı çürüme çıkışında siyasetteki bu tabloya işaret etmiş, şu ifadeleri kullanmıştı: “Fotoğrafı en sade şekilde çekmek için sadece Meclis’e bakmak yeterli. Ahlak sorunu ve çürüme buradan besleniyor. Son seçimden sonra 100’ün üzerinde vekil, halktan oy aldığı partinin değil, başka bir partinin vekilliğini yapıyor şu anda. Son seçimde yine halkın oylarıyla belediye başkanı seçilen onlarca isim, başka bir partiden belediye başkanlığı görevini yürütüyor. Hani halka verilen sözler? Hani program, ilke, siyasi ahlak ve etik? Bir koltuk için tüm değerlerini pazarlık konusu haline getirenlerin düzeni bu! Vurgun, yolsuzluk, hırsızlık her şey mübah onlar için. Ahlak yoksa, çürüme her yerdeyse, onlardan daha mutlusu yok demektir.” Bugünlerde yaşadığımız şey tam da bu değil mi?