Yapı sektöründe dijitalleşme hız kazandı

Parametrik tasarım yöntemleri, BIM tabanlı süreçler, performans simülasyonları ve akıllı bina teknolojileri; mimarlara hız, verimlilik ve kontrol avantajı sunarken, mimarlığın temel sorularını da yeniden gündeme taşıyor. Dijitalleşmenin bu denli hızlandığı bir ortamda, insan ölçeğinin, mekânsal niteliğin ve yaşam kalitesinin nasıl korunacağı ise sektörün en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor. TEKNOLOJİ KULLANIMI ARTIYOR, KULLANICI BEKLENTİLERİ DE DÖNÜŞÜYOR Güncel sektörel veriler, dijital araçların mimarlık pratiğinde artık istisnai değil, standart hale geldiğini ortaya koyuyor. Buna paralel olarak kullanıcı beklentileri de değişiyor. İnsanların zamanlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçirmesi; gün ışığı, hava kalitesi, akustik konfor, mekânsal esneklik ve doğal malzeme kullanımı gibi unsurları mimari tasarımın öncelikli başlıkları arasına taşıyor. Bu tablo, teknolojinin yalnızca teknik bir araç değil; kullanıcı deneyimini iyileştiren, mekânsal kaliteyi artıran bir tasarım bileşeni olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. TEKNOLOJİ AMAÇ DEĞİL, İNSAN DENEYİMİNİ GÜÇLENDİREN BİR ARAÇ OLMALI Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul, dijitalleşmenin mimarlık pratiği açısından kaçınılmaz bir gerçeklik olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguluyor.