‘Çözüm süreci Suriye’de HTŞ denen topluluğa gaz verilerek kanlı bir hesaplaşmaya evriltilmeye çalışılıyor’

Suriye’nin Halep kentinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolündeki iki mahalleye, ülkenin kontrolünü elinde bulunduran HTŞ adlı cihatçılar tarafından saldırılmıştı. Bu saldırıyla, Suriye’de Esad iktidarının çözülüşüyle gündeme gelen çözüm süreci arasında doğrudan bir bağlantı var. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan , bu bağlantıya işaret ederek, “ Ve şimdi, aylardır Cumhuriyet karşıtlığı temelinde yürütülmeye çalışılan tehlikeli bir çözüm süreci tam da öngördüğümüz gibi, Suriye’de HTŞ denen topluluğa gaz verilerek kanlı bir hesaplaşmaya evriltilmeye çalışılıyor” dedi. Bunun yeni bir tuzak ve sonu gelmeyen çatışmalar anlamına geleceğini söyleyenlere ve “ siz terörün bitmesini istemiyorsunuz ” suçlaması yapmaya çalışanlara “Güldürmeyin!” diye seslenen Okuyan, “ ABD ile stratejik ortaklık kurarak, İngiliz ipiyle sahaya inerek bölgesel güç olma hesabının sonucudur bütün bunlar ” dedi. 'Başka çıkış yok...' Okuyan’ın Halep'teki çatışmalara dair değerlendirmeleri şöyle: "HTŞ Suriye’de iktidarı İngiltere, İsrail, ABD ve Türkiye’nin yardımlarıyla ele geçirdi. Buna ilişkin kuşkusu olan var mı? Yok. AKP iktidarı bu operasyona dahil olurken ABD’nin desteğini almak konusunda İsrail ile rekabete gireceğini biliyor muydu? Herhalde biliyordu. SDG ABD’nin müttefiki mi? Evet. Türkiye ABD’nin müttefiki mi? Evet. İsrail ABD’nin müttefiki mi? Evet. AKP koşulsuz bir biçimde HTŞ’yi destekliyor mu? Evet. Kendisi bir koalisyon olan, mezhepçi ve cihatçı HTŞ Suriye’nin birliğini sağlayabilir mi? Hayır. İsrail, İngiltere ve ABD HTŞ iktidarını, Suriye’nin parçalanmasa bile gevşemesi için istemediler mi? İstediler. Bunlar küçük küçük notlar. Ve şimdi, aylardır Cumhuriyet karşıtlığı temelinde yürütülmeye çalışılan tehlikeli bir çözüm süreci tam da öngördüğümüz gibi, Suriye’de HTŞ denen topluluğa gaz verilerek kanlı bir hesaplaşmaya evriltilmeye çalışılıyor. Bunun yeni bir tuzak ve sonu gelmeyen çatışmalar anlamına geleceğini söyleyenlere “siz terörün bitmesini istemiyorsunuz” suçlamasını yapmaya çalışıyorlar. Güldürmeyin! ABD ile stratejik ortaklık kurarak, İngiliz ipiyle sahaya inerek bölgesel güç olma hesabının sonucudur bütün bunlar. Türkiye çok uluslu tekellerin, NATO’nun, ABD emperyalizminin, tarikatların, Cumhuriyet ve ilerleme düşmanlarının etkisinden çıkarılmalıdır. Başka çıkış yoktur." Neler oluyor? Suriye'de HTŞ ile SDG arasındaki "entegrasyon" görüşmeleri geçtiğimiz hafta hızlanmış ancak görüşmeler imza aşamasına gelse de sonuçsuz kalmıştı. Hangi maddelerde anlaşılamadığına ilişkin taraftarladan net açıklamalar gelmezken, müzakerelerin sürdüğünün belirtildiği bir aşamada HTŞ Halep'deki SDG bölgesine saldırıya başladı. Saldırılar sonrası büyüyen çatışmalar bugün itibariyle de devam ediyor. Bu çatışmaların hemen öncesinde HTŞ, ABD'nin de gözetiminde İsrail ile askeri ve istihbari işbirliği anlaşması yapmış, bu adımı operasyon gündemi takip etmişti. Bugün yaşanan çatışmalara ilişkin bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, " Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG, zamana oynamak yerine Suriye'de entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bu olaylar meydana gelmeyecekti. SDG'nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail'in bölgemizde yürüttüğü 'böl, parçala, yönet' politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil " dedi. Fidan bir yandan SDG'yi İsrail ile işbirliğiyle suçlarken, diğer yandan HTŞ'nin İsrail ile yaptığı anlaşmayı da destekliyor. Tüm bu tabloyu daha da ilginç kılan son nokta ise HTŞ lideri Ahmed Şara'nın durumu. Günlerdir ortalarda görünmeyen, vurulduğu ve Türkiye'de olduğu dahi iddia edilen Şara, tüm bu süreç boyunca bir açıklamada bulunmadı. Tam da böylesi bir tabloda PYD Eş Başkanlarından Salih Müslim, " Şimdiye kadar Ahmed Şara ortada görünmüyor. Nereye gitti? Siz de duydunuz, biz de duyduk: ‘Sarayda vurmuşlar, yaralı’ denildi. Ben iddia ediyorum; Ahmed Şara esir alınmış. Ya Türkiye’de ya da Şam’da esir alınmış. En baştan beri Ahmed Şara herhangi bir açıklama yapmadı. Bu kadar insan öldürülmüş ve tehdit altında, imzaladığı anlaşma da uygulanmıyor. Ahmed Şara’nın çıkıp iki kelime etmesi gerekiyor " açıklamasında bulundu.