Öncelikle ülkenin iç acıtan siyaset hallerine dair naçizane birkaç kelam. 1700’lü yıllarda yaşamış İngiliz politikacı, yazar Horace Walpole, “Komedi üzerinden zaman geçmiş trajedidir” der, muhtemel ülkenin günümüz siyasetini en iyi anlatan. Malum, yaşadıklarımız gelecek nesiller için komedi konusu olacak hikayeler. Milletvekili, halkın oylarıyla seçildiği partiden istifa edip aynı halkın oy vermediği başka partiye geçiyor, halkın oylarını gasp ettiğini unutarak. Oysa seçimin gayesi, halkın isteğinin tecelli etmesidir. Medeni bir ülkede hangi partiden olursa olsun bir milletvekili istifa edecekse, seçime kadar bekleyip gitmek istediği partiden seçime girmek zorunda olmalıdır. Bir partiden milletvekili seçildikten sonra başka partiye zıplamak halk iradesini hiçe saymaktır. Dönelim futbola, İngiltere’nin soğuğa teslim olduğu, ‘Goretti fırtınası’ ile birlikte gelen yoğun kar yağışının ülkenin kuzeyinde hayatı durduğu zamanlarda Federasyon Kupası 3. tur maçları. Futbolun en eski kupası bu sezon 145. yaşında, nice senelere. 1 Ağustos’ta amatör takımların dahil olduğu, 747 takımla açılış yapan kupanın 3. turunda kalan takım sayısı 64. Premier Lig’den 20, Championship’ten 24 takım kupaya bu turda giriş yapıyor. Günün erken saatlerinde başlayan maçında amatör lig takımı Macclesfield’in, son şampiyon Crystal Palace'ı elemesi kupa tarihinin muhtemel en büyük sürprizi. İki takım arasında 117 basamak olduğunu hatırlatalım. O maçın ertesinde ligde çalkantılı Tottenham evinde Aston Villa karşısında. Ev sahibi, Aston Villa'ya karşı oynadığı son üç Federasyon Kupası maçının ikisini kaybetti, geçen sezon dördüncü turda rakip karşısında elenmişlerdi. Aston Villa, bundan önceki yedi sezonda bu aşamada elendikten sonra, son iki sezonda üçüncü tur maçını kazandı. Takımın parlayanı Morgan Rogers, Tottenham'a karşı çıktığı dört maçta beş gole katkıda bulundu. Ev sahibi Tottenham 4-2-3-1 dizilişinde; kalede Vicario, savunmada Porro, Danso, Van de Ven, Davies, orta sahada Palhinha, Gray, iler. uçta Odobert, Simons, Tel, önlerinde golcüleri Richarlison. Misafir Villa aynı dizilişte; kalede Bizot, savunmada Cash, Konsa, Torres, Maatsen, orta sahada Bogarde, Kamara, ileri uçta McGinn, Rogers, Buendia, önlerinde gol umutları Malen. Maç öncesinde geçtiğimiz günlerde 80 yaşında aramızdan ayrılan efsaneleri Martin Chivers adına alkışlarla bir dakikalık saygı duruşu, huzur içinde yatsın. Maça savunmadan uzun toplarla başlıyor beyaz formalı Tottenham, 4. dakikada orta sahada Palhinha’nın Kamara’ya müdahalesi sert ve gereksiz, oyun bir süreliğine dururken sonrasında yerini Tielemans’a bırakıyor 44 numara. 11’de Villa atağında Malen uzaklardan yokluyor rakip kaleyi, forvet hattında Watkins yedek kulübesinde maça başlarken 26 yaşındaki Hollandalı ilk 11’de. 13’te soldan kullandığı ilk kornerde pozisyon üretemiyor Villa, misafir takım ilk 15 dakikada topa yüzde 69 oranında sahip olurken rakip kaleyi bir kez yokluyor. Temponun yükselmediği, iki takımın da 3. bölgede net pozisyon üretemediği ilk 20 dakikadan sonra 22’de öne geçen Villa oluyor. McGinn’ın başlattığı atakta, Malen’in enfes pasını sağ üst köşeden ağlara gönderen Buendia, golde Villa forvet hattının tek pas becerisi ve çabukluğu takdire şayan. Gol misafir takımın topa sahip olduğu anlarda vites yükseltme yeteneğini gösterirken Tottenham savunmanın merkezinde kırılgan. İki dakika sonra ikinci gole yaklaşıyorlar, Rogers’ın pasında Cash’in sert vuruşunda gole izin vermiyor Vicario, ilk 30 dakikada Villa sahayı daha iyi parselleyen takım. 31’de Tottenham forvet hattında sakatlanan Richarlison yerini Muani’ye bırakıyor. Villa ataklarında forvet hattının merkezinde Rogers ataklara yön verirken Tottenham savunmadan çıkmakta zorlanıyor. 40 dakikanın sonunda misafir takım özgüven dolu, ev sahibi ise sakar, gergin ve üretkenlikten uzak. 45+3’de fark ikiye çıkıyor, Rogers, Malen, Buendia paslaşmasının sonunda Rogers yerden sert vuruşla topu rakip ağlara gönderirken fark ikiye çıkıyor. Villa’nın topa yüzde 64 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi sekiz kez yokladığı beş dakika uzatılan devre 2-0 üstünlüğüyle kapanıyor. 2. devrenin başında takımlar aynı kadrolarla sahada. Devreye bıraktığı yerden başlıyor misafir takım, 2. bölgeden çabuk toplarla çıkarken, rakip savunmanın arkasına sarkmakta zorlanmıyorlar. 53’te gole yaklaşıyor Tottenham, rakip savunmanın uzaklaştıramadığı topta Tel’in vuruşunu sağ köşeden çıkartıyor Bizot, o dakikaya kadar ev sahibinin en tehlikeli atağı. 55’te fark bire iniyor, Muani’nin asistinde sağ çaprazdan uzak köşeye sert vuruyor Odobert, skor 2-1’e gelirken Tottenham umutlanıyor. 57’de Tottenham orta sahasında sarı kartı gören Gray, akabinde Odebert’in vuruşunda beraberlik golüne yaklaşıyorlar ancak Bizot gole izin vermiyor. 60’tan sonra maçta tempo yükselirken Tottenham 3. bölgeye kalabalık çıkmaya başlıyor, sağda Odobert ataklarda etkili oyuncuları. 64’te Villa’da iki değişiklik, McGinn ve Malen yerlerini Sancho ve Watkins’e bırakıyor. 67’de Villa’da sarı kartı gören Buendia, sonrasında maç sertleşiyor. 72’de 3. gole yaklaşıyor Villa, ceza sahasının sağından taşıdıkları topta Buendia’nın kaleciyi geçen vuruşunu çizgiden çıkartıyor rakip savunmada Porro. 78’de Tottenham forvet hattında Tel’in yerini Scarlett alıyor. Villa’da Maatsen ve Cash yerlerini Digne ve Garcia’ya bırakıyor. 83’te Tottenham’da Porro ve Odobert’in yerlerine Spence ve Solanke sahada. 19 numara ağustos ayında geçirdiği sakatlıktan sonra ilk kez sahada. Son dakikalarda iki takım da 2. bölgeyi dikine paslarla çabuk geçerken 88’de Tottenham’da Tielemans’a sert müdahalesi sonucu sarı kartı gören Scarlett. Dört dakika uzatılan maçta başka gol olmayınca ilk devrede bulduğu gollerle 2-1 kazanan Villa 4. tura yükseliyor. Tottenham, kalesinde iki gol gördüğü ilk devreye kıyasla ikinci devrede çok daha iyiydi ancak 70’ten sonra Villa oyunda üstünlüğü yakalayan takım olurken turu hak etti. Tottenham’a gelince, 2013-14 sezonunda Arsenal'e yenildiklerinden bu yana ilk kez Federasyon Kupası’na erken veda ettiler, bu skor zor durumda olan hocaları Thomas Frank üzerindeki baskıyı daha da artıracaktır sanırım.