Mogadişu’da boş sandalye: Wang Yi’nin ertelenen ziyareti ne anlatıyor?

Diplomaside verilen fotoğraflar kadar, verilmeyen fotoğraflar, boş bırakılan sandalyeler ve “son dakika” iptalleri tarihin akışına şerh düşer. Çin Dışişleri Bakanlarının 1991 yılından bu yana, her yeni yılın ilk yurtdışı ziyaretini Afrika kıtasına yapması, Pekin için bir rutinden öte, dünyaya verdiği “stratejik bir ritüel” halini almıştır. Wang Yi’nin 2026 yılına girerken başlattığı Afrika turu da bu geleneğin devamı niteliğindeydi. Kahire, Addis Ababa veya Nairobi’de kırmızı halılar serilirken ajandada yapılan ani bir “revizyon” ve Mogadişu ziyaretinin ileri bir tarihe, belirsiz bir takvime ötelenmesi, Afrika Boynuzu’ndaki sis perdesini daha da yoğunlaştırdı. Mogadişu Havalimanı’nın VIP salonunda Wang Yi için hazırlanan karşılama kıtası yerlerine dönerken, Somali Cumhurbaşkanlığı Sarayı Villa Somalia’da derin bir sessizlik ve hayal kırıklığı hâkim. Zira bu erteleme, teknik bir aksaklığın veya yoğun programın bir sonucu olmaktan çok uzak. Bu durum, İsrail’in Somaliland’ı “tanıma” krizine Pekin’in verdiği son derece soğukkanlı, hesaplı ve bir o kadar da manidar bir tepkiyi işaret ediyor. Diğer başkentlerde Çinli heyetler için “altyapı diplomasisi” son sürat işlerken, Mogadişu’daki bu zorunlu mola, diplomatik bir nezaketsizlikten öte net bir durum tespiti: Pekin, batmakta olan veya rotası belirsiz bir gemiye bilet almayı reddediyor. Pekin yönetimi, Afrika Boynuzu’ndaki yangına su taşımak yerine, rüzgârın yönü netleşene kadar yangını uzaktan izlemeyi, yani “bekle-gör” doktrinini devreye sokmayı tercih ediyor. Ejderha ve Tayvan Sendromu: Hargeisa Çıkmazı Çin’in Somali denklemindeki tereddüdünü okumak için haritayı biraz daha genişletip Asya-Pasifik’e bakmak gerekiyor. Çin Halk Cumhuriyeti için “ayrılıkçı bir bölgenin devletleşmesi” fikri, ulusal güvenliğin kırmızı çizgisi sayılan Tayvan meselesini doğrudan çağrıştırır. Teorik olarak Pekin’in, Somaliland’ın bağımsızlık hamlesine karşı Mogadişu’nun yanında, yani “toprak bütünlüğünün” safında en gür sesi çıkarması, masaya yumruğunu vurması beklenir. Ancak pratik siyasetin, yani “Realpolitik”in soğuk zemini, teorideki bu beklentiyi boşa çıkarıyor. Pekin’in “egemenlik hassasiyeti”, ticari defterlerin karlılık oranına ve enerji koridorlarının güvenliğine tosladığında buharlaşıyor. Çin, Tayvan meselesinde dünyaya hukuk dersi verirken, Afrika Boynuzu’nda sahadaki güç dengesini referans alıyor. İsrail’in Somaliland’ı tanıması ve Batı blokuyla (özellikle perde arkasındaki ABD ve İngiltere ile) uyumlu bir “Somaliland projesi” yürütmesi, Çin’i karmaşık bir satranç tahtasına hapsediyor. Pekin, Mogadişu’ya gidip “yanınızdayız” mesajı verse, İsrail ve arkasındaki güçlerin Kızıldeniz girişindeki yeni kalesi Somaliland ile köprüleri atacak ve Berbera Limanı’ndaki potansiyel nüfuzunu kaybedecek. Tam tersini yapsa, kendi “Tek Çin” politikasına kurşun sıkmış olacak. İşte Wang Yi’nin uçağının Mogadişu semalarını pas geçmesinin temel sebebi bu “stratejik sıkışmışlık”. Çin, kazananın henüz belli olmadığı, kartların hileli dağıtıldığı bir masaya oturup elindeki kozları açık etmeyi reddediyor. Mogadişu’daki o boş sandalye, Çin’in kararsızlığını değil, risk analizindeki acımasız titizliğini simgeliyor. Mogadişu Yönetimine ‘Sessiz’ İhtar Ertelenen ziyaretin Somali Federal Hükümeti’ne (SFH) verdiği mesaj ise oldukça sarsıcı ve bir o kadar yıkıcı. Hasan Şeyh Mahmud yönetimi, İsrail-Somaliland ve BAE eksenindeki kuşatmayı yarmak, içerideki meşruiyetini tahkim etmek adına Çin gibi bir “küresel hamiyi” yanında görmek istiyordu. Wang Yi ile verilecek bir kare fotoğraf, Somali halkına ve muhaliflere “Bakın, Asya devi arkamızda, yalnız değiliz” mesajı taşıyacaktı. Ancak Pekin, bu fotoğrafı vermeyerek Mogadişu’ya şu acı gerçeği fısıldıyor: “Kendi evinin içini düzenleyemeyen, topraklarına hâkim olamayan ve diplomatik egemenliğini pazarlık masasına düşüren bir yönetimle yan yana durmak, bizim için maliyetli ve ölü bir yatırımdır.” Villa Somalia’daki kurmaylar için bu erteleme, uluslararası arenada bir güven oylaması kaybı niteliğinde. Çin’in gelmemesi, Mogadişu’nun “yatırım yapılabilir” statüsünü kaybettiğinin, üzerine “yüksek riskli bölge” etiketinin yapıştığının küresel ilanı anlamına geliyor. Çin diplomasisi, duygusallıktan arınmış, tamamen tüccar mantığıyla işleyen bir mekanizmadır. Yatırımlarının güvenliği, Kuşak ve Yol Girişiminin deniz rotaları ve enerji güvenliği söz konusu olduğunda, Pekin için “dostluk” kavramı, yerini “istikrar” arayışına bırakır. Şu an Mogadişu, Pekin’e bu istikrarı vaat etmekten aciz görünüyor. Aksine Somaliland’ın İsrail ve BAE desteğiyle kazandığı fiili statü, Berbera Limanı’nı Çin için daha “cazip” ama bir o kadar da “yasaklı” bir meyveye dönüştürüyor. Kızıldeniz’de Vekalet Savaşları ve Çin’in Konumu Olayı sadece Somali iç siyasetiyle sınırlamak, tablonun bütününü görmemizi engeller. Kızıldeniz, 2026 yılı itibarıyla küresel güçlerin bilek güreşi yaptığı bir “okyanus arenasına” dönüştü. Babü’l Mendeb Boğazı, Çin’in “Deniz İpek Yolu” projesinin en kritik düğüm noktası, Asya’nın Avrupa’ya açılan nefes borusudur. ABD ve müttefiklerinin (İsrail üzerinden) Somaliland hamlesi, aslında Çin’in Cibuti’deki askeri varlığını dengeleme ve bu nefes borusu üzerinde Batı kontrolünü artırma girişimidir. Wang Yi’nin ziyaretini ertelemesi, bu hamleye karşı aceleci bir reaksiyon vermeme stratejisidir. Çin, Batı’nın Somaliland üzerinden kurduğu oyunu bozmak için doğrudan, kırılgan Somali sahasına inmek yerine; Etiyopya, Eritre ve Kenya gibi çevre ülkeler üzerinden dolaylı bir dengeleme siyaseti izlemeyi planlıyor olabilir. Somaliland’ın bir “Amerikan/İsrail uçak gemisine” dönüşme ihtimali, Pekin’i Somali iç siyasetinden ziyade bölgesel güvenlik mimarisini yeniden kurgulamaya itiyor. Mogadişu’yu pas geçip diğer başkentlerde boy göstermesi, Pekin’in “bölgesel çözümü” merkeze aldığını, Somali’deki merkezi hükümetin ise şimdilik “gözden çıkarılabilir” veya “beklemeye alınabilir” bir piyon olduğunu ima ediyor. Sonuç: Bekle-Gör Politikasının Dayanılmaz Ağırlığı Diplomaside zamanlama her şeydir. Wang Yi’nin Mogadişu ziyaretini “ileri bir tarihe” atması, o tarihin yakın zamanda gelmeyebileceğinin sinyallerini veriyor. Çin, Somali’deki toz dumanın yatışmasını, İsrail-Somaliland anlaşmasının sahada ne tür somut sonuçlar doğuracağını ve en önemlisi ABD’nin bir sonraki hamlesini görmek istiyor. Bu süreçte olan, diplomatik yalnızlığı daha da derinleşen Mogadişu yönetimine oluyor. Başkentte Wang Yi için ayrılan o boş koltuk, Somali’nin uluslararası arenadaki sahipsizliğini ve kırılganlığını haykıran bir sembole dönüşmüş durumda. Eğer dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve “Küresel Güney”in lideri iddiasındaki bir güç bile Mogadişu’ya uğramaya çekiniyorsa, Somali’nin uluslararası meşruiyeti ciddi bir erozyona uğramış demektir. Çin ejderhası, avını veya ortağını seçmeden önce, suların durulmasını bekleyen sabırlı bir avcı gibi davranıyor. Mogadişu’da “boş sandalye” ile verilen mesaj net: “Güçsüzseniz, haklı olmanızın bizim için bir önemi yoktur.” Küresel sistemin bu acımasız kuralı, Afrika Boynuzu’nun sıcak kumu üzerinde bir kez daha tecelli ediyor. Ve görünen o ki, Wang Yi’nin uçağı Mogadişu pistine teker koyduğunda, Somali haritası bugünkünden çok daha farklı çizgilerle çizilmiş olabilir. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. mogadişu boş sandalye Wang Yi ziyaret Göktuğ Çalışkan, Independent Türkçe için yazdı Göktuğ Çalışkan Pazartesi, Ocak 12, 2026 - 04:45 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Mogadişu’da boş sandalye: Wang Yi’nin ertelenen ziyareti ne anlatıyor? copyright Independentturkish: