Haftanın kitap önerileri

BirGün Pazar olarak her hafta Kültür sayfamızda, bu dönemde yazılan yeni kitapların bir seçkisini okurlarımıza sunuyoruz. Edebiyattan tarihe, teoriden çeviriye farklı konu başlıklarından ilgi çeken eserlerin müstakbel okurlarının gözünden kaçmaması adına yaptığımız bu seçkide bu hafta dört farklı eser bulunuyor. *** EDUARDO GALEANO – LATİN AMERİKA’NIN KESİK DAMARLARI Çeviren: Roza Hakmen, Attila Tokatlı Topraklarındaki zenginlikler nedeniyle yüzyıllardır kesintisiz bir şekilde yağmaya ve saldırıya maruz kalan Latin Amerika’nın hikâyesi; bütün insanlığın güç ve iktidar ilişkilerinin, emperyalist politikaların, savaş gerekçelerinin ve bütün bunlar karşısında mayalanan öfkenin, isyanın ve acının özetidir. Sömürünün olduğu yerde elbette direniş de var; Latin Amerika tarihi aynı zamanda Tupac Amaru’dan Hidalgo ve Morelos’a, Simón Bolivar’dan José Artigas’a, Zapata’dan Castro ve Che Guevara’ya kadar bugünümüze de ilham veren birçok ismin öncülüğünde gelişmiş bir ayaklanmalar tarihidir. MOTOSİKLET GÜNLÜKLERİ Ernesto Che Guevara “Bizim gibi kaşifler burjuvalara otel parası ödemektense ölmeyi tercih ederler.” Bu kitap, Che’nin 23 yaşında, yakın arkadaşı Alberto Granado’yla birlikte bir motosikletle çıktığı ilk Güney Amerika yolculuğunda tuttuğu günlüklerden oluşmaktadır. Che’nin derdi. Amerika’yı keşfetmekti bir bakıma. Nitekim içindeki çağrıya uymamazlık edemeyip, üniversite eğitimini, ailesini, hatta ilk aşkı Chicniya’yı geride bırakarak yollara vurmuştu kendini. Çeşitli ülkeleri dolaştıkça ve özellikle cüzamlıların bulunduğu hastaneleri ziyaret ettikçe, gözlerinin önündeki tablo netleşmeye başlamıştı: Hem tüm insanlığı ikiye ayıran muazzam bölünme gerçekleştiğinde halkın yanında saf tutmaya karar veriyor, hem de tüm Amerika kıtasını Yankiler dışında bir melez ırka ait sayıyordu. AMERİKAN GÜCÜNÜN GERİLEYİŞİ KAOTİK BİR DÜNYADA ABD Immanuel Wallerstein İçinde yaşadığımız dünya sisteminin hızla temel bir değişime doğru gittiğini ve tercih ve seçimlerimize, insan iradesine hiç olmadığı kadar açık hale geldiğini savunan  Wallerstein ne yapabileceğimiz konusunda şunları söylüyor: “Bu kitapta hepimizin üçlü  bir görevi olduğu yolundaki görüşüme bağlı kalıyorum: Gerçekliği eleştirel ve ayık bir  kafayla analiz etmekle ilgili entelektüel görev; bugün öncelik vermemiz gereken  değerlerin neler olduğuna karar vermekle ilgili ahlaki görev ve dünyanın, kapitalist dünya  sistemimizin şu anki kaotik yapısal krizinden çıkıp, mevcut sistemden gözle görülür ölçüde daha kötü değil de, gözle görülür ölçüde daha iyi olacak farklı bir dünya sistemine  geçmesi olasılığına hemen nasıl katkıda bulunabileceğimize karar vermekle ilgili siyasi görev.” BUGÜNDEN KURALIM 21. YÜZYIL İÇİN SOSYALİZM Michael A. Lebowitz Marx’ın ekonomi politik alanındaki mirasının yaratıcı ve sadık bir yorumunu yapan yazar, Venezüella’da yaşanan çarpıcı sürecin deneyimlerine de özel olarak eğiliyor. Merkezine emekçileri yerleştiren sosyalizm anlayışıyla, özgün bir kalkınma modelini bağdaştırarak “21. yüzyıl sosyalizmi” adını verdiği tasarımını ayrıntılandırıyor.