Halep’teki çatışmalarda dördüncü gün: Altı saatlik ateşkes süresi sona erdi

Suriye’deki Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) yönetimi, Halep kentinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından kontrol edilen Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine saldırı başlatmıştı. HTŞ'nin SDG’ye Halep’i tahliye etmesi için verdiği süre sona erdi. Suriye'de HTŞ ve SDG arasındaki entegrasyon müzakerelerinin çıkmaza girmesi üzerine Şam yönetimi, Halep’e bağlı Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgelerine operasyon başlatarak buradaki SDG noktalarını meşru hedef saydığını ilan etmişti. Bunun neticesinde Şam yönetimi denetimindeki birlikler SDG’ye karşı harekete geçmişti. Şam yönetiminin bildirisinde, SDG’nin anılan mahalleleri saat 03.00 ile 09.00 arasında terk etmesi istenmiş; ancak SDG cephesinden konuya dair bir yanıt verilmemişti. Saat 09.00 itibarıyla tanınan çekilme süresi dolarken, Şam yönetimine bağlı kuvvetlerin askeri faaliyetlerine yeniden başlaması bekleniyor. Barrack: Sürenin uzatılması için gayret ediyoruz’ ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Halep’te 03.00-09.00 saatleri arasında yürürlükte olan ateşkesin süresini uzatmak için faaliyet yürüttüklerini aktardı. Barrack sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD'nin Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde dün gece sağlanan geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladığını ve bunu mümkün kılan "itidal ve iyiniyet için" Suriye hükümeti, Suriye Demokratik Güçleri, yerel makamlar ve toplum liderleri dâhil tüm taraflara teşekkür ettiğini kaydetti. ABD'den 'Tek Tanrı'nın lütfuyla ateşkes' ve 'nihai hedef çatışma değil işbirliği' mesajı Barrack ateşkes süresinin uzatılması için çalıştıklarını belirttiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Sürdürülen iş birliğiyle ve tüm toplumlarımızın kendi anlayışlarıyla saygı duyduğu tek Tanrı’nın lütfuyla, bu hafta sonunun daha kalıcı bir sükûnet ve daha derin bir diyaloğa kapı aralayacağına dair umut taşıyoruz. Kriz zamanlarında çoğu kez yeni bir berraklık ortaya çıkar. Bu ateşkes, Suriye’nin farklı yollarını—toplumlarını ve komşu ülkeleri—güvenlik, kapsayıcılık ve kalıcı barışa doğru uzanan ortak bir ana yola yönlendirme yönündeki hayati çalışmanın başlangıcını oluşturmaktadır. Yolda engeller çıkacaktır; ancak ortak varış noktamız, çatışma yerine işbirliğini açıkça tercih etmektedir. Bu ateşkesi ve karşılıklı anlayış ruhunu bu sabah saat 09.00’daki son tarihin ötesine taşımak için yoğun biçimde çalışıyoruz." Şara ve Erdoğan telefonda görüştü HTŞ lideri Ahmed Şara'nın AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir telefon görüşmesi yaptığı duyuruldu. Suriye Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan duyuruda, görüşmede, Suriye'deki son gelişmeler ve bölgede istikrarın sağlanması için yapılan çalışmaların ele alındığı bildirildi. Görüşme sırasında Şara'nın "mevcut önceliğin sivillerin korunması, Halep'in çevresinin güvenliğinin sağlanması ve yeniden yapılanma sürecini engelleyen yasadışı silahlı gösterilerin sona erdirilmesi olduğunu" söylediği aktarıldı. Şara-Erdoğan görüşmesiyle ilgili olarak henüz Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan açıklama gelmedi. Neler oluyor? Suriye'de HTŞ ile SDG arasındaki "entegrasyon" görüşmeleri geçtiğimiz hafta hızlanmış ancak görüşmeler imza aşamasına gelse de sonuçsuz kalmıştı. Hangi maddelerde anlaşılamadığına ilişkin taraflardan net açıklamalar gelmezken, müzakerelerin sürdüğünün belirtildiği bir aşamada HTŞ Halep'deki SDG bölgesine saldırıya başladı. Çatışmaların hemen öncesinde HTŞ, ABD'nin de gözetiminde İsrail ile askeri ve istihbari işbirliği anlaşması yapmış, bu adımı operasyon gündemi takip etmişti. Dün yaşanan çatışmalara ilişkin bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, " Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG, zamana oynamak yerine Suriye'de entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı bu olaylar meydana gelmeyecekti. SDG'nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail ile bir koordinasyon içerisinde, İsrail'in bölgemizde yürüttüğü 'böl, parçala, yönet' politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil " dedi. Fidan bir yandan SDG'yi İsrail ile işbirliğiyle suçlarken, diğer yandan HTŞ'nin İsrail ile yaptığı anlaşmayı da destekliyor. Tüm bu tabloyu daha da ilginç kılan son nokta ise HTŞ lideri Ahmed Şara'nın durumu. Günlerdir ortalarda görünmeyen, vurulduğu ve Türkiye'de olduğu dahi iddia edilen Şara, tüm bu süreç boyunca bir açıklamada bulunmadı. Tam da böylesi bir tabloda PYD Eş Başkanlarından Salih Müslim, " Şimdiye kadar Ahmed Şara ortada görünmüyor. Nereye gitti? Siz de duydunuz, biz de duyduk: ‘Sarayda vurmuşlar, yaralı’ denildi. Ben iddia ediyorum; Ahmed Şara esir alınmış. Ya Türkiye’de ya da Şam’da esir alınmış. En baştan beri Ahmed Şara herhangi bir açıklama yapmadı. Bu kadar insan öldürülmüş ve tehdit altında, imzaladığı anlaşma da uygulanmıyor. Ahmed Şara’nın çıkıp iki kelime etmesi gerekiyor " açıklamasında bulundu. Ardından Suriye devlet medyası Şara'nın Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmelerini duyurdu.