CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Devlet Halk Dansları Topluluğu’nda yapıldığı öne sürülen yönetmeliğe aykırı atamayı Meclis gündemine taşıdı. Ösen, yarım asırlık geçmişi olan topluluğa, mevzuatta açıkça yasaklanmış olmasına rağmen dışarıdan geçici görevlendirme ile sanat yönetmeni atandığı iddialarının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Koroları ve Toplulukları Yönetmeliği’nde, sanat yönetmeni ve şef atamalarının hangi koşullarda yapılacağı açıkça düzenlenirken, yönetmeliğin 7’nci maddesinde bu görevlerin ancak belirli eğitim ve mesleki deneyime sahip, kurum içinden gelen adaylar arasından belirlenebileceği hükme bağlanıyor. Buna karşın, Milli Eğitim Bakanlığı’nda görevli bir müzik öğretmeninin İstanbul Devlet Halk Dansları Topluluğu’na atanması, “yönetmelik fiilen askıya mı alındı?” sorusunu gündeme getirdi. “LİYAKAT YOK SAYILIYOR” Ösen, 50 yıllık bir kamu sanat kurumunda, sanat yönetmenliği kriterlerini taşıyan çok sayıda sanatçı bulunmasına rağmen bu atamanın yapılmasının, kurum emekçilerinin birikiminin yok sayılması anlamına geldiğini vurguladı. Yapılan işlemin yalnızca idari bir tercih değil, aynı zamanda liyakat ilkesinin tasfiyesi olduğunu belirtti. SORUMLULAR HAKKINDA İŞLEM VAR MI? CHP’li vekil, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde; atamanın hangi hukuki dayanakla yapıldığını, bu kararı alanlar hakkında görevi kötüye kullanma kapsamında işlem başlatılıp başlatılmadığını ve usulsüz atandığı iddia edilen kişinin görevine devam edip etmediğini sordu. Ösen, kültür-sanat alanında kamusal kurumların mevzuat dışı uygulamalarla yönetilmesinin, sanat emekçilerinin birikimini ve kamunun kültür hakkını doğrudan zedelediğini belirtti. Bu tür atamaların sıradan bir idari işlem olarak görülemeyeceğini vurgulayan Ösen, liyakat ilkesinin yok sayıldığı, kurumsal hafızanın tasfiye edildiği ve kamu kaynaklarıyla ayakta duran sanat kurumlarının keyfi tercihlere teslim edildiği bir anlayışın kabul edilemez olduğunu ifade etti.