CHP Genel Başkanı Özgür Özel, vergi uygulamalarının adaletsiz olduğunu, verginin sadece yüzde 11'inin zenginden alındığını belirterek, "Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Türkiye’ye haykırıyorum ki; zenginden değil yoksuldan alan, yoksulu görmeyip, zengini kayıran, verginin yüzde 88’ini yoksuldan, 11’ini zenginden alan AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım" ifadesini kullandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli'de 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 80'incisini düzenledi. Özel şunları kaydetti: "Çiftçinin, köylünün bir kıymeti kalmamış" Bir yandan Denizli çiftçilerin en mağdur olduğu kentlerden bir tanesi. Eskiden, ben de Manisa’da Hacıhaliller köyünde yazlarımı geçirdim. 12 yaşından beri traktör üstünde kültivatör çektim, pamuk ara çapası yaptım. Pamuk toplayan emekçilere testi testi su taşıdım. O beyaz altının bereketini dayımlarla, anneannemle birlikte yaşadım. O günlerde bir kilo pamuk satan 2,5 litre mazot alıyordu. Bugünkü hesaba vurursan pamuğun kilosu 150 liraymış, mazot üzerinden. Bugün 2,5 kilo pamuk satıyorsun, bir litre mazot alıyorsun. Bugün pamuğun kilosu 18-20 lira. Sen 2,5 kilo pamuk satıp, 1 litre mazot alabiliyorsun. Nereden nereye gelmiş? Niye böyle? Çünkü çiftçinin, köylünün bir kıymeti kalmamış. Kanuna göre 772 milyar lira destekleme lazım. Ama sadece bu paranın 168 milyarını bütçeye koydular. Yani kanun, ‘Denizli'nin çiftçisine beş vereceksin’ diyor. Bunlar sadece bir veriyorlar. Bunu utanmadan, sıkılmadan bütçeye yazarak yapıyorlar. 10 yıldır böyle yapıyorlar. Ama iş gelince yandaşa destek vermeye, o zaman ellerini hiç korkak alıştırmıyorlar. "2,5 kilo pamuğun bir litre mazot alamadığı günlere geldik" Sizin hakkınız 772 milyarın, 168’ini bütçeye koymuş. Ama 'Bu sene 768 milyar lira kurumlar vergisinden vazgeçeceğim. Faiz lobilerine 2,7 trilyon lira vereceğim. Geçiş garantili otobanlara, köprülere 238 milyar lira vereceğim. Kur Korumalı Mevduata 2,5 trilyon lira verdim' diyor. Öyle bir noktaya geliyor ki çiftçiye gelince, beşin birini veriyorlar. Ama yandaşlara gelince ne istiyorlarsa fazlasıyla veriyorlar. Bir kilo buğday satılıp, bir litre mazot alındığı günlerden, altı kilo buğday satılıp, bir litre mazot alındığı günlere geldik. Bir kilo pamuğun 2,5 litre mazot aldığı günlerden 2,5 kilo pamuğun bir litre mazot alamadığı günlere geldik. "Verginin yüzde 88’ini yoksuldan, 11’ini zenginden alan AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım" Şimdi dönüp bakıyorsunuz, dünyada vergi zenginden alınır, bunlar zengini bırakmışlar, vergiyi tavana değil tabana yaymışlar. Tırnak makasından, mutfak tüpünden, törpüden ÖTV alanlar, elmastan, pırlantadan, lüks saatlerden almıyorlar. Yüzde 65 dolaylı vergi, yani zengin ve fakir ayırmayan, en zenginden de en yoksuldan da aynı vergiyi alan dolaylı vergi: Elektriğin vergisi, sütün vergisi, doğalgazın vergisi, çocuğa alınan hırkanın, ayağa alınan ayakkabının vergisi milyardere de aynı, asgari ücretliye de aynı. Bunun adı dolaylı vergi, yüzde 64. Bunun üstünde vergilerin yüzde 24’ü gelir vergilerinden kesilen, hepimizin maaşlarından kesilen gelir vergisi, yaptı mı yüzde 88. Sadece yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Para kazanandan, kar edenden yüzde 11; para kazanmayan, sürünen, geçinemeyenlerden yüzde 88. Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Türkiye’ye haykırıyorum ki; zenginden değil yoksuldan alan, yoksulu görmeyip, zengini kayıran, verginin yüzde 88’ini yoksuldan, 11’ini zenginden alan AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım. Allah’tan korkun yahu. "Tekstilin başkenti Denizlide tekstilin canı çıktı" Denizli’deyiz. Tekstilin başkentindeyiz. 10 bine yakın imalathane kapandı Türkiye'de. Denizli’nin canı çıktı. Üç yılda 360 bin emekçi tekstilde işsiz kaldı. Tekstil deyip geçme, yüzde 70’i kadın istihdamı. 10 çalışandan 7’sinin kadın olduğu sektörde, 360 bin kişi işsiz kaldı. Sorun ne? Asgari ücret. alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Mısır’daki asgari ücretle, Afrika’daki, Hindistan'daki asgari ücretle rekabet edecek. Ama Türkiye’de bu asgari ücreti verdiğinde, bu asgari ücretle çalışanlar sürünüyor. Asgari ücreti 28 bin lira yaptılar. Tarihte ilk kez asgari ücret ilan edildiği anda, açlık sınırının altında kaldı. CHP olarak çıktık ve dedik ki; asgari ücret alan için 39 bin lira olsun, 39 bin ver ama 10 bin lirasını SGK’dan düşelim, veren için 29 bin lira olsun. Bu teklifi getirdik, kabul etmediler. Kabul etselerdi hem asgari ücretlinin bu yaşadığı sıkıntılar ortadan kalkacak, hem de tekstil üreticileri açısından çok büyük bir rahatlama gelecekti. "Yapılacak ilk seçimle bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak" Ben buradan CHP’nin hem çalışanın, hem patronun dostu olduğunu söylüyorum. Sol parti, sosyal demokrat parti demek; sermaye düşmanı demek değildir. Bizim sistemimizde kalkınmacı bir ekonomi vardır. Üreticiye her türlü destek ve teşvik vardır. Bu işin sonunda daha çok üretmek, daha çok kazanmak, ama adil bir vergi sistemiyle kazandığının vergisini vermek vardır. Hep birlikte çalışmak, daha çok kazanmak ama hakça bölüşmek vardır. Yandaşına sahip çıkan, vatandaşını görmeyen, yoksulu ezdiren, zordaki üreticiyi de iflasa sürükleyen, sadece yandaşa sahip çıkan bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. Size ant olsun ki AK Parti’nin kara düzeni yıkılacaktır. Denizli’ye söz veriyorum. Bu kardeşiniz partinin Genel Başkanı olurken en büyük desteği Manisa ile birlikte Denizli'den aldık, Ege’den aldık. Sonra tüm Türkiye tanıdı, tüm Türkiye’den aldık. Siz bana kefil oldunuz, ben Nuri’ye kefil oldum. Nuri çalışmaya niyet etti. Bu güzel günlere geldik. Buradan bir kez daha sizin huzurunuzda söylüyorum. Bir devri kapatacağız, bir devri açacağız. Size söz veriyorum, artık yapılacak ilk seçimle bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Yağmur yağıyor. Bütün Türkiye olmaz denilenin olduğunu, ocağın ortasında, bu soğukta, bu yağmurda, bu mübarek rahmetin altında sizin kararlılığınızı görüyor. Helal olsun Denizli’ye. "AK Parti bu emekli ellerini nasırladı, dirseğini çürüttü" Meydandaki emeklileri göreyim. Denizli’deki emekliler el sallasın, şemsiyesini aşağı yukarı sallasın göreyim emeklileri. İşte bu manzara Türkiye’de ne kadar çok emekli olduğunun ve ne kadar çok mağdur olduğunun manzarasıdır. Bugün Türkiye’de açlık sınırı 30 bin liradır. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Bugün Türkiye’de en düşük emekli maaşı 18 bin 975 lira olabilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Tayyip Bey size hiç ilişmese, size hiç karışmasa, 1,5 asgari ücreti değiştirmese, bugün beğenmediğimiz 28 bin liralık asgari ücrete kıyasla en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Oysa bugün sadece 19 bin lira. Bunu emeklilerin kabul etmesi mümkün değil. "TBMM kapalı ancak içinde CHP’nin milletvekilleri emekliler için nöbette" CHP olarak kök maaşları artıracak bir kanun teklifi çıkaralım diyoruz. Emeklilere seyyanen zam verecek kanunu Meclis!ten çıkaralım diyoruz. Perşembe günü Meclis’te bu konunun çalışılması için önergemizi verdik. Reddettiler. AK Parti ve MHP oylarıyla önergemiz reddedildi. Bunun üzerine karar verdik, şu anda TBMM kapalıdır ancak içinde CHP’nin milletvekilleri emekliler için nöbettedir. ‘AK Parti o Meclis’e gelene kadar, gerekli düzenlemeyi yapana kadar Meclis’i terk etmeyeceğiz’ dedik. Bunun üstüne cuma günü apar topar kameralar karşısına çıktılar. Biz de dedik ki ‘Haydi inşallah. Bir işi de birlikte yapalım.’ Ama tekliflerini getirdiler, 19 bin lirayı arttırıyorlar, ne teklif ediyorlar? 20 bin lira. Teyzeme bak böyle diyor; ‘20 bin lira.’ 20 bin lirayı kabul ediyor musun teyzem? 20 bin lirayı kabul eden var mı? Ey AK Parti bu emekli ellerini nasırladı, dirseğini çürüttü, gözlük camları büyüdü çalışarak. "Emekliler bırakın AK Parti’ye oy vermeyi, selam dahi vermeyecekler" Bu emekli yıllarca çalışanlara baktı. Dedik ki ‘Artık sen çalışmayacaksın. Artık sana devlet bakacak.’ Emekli ettin, 1,5 asgari ücret alan emekliye neler, neler ettin. 42 bin lira alacak kişiye, 19 - 20 bin lira teklif ediyorsun. CHP iktidarında asgari ücret önerimiz 39 bin liradır. En düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, bugünün parasıyla 39 bin lira olacaktır. Sonra eski yerine, 1,5 asgari ücrete çıkacak. Emeklisine saygı duymayanın, emeklisine hürmet etmeyenin bu memlekette görecek günü, sizin yüzünüze bakacak yüzü yoktur. Bundan sonra emekliler bırakın AK Parti’ye oy vermeyi, selam dahi vermeyecekler. Bakın size para bulamayanlar, size ‘Para yok’ deyip ‘19 bini 20 bin lira yapabiliriz’ diyenler parayı bulmuşlar. Bütçede üst düzey kamu görevlileri için lojman kiralama gideri 1,1 milyar lira. Üç yıl önce bu para 300 bin liraymış. Şimdi dört katına çıkarmışlar. Emekliye gelince ‘Şartlar zor, zam yüzde 12.’ Ama lüks lojmanlara gelince yüzde 400. Yüzde 12 diye çıkıp alay edenlerin hep birlikte alnını karışlamaya var mıyız? Var mıyız? AK Parti’nin alnını karışlayacak mısınız? "Ülkenin evlatlarını birbirine düşman gösterenler var" Ekrem Başkan’ı sırf Cumhurbaşkanı adayı olacak diye tutuklayan ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesini engel olmaya çalışan, İstanbul’da görevlendirilmiş AK Parti’nin yargı kolları başkanının oturduğu villa 48 milyon liraya tadilat geçirdi. Yani 1 milyon lira veriyorlar emekli öğretmene, 30 yıllık emeğinin ikramiyesi olarak. 48 emekli öğretmen ikramiyesi. Bugün Denizli’de çalışıp emekli olan birisi kıdem tazminatını en kabadayısı 500 bin lira alıyor. Doğru mu? 100 tekstil işçisinin 25 - 30 yıl çalışıp alabileceği kıdem tazminatını villasının tadilatına verenler var. Hasta mı var? Koronada sizi kurtarana kadar çalışan sağlık emekçilerine bir alkış yapıyoruz. Biliyorsunuz koronada Tayyip Bey, sağlık emekçileri için dedi ki ‘Allah sizden razı olsun, hakkınız ödenmez.’ Hakikaten sözünün eri adam. Haklarını ödemedi, ödemedi. Bu sağlık emekçilerini oraya götüren Barış dedik ya. O da kahraman Türk polisi. Polislerimize bir kocaman alkış. Öğretmeninden vergi dairesindeki memura, sınırda nöbet bekleyen uzman jandarmadan erlerimizden, astsubayımızdan, subayımıza, kahraman Mehmetçiğimize kocaman bir alkış. Bu lüks lojmanları yapıyor ya bunlar, bu vicdansızlar. Bir de lojmansızlar var. AK Parti geldi, bütün mütevazı lojmanları kaldırdı. Polisi, infaz koruma memurunu, bunun yanında tüm devlet memurlarını lojmansız bıraktı. Şimdi lüks lojmanlara 1,1 milyar lira ayırdı. Lojmansızlığın en sıkıntı yarattıklarından biri infaz koruma memurları. Türkiye’de 500 bine yakın tutuklu, hükümlü var. Şehrin dışında koca koca cezaevleri var. Beş infaz koruma memurundan sadece birine lojman var. 50 bin lira, 48 bin lira maaş; 25 bin lira kira ve beş kişiden birine lojman. Buradan önümüzdeki dönem için söz veriyoruz. Daha önce de söyledim kendilerine. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında cezaevleri artık bu kadar kalabalık olmayacak. Ama infaz koruma memurlarının her birisinin lojmanı olacak, söz veriyoruz." CHP Genel Başkanı Özel, bu ülkede, polis de öğretmen de asker de infaz koruma memuru da öğrenci de emekli de emekçi de hangi yaştan olursa olsun tüm vatandaşların çıkarlarının ortak olduğunu belirterek, şöyle devam etti: Polis kurtulmadan öğrenci kurtulmaz. Köylü kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Şimdi Denizli meydanından evdeki pijamalıya sesleniyorum: Meydandaki şemsiyeliden utanın, pijamaları çıkarın. Nereye çağırılıyorsanız, oraya koşun. Sakın sıranın size gelmesini beklemeyin. Pijamalı, kumandayı bırak, pijamayı çıkar. Mücadeleye koş meydana. Mücadeleye. Denizli’deki şemsiyelilerden, evdeki pijamalılara selam olsun. Sitem olsun. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber hiçbirimiz. Hepiniz çok muhteşemsiniz, çok tatlısınız, çok iyi insanlarsınız. Hepinizi kucaklıyorum. Allah hepinizden razı olsun. "Mansur Bey’le o kadar uğraştılar, sabahlara kadar çalışıldı, ekipmanlar takıldı, baraj bitmiş" Buraya gelirken yağmur yağıyor, yağdıkça yağıyor. İnsan yağmasın diyemez. Biliyorsunuz yağmur duası diye bir şey var. AK Partililer yağmur yağmasın duasındalar. Tayyip Erdoğan başta. Başa geçmişler. Hep beraber dizilmişler, tabi o yağmur duasına çıkılıyor ya filmde. Kemal Sunal diyor ya yağmur duası filminde. Bunlar çıkmışlar yağmur duasına gidiyorlar. Hiçbirinin elinde şemsiye yok, neden? Tayyip Bey dua ediyor. Yağmur yağmasın Ankara susuz kalsın. İstanbul susuz kalsın. Afyon, Uşak susuz kalsın. Yağmur yağmasın diye dua eden tek zihniyet AK Parti’nin kara düzenidir, yazıklar olsun. Mansur Bey’le o kadar uğraştılar, sabahlara kadar çalışıldı, ekipmanlar takıldı, baraj bitmiş. DSİ su getirecek getirmemiş. Kuraklıktan siyaset olmaz. Bütün dünyanın derdi Tayyip Bey kuraklıktan fayda, iktidar sürdürecek. Bir ülkeyi 23 yıl yöneteceksin. Son 50 yılın en kurak yazından medet umup ‘Buradan bunlar yıpranır, hem ben iktidar olurum’ diyeceksin. Tayyip Bey sana söylüyorum: Bundan sonra ne olursa olsun seni iktidardan indirmemiz için kimseden sana fayda yok. Kuraklık umacak zihniyete geldiysen, acınacak haldesin. Rahmet de yağacak, oylar da yağacak, bu iktidar gidecek. Halkın iktidarı gelecek. 100 yıl önce nasıl bu millet memlekete bereketi getirdiyse, nasıl bu memlekete 100 yıl önce hastalıkları bitirdiysek, nasıl ülkeyi şaha kaldırdıysak, 103 yıl sonra görev yine hepimizdedir. Görev Türk milletindedir. Görev Türkiye İttifakı’ndadır. Görev aslan sosyal demokratlardadır. Görev milliyetçi demokratlardadır, muhafazakar demokratlardadır, liberal demokratlardadır, Kürt demokratlardadır. Alevisi, Sünnisi ile bu memlekete kardeşliği de bereketi de biz getireceğiz. O yüzden Allah bu memleketin yarınları için yağmur yağmasın duasına çıkanlardan bu milleti korusun. "Hayatları yalan, hayatları iftira" Bu ülkede adalet olmazsa refah dolmaz. Başta söyledim, 19 Mart darbesi üzerinden tam 298 gün geçti. Yalanlar, iftiralar attılar. Öyle şeyler söylediler ki; şu evde açık olan bir TRT, açık olan bir yandaş kanal, hatta merkez medya kanalı varsa yaz boyunca şunu dinledik. ‘568 milyar yolsuzluk var’ dediler. 568 kuruşun kanıtını koyamadılar. ‘Bin 200 cep telefonu aldı İBB’ dediler. ‘Dağıttı’ dediler. İddianameye bile yazamadılar. ‘Gizli toplantılar yaptılar, paraları paylaştılar, videosu var’ dediler. Çıkmayınca ‘Bizi de kandırmışlar’ dediler. ‘İBB’nin parkelerinin altından 2 milyon avro çıktı’ dediler. Çıkmayınca, iddianamede olmayınca ‘Yalan atma özgürlüğü var. İnsanlar bazen yalan atar’ dediler. Lüks arabaları çekip ‘İmamoğlu‘nun arabaları’ dediler, MHP’li milletvekilinin çıktı. Bavulları gösterip ‘İçinde para var’ dediler, jammerlar çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesini gösterip, kasa açıldı, dolarlar çıkıyor görüntüleri çıktı. Arama tutanağından mühür çıktı. ‘TRT‘ye sorduk’ dediler ki ‘Aramanın görüntüsünü bulamadık, Anadolu Ajansı’ndan stok video kullandık. Onda da dolar varmış’ dediler. Hayatları yalan ve iftira. Buradan Denizli’deki, AK Parti’nin ve MHP’nin günahsız seçmenine soruyorum. Böyle kul hakkı olur mu? Bütün bir yaz yalan atıp sonra ‘pardon’ olur mu? Hani diyorlardı ya ‘Bir ay sonra insan içine çıkamayacaklar.’ Aha da Tayyip Bey 80’nci eylemdeyim. Denizli’de, Merkezefendi’deyim. 100 bin hemşerimin arasındayım. Onların yüzüne bakıyorum. Gözüne bakıyorum. Buradan haykırıyorum ki; Ekrem İmamoğlu masumdur. Suçu Tayyip Erdoğan’ı yenmektir. Çatlasan da patlasan da Ekrem İmamoğlu karşına çıkacak. Seni yenecek. Cumhurbaşkanı olacaktır. Cumhurbaşkanı İmamoğlu. "Erdoğan da yargılandı ama kapısına bir gün polis gitmedi" Tayyip Bey ben burada Denizli’deyim. Karşına da dikildim. Buradan sana soruyorum: Sen yıllar önce bu suçların hepsiyle yargılandın. Bir gün kapına polis geldi mi? Bir gün tutuklandın mı? Bir gün hapse kondun mu? Şimdi kendine güveniyorsan, eğer Ekrem Başkan’dan korkmuyorsan tutuksuz yargılamayı getir. TRT‘den canlı yayın getir. Senin savcılarını da millet duysun, verilen cevapları da millet duysun. Buradan çağrımdır. Hodri meydan. Tutuksuz yargılama, televizyondan canlı yayın. Hodri meydan. Tayyip Bey tutuksuz yargılama yapabilir mi? Televizyondan canlı yayın yapabilir mi? Niye? Çünkü korkuyor. Çünkü kendine güvenmiyor. Buradan üzülerek ifade edeyim. Denizli’de, mutlaka Denizli AK Gençlik diye AK Parti’nin gençlik kolları var. Ama Tayyip Bey’in onlardan ümidi yok. AK Parti’nin saygıdeğer kadın kolları var Denizli’de. Ama Tayyip Bey’in onlardan ümidi yok. İlçe, il yönetimleri var Denizli’de. Tayyip Bey’in onlardan umudu yok. Tayyip Bey’in hiçbirimizde olmayan yargı kolları var. Yargı kolları başkanı Akın Gürlek var. Tayyip Bey’in tek umudu rakiplerini ezdirmekte. Tayyip Bey bu millet sana evladını ezdirmez. Tayyip Erdoğan’a Denizli’den sesleniyorum, ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Tayyip Bey Denizli’de 100 binler sandık istiyor. Hala daha kaçacak mısın? "Tayyip Bey'in kavgasına değil, işsizliğin bitmesine bakın" Buradan AK Parti’nin ve MHP’nin kadın kollarına ve gençlik kollarına, ana kademesine, eğer Tayyip Erdoğan’a şunu diyebilirseniz, bu bir demokrasi yürüyüşüdür. Tayyip Bey yıllarca bu sahada top oynadı. Oynadığı maçları 23 yıldır kazandı. Biz isyan etmedik, sahadan çekilmedik. Yanlış işlere girişmedik. 31 Mart‘ta Denizli Nuri Başkan’ı seçti. İstanbul Ekrem Başkan’ı seçti. Ankara Mansur Başkan’ı seçti. Adana Zeydan Başkan’ı seçti. Mersin Vahap Başkan’ı seçti. Türkiye’de yüzde 65’e CHP’li belediye başkanları seçildi. Şimdi Tayyip Bey o oynayıp da kazandığı maçın topunu aldı, eve kaçıyor. Nereye gidiyorsun? ‘Topu keseceğim. Daha oynamam, oynatmam’ diyor. Eğer AK Parti’nin gençleri Tayyip Bey’e giderse, ‘Reis, baba, dede nereye gidiyorsun? Ver topu’ derse. O topu sahaya getirirse bu önemli bir iştir. Belki bir kere kaybederler, iki kere kaybederler, sonra kazanırlar. Ama onurlarını, haysiyetlerini kaybedip de kazandığı zaman demokrat, kaybedince otokrat olma ayıbına ortak olmazlar. Buna davet ediyorum AK Partilileri. Açıkça söylüyorum; hem vallahi hem billahi. Partinin Genel Başkanı olarak, Ege’nin bir evladı olarak, Selanikli anneannenin, Üsküp’lü dedenin torunu olarak, iki emekli öğretmenin evladı, Bahçıvan Abdullah Aga’nın torunu olarak yeminle söylüyorum, Denizli’deki AK Partili’ye MHP’liye, CHP’liler, biz sizin düşmanınız değiliz. Sizin dostunuz. Çünkü siz bizim komşularımızsınız, akrabalarımızsınız. Damadımızsınız, gelinimizsiniz. Tarla komşumsun, kapı komşumsun. Biz size düşman değiliz. Ama bizi size düşman etmek isteyen, kutuplaştıran, ayrı düşürenler bunu kavga olsun da millet kavgaya baksın, emekli maaşı konuşmasın diye yapıyor. AK Partili 19 bin lira emekli maaşına layık mı? MHP’li kardeşim 28 bin lira asgari ücrete layık mı? Biz halkın partisiyiz. Biz asgari ücret artsın diye, emekli maaşı artsın diye, ürün kıymetlensin diye, çiftçi yine milletin efendisi olsun diye, esnafın yüzü gülsün diye mücadele ediyoruz. Buradan ant içerim, yemin ederim ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hiçbir yoksul kaybetmeyecek, hep beraber kazanacağız. AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi, hep birlikte kazanacağız. O yüzden Tayyip Bey’in kavgasına bakmayın. Emekli maaşı için mücadeleye bakın. Asgari ücret için mücadeleye bakın. Evladının geleceği için işsizliğin bitmesine bakın. Cumhuriyet Halk Partisi, AK Partililerin değil, AK Parti’nin kara düzeninin düşmanıdır. "Marketlerde tarihi geçmiş gıda, utanç reyonlarında" AK Parti’nin kara düzeni, AK Partilinin de MHP’linin de emeğini sömürüyor. AK Parti’nin kara düzeni, AK Partili gençleri de işsiz bırakıyor. AK Parti’nin kara düzeninde ilk kez artık marketlerde, tarihi geçmiş gıdalar ‘fırsat reyonu’ diye utanç reyonlarında satılıyor. Ürün, peynirin tarihi geçmiş, fırsat reyonuna koyuyor. Patates cipsi alamamış çocuğuna. Tarihi geçmiş yerden, bir ay tarihi geçmiş cipsi, fırsat reyonundan alıyor gariban. Bunun partisi olmaz. Böyle bir ahlaksızlığa sabır olmaz. Yalanlarla sürdürülen iktidardan umut olmaz. Efendim, ‘Gelirlerse ezanı da dindirecekler’ vallahi yalan. ‘Bayrağı indirecekler’ vallahi yalan. ‘Vatanı böldürecekler…’ Hadi lan oradan, hadi lan oradan. Bunları diye diye oy toplayıp sonra kendisine yüzde 300, emekliye yüzde 12. Kendisine yüzde 300, asgari ücretliye yüzde 20. Bu düzeni değiştirmeye var mısınız? Tarihin en uzun, en kalabalık, en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz. Bugün seçimin 298’inci günü. Çok kaçsalar, bininci güne kadar kaçarlar. Gerekirse bin günlük seçim kampanyası neferi olmaya var mısınız? Ekrem Başkan yerine cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız? Kapı kapı gezmeye, köy gezmeye, bulup konuşup ikna etmeye, oyları teker teker toplamaya var mısınız? Yollarda, sokaklarda, köylerde ve fabrikalarda birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar. Independent Türkçe ÖZGÜR ÖZEL CHP Özel, vergi uygulamalarının adaletsiz olduğunu, verginin sadece yüzde 11'inin zenginden alındığını belirterek, "Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Türkiye’ye haykırıyorum ki; AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım" dedi Pazar, Ocak 11, 2026 - 17:30 Main image:
Fotoğraf: X
Haber Type: news SEO Title: Özel: Yapılacak ilk seçimle bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak copyright Independentturkish: