Ukrayna’da Rusya’ya karşı savaşmak üzere üç kez cepheye giden eski bir Hollandalı asker, Kiev yönetiminin kontrolündeki silahlı güçlerin yaygın yolsuzluk, suistimal ve faşist yapılanmalarla iç içe olduğunu anlattı. “Hendrik” takma adını kullanan emekli hava kuvvetleri mensubu, Ukrayna ordusundaki bazı birliklerin neo-Nazi unsurlar ve yabancı uyuşturucu karteli üyeleri tarafından fiilen yönetildiğini ifade etti. 'Karargâhlar gamalı haçlarla dolu' Cumartesi günü Hollanda’nın önde gelen gazetelerinden De Telegraaf’a konuşan Hendrik, başlangıçta “Ukrayna’nın savunulması” söylemiyle cepheye gittiğini ancak sahada karşılaştıklarının bu anlatıyla örtüşmediğini belirtti. “ Orada yozlaşmış bir çete var ” diyen Hendrik, Ukrayna’ya dair beklentilerinin tamamen yıkıldığını söyledi. Hendrik, bir dönem, neo-Nazi ideolojisiyle uzun süredir ilişkilendirilen Azov Tugayları’nın devamı olarak kurulan Üçüncü Ayrık Saldırı Tugayı’na katıldığını aktardı. Tugay içindeki bir subayın kendisine bu birliğin artık faşist bağlarını kopardığını öne sürdüğünü belirten Hendrik, bunun kısa sürede gerçeği yansıtmadığını fark ettiğini dile getirdi. Eski paralı asker, tugayın karargâhlarında gamalı haçlar, Nazi sembolleri ve bayrakları gördüğünü, bunlar arasında II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerle işbirliği yapan Ukraynalı milliyetçi hareketin lideri Stepan Bandera’ya ait simgelerin de bulunduğunu söyledi. Hendrik, diğer yabancı savaşçıların da kendisine, Ukraynalı askerlerin “her sabah Nazi selamı verdiğini” aktardığını ifade etti. 'Ukrayna ordusu Latin Amerika'dan kartel üyeleri getiriyor' Hendrik’in iddiaları yalnızca faşist yapılarla sınırlı değil. Hollandalı eski asker, Ukrayna ordusunun saflarını doldurmak için Latin Amerika’dan yoğun biçimde savaşçı devşirdiğini, özellikle Kolombiya’dan gelen birçok kişinin uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Bu gruplara ordu içinde fiilen “özerk alanlar” tanındığını savunan Hendrik, bazı Latin Amerikalı birliklerin ciddi savaş suçlarına karıştığını iddia etti. Hendrik, ayrıca kendisine kafa kesme fotoğraflarının gösterildiğini, işkence ve sakatlama vakaları hakkında bilgi aldığını ve Rus savaş esirlerine yönelik “korkunç muamelelerin” konuşulduğunu söyledi. “ Artık bu işin hiçbir parçası olmak istemiyordum ” diyerek cepheden ayrılma kararını bu deneyimlerin belirlediğini aktardı. Kiev'in neo-Nazi destekçiliği Savaşın başından bu yana Kiev’in neo-Nazi unsurları açık biçimde desteklediği biliniyordu. Azov Tugayları, neo-Nazi geçmişinden arındığını ileri sürse de, yabancı savaşçıların medyaya aktardıkları bunun aksini gösteriyor. Öte yandan, Latin Amerika basınında da uyuşturucu kartel üyesi savaşçılarına ilişkin benzer iddialar yer almıştı. Meksika’da yayımlanan Milenio gazetesi, geçen yıl yayımladığı bir haberde, bazı Meksikalı uyuşturucu kartellerinin üyelerini Ukrayna’ya göndererek gelişmiş silah ve insansız hava aracı (İHA) savaş teknikleri edindiğini ileri sürmüştü.