Grönland madencilik şirketi Trump yandaşlarını işe aldı

Nate BEAR Nadir toprak minerallerini çıkarma hakkı için Grönland'ı dava eden şirket, Trump yönetimi ile derin bağlantıları olan bir lobi şirketini işe alarak, ABD'nin bu bölgeye karşı harekete geçme tehdidini artırdı. Energy Transition Minerals, Trump'ın önemli bir bağışçısı ve fon sağlayıcısı olan Brian Ballard tarafından yönetilen lobi şirketi Ballard Partners'ı, bölgedeki haklarını savunmak için tuttuğunu duyurdu. Başsavcı Pam Bondi ve Trump'ın Genel Sekreteri Susie Wiles, Trump tarafından Ballard Partners'tan doğrudan işe alındı. Daha önce haber yapılmayan bu gelişme, Beyaz Saray'ın Grönland konusunda söylemlerini sertleştirmesiyle ortaya çıktı. Beyaz Saray, bu hafta, askeri işgal de dahil olmak üzere, bu bölgeyi kontrol altına almak için tüm seçenekleri değerlendirdiğini duyurmuştu. Avustralyalı madencilik şirketi Energy Transition Minerals (ETM), yaklaşık yirmi yıl önce, büyük miktarda uranyum da dahil olmak üzere 11 milyon metrik tonun üzerinde nadir toprak mineralleri içeren Kvanefjeld yatağını araştırmak için lisans aldı. Kvanefjeld, büyüklüğüyle dünyanın en büyük toryum yatağı, ikinci en büyük uranyum yatağı ve genel olarak üçüncü en büyük nadir toprak yatağıdır. YERLİ HALKIN ZAFERİ Ancak 2021 yılında, ulusal seçimlerde zafer kazanan yerli Inuit Ataqatigiit partisi, şirketin bu bölgede madencilik yapmasını yasakladı. ETM açısından bu, demokrasinin “fazla ileri gitmesi”ydi. Şirket ertesi yıl, antidemokratik neoliberal “yatırımcı-devlet uyuşmazlığı” yasaları kapsamında Grönland’a dava açtı. Yakın zamanda Grönland’ı tahkim sürecini geciktirmekle suçlayan şirket, 11,5 milyar dolar tazminat talep ediyor. ETM Kvanefjeld’deki madenciliğin engellenmesi kararının kendi varlıklarının “kamulaştırılması” olduğunu söylüyor. Öte yandan Florida merkezli Ballard Partners, Trump’ın ilk dönemi öncesinde Washington DC’de bir ofisi bile yokken, Trump’la ilişkisi ve yönetiminin yolsuzluk ikliminden yararlanarak ABD’nin en büyük lobi şirketi hâline geldi. Müşterileri arasında Palantir, Boeing, Amazon ve Meta gibi Amerikan güvenlik devletinin başat aktörleri var. Ballard ayrıca, ICE için tesisler inşa eden özel hapishane şirketi GEO Group’u da temsil ediyor; bunun yanında, Bondi’nin “kayıtlı yabancı temsilci” olarak kayıtlı olduğu Katar’ı da temsil ediyor. ETM’nin Ballard Partners’ı işe alması Grönland, Danimarka ve küresel istikrardan geriye ne kaldıysa hepsi için son derece uğursuz. Araştırmama göre ETM, yakın zamana kadar ABD siyasetine pek ilgi göstermiyordu. Sidney merkezli şirketin Amerikalı yöneticisi yok ve ABD’de hukuk, kamu işleri ya da halkla ilişkiler ajanslarıyla kurulmuş ilişkileri bulunmuyordu. Buna rağmen Grönland hükümetiyle çatışmacı bir ilişki içinde ve Grönland ile nadir topraklar konusunda Trump’ın Venezuela ve petrol üzerinden kurduğu iddialara özünde benzeyen argümanlar ileri sürüyor. ETM davası neredeyse kesin olarak, askerî güç tehdidi altında Grönland’ın yerli liderliğine azami baskı uygulamak için ABD tarafından bir silaha dönüştürülecek. ETM’nin Ballard’la çalışması, ETM’ye Beyaz Saray’a doğrudan erişim sağlamanın yanı sıra, Trump yönetimine de Grönland sahasında gözdağı verebilecek, zorbalık yapabilecek ve geri raporlayabilecek müttefikler kazandırıyor. ETM’nin Ballard’ı işe almasının zamanlaması, Başsavcı Pam Bondi için de son derece elverişli. Şirkette çalıştığı yedi yılda milyonlar kazanan Bondi, Ballard Partners’ı veya onların temsil ettiği bir tarafı içeren herhangi bir meseleye katılmasını engelleyen bir etik anlaşmasına sahip ve bu anlaşma gelecek ayın başlarında sona eriyor. Buna göre Bondi’nin, ETM’nin hukuk davasında ve ABD’nin Grönland’ı ilhak hamlelerinde -eski patronuyla mevcut patronu arasında temas kurarak- kilit bir rol üstlenmesi muhtemel. Daha da uğursuz bir işaret olarak, ETM geçen yıl Trump’ın Truth Social sitesi için 2,5 milyar dolar toplamakta kullandığı aynı danışmanlık firmasını işe aldı. ETM, olası bir Nasdaq kotasyonu için Cohen & Company Capital Markets’i tuttuğunu söylüyor; oysa bu tuhaf, çünkü ETM tek bir maden bile işletmedi. Şirket yıllardır hissedar sermayesi üzerinde oturuyor; ana iş planını hayata geçiremiyor. Pahalı bir hukuk savaşına saplanmış, fiilen atıl bir şirketin ABD’de borsa kotasyonu kovalamaya çalışmasının mantığı zayıf. Tabii, Trump yönetimine açtığı arka kapıdan, yakında ana iş planını ilerletebileceğine dair bir bilgi edinmiş değilse. ETM, Grönland ve Trump vakası, tarihin belirli bir anında parçaların bir araya gelmesi vakası. Bir kuvvet çarpanının başka bir kuvvet çarpanını büyütmesi; önceki yazımda tartıştığım gibi. Mafya devleti, uluslararası hukukun bir kez daha çıplak biçimde ihlaline hazırlanıyor. Yerli bir nüfustan kaynakların çalınması tehdidi yeniden beliriyor; demokrasiyi şirketlerin üzerinden ezmesine imkân veren neoliberal kapitalist yasaların yardımıyla. Buna direnilmelidir. donotpanic.news'ten çevrilmiştir.