Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber canlı yayınında gündemle ilgili açıklamalar yaptı. ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro'nun kaçırılmasına ilişkin soruya yanıt veren Fidan, Türkiye'nin bu olayın çok öncesinden itibaren Venezuela'daki gelişmeleri takip ettiğini söyledi. '8-10 ay önce yardım istediler' Trump'ın iktidara gelmesiyle beraber bir özel temsilci ataması olduğunu ve ABD ile Venezuela arasında görüşmelerin yapıldığını ifade eden Fidan, şunları kaydetti: "Bizden de gelip bu konuda görüş istediler, yardım istediler o dönem. Gerekli yardım ve arabuluculuk, kolaylaştırıcılık konusunda biz de elimizden geleni yaptık, yani bundan 8-10 ay önce. Çünkü sorunun bir an önce bitmesi önemli, bunun daha da fazla yaygınlaşmaması önemli. Ama sonradan gördük ki bu konuşmalar hiçbir yere gitmiyor. İki ülke arasında bir anlaşmazlık tırmanıyor. Yetmiyormuş gibi başka ülkeler de Venezuela'ya yaptırım uyguluyor, tanımıyorlar. En son saydığımda 70'e yakın ülke tanımıyordu Maduro yönetimini." 'Amerika diğer harekatlardan farklı olarak yönetime, sisteme dokunmadı' Son aylarda ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri hareketliliğine değinen Fidan, "Amerika artık güç kullanmaya başlamıştı ve daha sonra kendi aralarındaki müzakerelerin bir noktada yürümemesi bu savaşı durdurmadı ve maalesef o istenmeyen olayla sonuçlandı" şeklinde konuştu. Bakan Fidan, dün ABD'li heyetin Venezuela'ya gittiğini hatırlatarak, şöyle devam etti: "Bugün baktım Amerikalı heyet oraya gidiyor. Yeni yönetimle de görüşmeleri başlamış. Amerika'nın yaptığı burada diğer harekatlardan farklı olarak yönetime dokunmadı, sisteme de dokunmadı. Sonuçta çünkü oradan çıkacak alternatif enkazı, maliyeti, yani Afganistan'da ve Irak'ta olduğu gibi taşımak istemedi, anlaşılan o. Oradan çıkan dersler var. Burada sadece amacına ulaşmak için askeri yöntemi daha farklı şekilde kullandığını görüyoruz kendi Güney Yarım Küresi'nde. Ama öncesinde tabii yürüyen görüşmeler vardı, yakından takip ettiğimiz konular vardı." Maduro'nun kaçırılması: 'Yapılan teklifler var, o tekliflerden haberdarız' Fidan, ABD'nin Maduro'ya "İstediğin yere gidebilirsin, yerini istediğine bırakabilirsin ama biz seninle çalışmayacağız" mesajını verip askeri harekatı tırmandırdığını söyledi. Bakan Fidan, "Bize şöyle bir soru ve teklif gelmedi hiçbir zaman için. Maduro bizi arayıp, 'Ben Türkiye'ye gelmek istiyorum, beni kabul eder misiniz?' Böyle bir şey yok. Veya birisi başkasını arayıp, 'Maduro size gelsin mi, kabul ediyor musunuz?' Böyle bir teklifle biz muhatap olmadık . Ama Maduro'ya yapılan teklifler var, o tekliflerden haberdarız. Maduro'ya birileri, biz bilmiyoruz hangi ülkeleri söylüyorlar, söylemiyorlar ama Maduro'ya çıkması gerektiğini söyleyen teklifler var. Ama bize birilerinin, 'Resmi veya gayriresmi bunu alır mısınız? diye böyle bir şeyi yok. Bunu Cumhurbaşkanımız en yüksek ağızdan söyledi" değerlendirmesini yaptı. Venezuela'nın başkenti Karakas, ABD'nin askeri müdahalesi sonrası tarihi protestolardan birine sahne olmuştu. 'Mossad kendi internet hesaplarından İran halkını ayaklanmaya çağırdı' Fidan, İran'daki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, "İran'daki gösterilerin aynı zamanda yurtdışından, İran'ın rakipleri tarafından da manipüle edildiğini" söyledi, "İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad'ın bunu gizlemediğini, kendi internet hesaplarından İran halkını ayaklanmaya çağırdığını" dile getirdi. Fidan, "Ama burada savaşın olmadığı bir ortamda başka sahici sıkıntıların reaksiyona yol açtığı bir ortamda İsrail'in bunu değerlendirmeye çalıştığını da görüyoruz. Bu tabii ki rejime çok güçlü mesaj veriyor. Rejimin ben bunu alacağından eminim" görüşlerini paylaştı. Fidan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da bu noktada yaptığı açıklamaların olduğunu ifade ederek, "Ama İsrail'in beklediği bir sonun olmayacağını kesinlikle görüyorum. Yani İran halkı hangi konuya kimin için ve ne kadar tepki koyacağını bilir" dedi. İran'a saldırı: İsrail'in bu konudaki isteği sır değil İsrail'in bunu fırsat bilip İran'a yeniden saldırı ihtimalini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Fidan, şu yanıtı verdi: "İsrail'in özellikle (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun bu konuda bir isteğinin olduğunu herkes biliyor. Yani bu bir sır değil. Yani bu konuda kendisinin birtakım müttefiklerden başta Amerika olmak üzere güvenceler almadan farklı yaptırımları ve sonuçları olabilecek bir savaşa girmekten de imtina ettiğini görüyoruz. Şimdi buna girmek için de kendince lobi yaparak bu ülkeleri yanına çekip buradan bir tabiri caizse yeşil ışık alıp bir harekat yapma yönünde bir talebinin olduğunu biliyoruz." 'Başta Amerikalılar olmak üzere İran'la her iki tarafın da kazancına sonuçlanabilecek bir anlaşmanın destekçisiyiz' Fidan, "Türkiye'nin İran halkının hiçbir şekilde zarar görmemesini, bir taarruza uğramamasını ve özellikle ABD ve Batı ile var olan sorunların bir an önce müzakere yoluyla halledilmesini arzuladığını" kaydetti. "Benim başka bir endişem de yani İran böyle bir müzakere yoluna girdiği zaman zaman zaman şöyle de oluyor. Bu sefer İran'a kabul edemeyeceği derecede ileri şartlar sürülüyor. Bu da bir noktada aslında yani İran'ı anlaşmamaya itmek gibi bir durumu ortaya çıkartıyor" diye konuştu. Dışişleri Bakanı Fidan, "Daha kilit aktörler nezdinde, başta Amerikalılar olmak üzere İran'la her iki tarafın da kazancına sonuçlanabilecek bir anlaşmanın olmasının biz destekçisiyiz çünkü bölgenin istikrarı buradan geçiyor" ifadelerini kullandı. İran dini lideri Ali Hamaney dün yaptığı konuşmada İran’ı vurmakla tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump’a “kendi ülkene bak” diye seslendi. 'Cumhurbaşkanımızın gerçekten bölgede varlığı fırsat, değerlendirsinler' Fidan, İran'ın artık bölge ülkeleriyle "çok sahici bir uzlaşı ve işbirliği içerisine" girmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "İran'ın bu konuda gerçekten çok sahici bir çaba koymaya ihtiyacı var. Bu gerçekleri anlaması lazım. Bütün dünya kendi doğru perspektifinizden dönecek diye bir şey yok. Herkesin doğrusu var. Herkesin doğrularının ortak noktasında bir yere gidebilmemiz lazım. Bunu başarabiliyor olmamız lazım. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın gerçekten bölgede varlığı, dirayetli liderliği herkes için bir fırsat. Ben onlara diyorum, 'Bunu değerlendirin.' Bu fırsat bir daha kimsenin eline geçmez, bizlerin de eline geçmez. Bunun kıymetini bilelim." İsrail’in Somaliland hamlesi: 'Batılılarla müzakere ettik, başka bir ülkenin tanımaması konusunda ciddi bir çaba ortaya koyduk' İsrail’in Somaliland bölgesinin "bağımsızlığını tanıma" yönündeki kararının Somaliland açısından büyük bir talihsizlik olduğunu söyleyen Fidan, "Müslüman bir topluluğun yalnızca Tel Aviv yönetimi tarafından tanınmasının son derece olumsuz sonuçlar doğurabileceğini" savundu. Fidan, "Türkiye’nin yaklaşımının her zaman Somali’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde olduğunu" belirtti, "normal şartlarda Somaliland projesinin iki yıl önce hayata geçirilmesinin planlandığını" ifade etti. "İsrail, bölgede kendisini yalnız hissettiğinde, Gazze’deki soykırımın ardından yeni bir planı yeniden devreye sokmaya başladı" dedi. Fidan, şunları kaydetti: "Diplomatik temaslarımızı büyük bir hızla kurduk. Yine İslam dünyası ve bölge ülkeleri olarak bir işbirliği geliştirdik. Batılılarla da hemen müzakere ettik. Başka herhangi bir ülkenin tanımaması konusunda ciddi bir çaba ortaya koyduk. Çok şükür o ilk gün beklenen ülkelerin hiçbiri tanımadı. İnşallah da tanımazlar." 'Gazze’de ABD’nin yapıcı rolünü sürdürmesi önemli, Suriye’de Trump döneminde izlenen politikaların devam etmesi de önem taşıyor' Bakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinde 2025’te üzerinde çalışılan pek çok başlıkta somut sonuçlar alınmaya başlanacağını öngördüklerini savundu, bunlar arasında CAATSA yaptırımları ile Halkbank davasının da bulunduğunu söyledi. Diğer yaptırım dosyalarında çözüm yönünde ilerleme sağlandığını öne süren Fidan, "Özellikle ticaretteki artışın daha olumlu bir seyir izleyeceğini görüyorum. Bölgesel dayanışma fevkalade önemli. Gazze’de ABD’nin yapıcı rolünü sürdürmesi önemli. Suriye’de Trump döneminde izlenen politikaların devam etmesi de önem taşıyor" dedi. 'Bizim bölgesel hedeflerimizle Trump yönetiminin hedeflerinin örtüştüğünü görüyoruz' ABD’nin Donald Trump dönemindeki dış politikasının Türkiye’nin yakın çevresi açısından belirleyici olduğunu söyleyen Fidan, "Kafkaslar’da barışı destekleyen, Azerbaycan’a önem veren ve Ermenistan’ı da barışa zorlayan bir ABD’nin, bizim bölgesel hedeflerimizle Trump yönetiminin hedeflerinin örtüştüğünü görüyoruz. Bu, Rusya’dan Azerbaycan-Ermenistan hattına, Suriye’den diğer bölgelere kadar geçerli" ifadelerini kullandı. "Gazze konusunda yaşanabilecek bir faz değişimi sıkıntılı olabilir. Bu nedenle çok yoğun bir diplomatik mesai yürütmemiz gerekiyor" diye ekledi. 'Grönland’da yaşanabilecek senaryolar Avrupa’ya, Avrupa güvenlik mimarisine ve transatlantik ilişkilere ciddi bir yük ve gerilim getirebilir' "Afrika’da Libya ve Sudan başta olmak üzere sorunlu alanlarda ABD etkisinin daha yapıcı bir şekilde yönlendirilmesinin önemli olduğunu" belirten Fidan, Washington ile yürütülen diplomatik çabaların 2026’da da somut ve faydalı sonuçlar üreteceğine inandıklarını kaydetti. Hakan Fidan, "Önümüzde Grönland meselesi var. Uluslararası ilişkilerdeki gelişmeleri bize yansıyabilecek etkileri açısından değerlendiriyorum. Grönland’da yaşanabilecek senaryoların doğrudan ya da dolaylı etkileri Türkiye’yi nasıl etkiler, buna bakmamız gerekiyor. Bu durum Avrupa’ya, Avrupa güvenlik mimarisine ve transatlantik ilişkilere ciddi bir yük ve gerilim getirebilir" diye konuştu. Danimarka’nın bu konuda "çok ciddi bir tutum" ortaya koyduğunu iddia eden Fidan, gelecek hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Danimarkalı heyetin bir araya gelerek konuyu görüşeceğini ve burada ortak bir zemin bulunabileceğini ifade etti.