Hastalarımdan en sık duyduğum şikâyetlerden biri şudur: “Hocam, dişim çok sızlıyor, meyve bile yiyemiyorum.” Aslında bu cümle, ağız ve diş sağlığının bize verdiği önemli bir uyarıdır. Diş sızlaması çoğu zaman “küçük” gibi algılansa da altında mutlaka bir neden yatar. İşte en yaygın 5 diş sızlaması sebebi ve size önereceğim çözümler: Diş Minesinin Aşınması: Sert fırçalama, asitli içecekler ve yanlış diş macunu kullanımı mineyi inceltir. Soğuk-sıcak hassasiyeti başlar. Çözümünde ise orta sertlikte fırça, hassasiyet giderici macunlar ve doğru fırçalama tekniğiyle sorun büyük ölçüde kontrol altına alınır. Diş Eti Çekilmesi: Diş eti çekildiğinde kök yüzeyi açığa çıkar ve bu alan çok hassastır. Çözümü, erken dönemde diş taşı temizliği ve koruyucu uygulamalarla sağlanabilir. İleri vakalarda diş eti tedavileri uygulamamız gerekebilir. Gizli Çürükler: Her çürük gözle görülmez. Özellikle eski dolguların altında sızı şeklinde kendini belli eder. Belki de dişlerin birbirine temas eden ara yüzlerinde çürükleriniz olabilir. Röntgen ile çürüğün tespitinin ardından, muayene sonrası küçük bir dolgu ile sorun büyümeden çözülür. Diş Sıkma ve Gıcırdatma (Bruksizm): Gece fark edilmeden yapılan diş sıkma, dişlerde mikro çatlaklara ve sızlamaya yol açar. Bu gibi durumlarda kişiye özel gece plağı, masseter botoksu ve stres kontrolü oldukça etkilidir. Eskimiş Dolgu veya Kaplamalar: Dişle uyumunu kaybetmiş bir tedavi, dişte sürekli sızlama yapabilir. Çözümü ise doğru planlanmış, biyolojik uyumlu yeni nesil seramik dolgu veya zirkonyum kaplama ile problemin kalıcı olarak giderilmesidir. Unutulmamalıdır ki diş sızlaması, “geçer” diye ertelenecek bir durum değildir. Erken başvurulan bir diş hekimi, hem ağrıyı hem de daha büyük tedavileri önler. Dişler konuşmaz ama sızlayarak bize çok şey anlatır.