Tuhaf tuhaf işler

Galatasaray maçı neredeyse ana kadroya yakın bir on birle maçı tamamladı. Bana göre sadece Osimhen, Sane ve Torreira eksik olarak nitelendirilebilir. Bu sezonki durumlarına bakarsak İlkay, Sara, Singo, Jakobs’u saymıyorum. Onlar benim için yok hükmünde. Peki Okan hocanın lütfen de olsa ilk onbire aldığı Ahmet, Gökdeniz, Yusuf yeterli oyuncular mı? Hayır. Zaten olmadıkları için Okan hoca Yunus’u, Barış Alper’i oyuna almak zorunda kaldı. Kısacası sosyal medyada transfer için ağır baskı kuran taraftarlar sonuna kadar haklı. Bu takıma ilk on bir kadar kulübe zenginliği de lazım. Oyuna sonradan girecek maçı kurtaracak bir tane oyuncun yok. Kadro bas bas bir oyun kurucu diye bağırıyor. Çünkü Barış Alper olmadan rakip kaleye bile zor gidiyorsun. Düşün artık Fethiye karşısında bile Barış’a ihtiyacın var. Çünkü artık oyunu çözemiyorsun. Ama ağır maçlarda Barış olsa bile çaresiz kalıyorsun. Fenerbahçe maçında Mert Müldür kilit yaptı, Galatasaray kaleye gidemedi. Ayrıca Fethiye maçında da çok net olarak gördük futbolcular üstünde bir isteksizlik ve keyifsizlik var. Bu durum devam ederse bu sezon büyük bir bedel ödetebilir. Ligin 2. yarısı can pazarı halinde geçecek. Bu isteksizlikle hiçbir şeyi aşamazsın. Transfer tamam ama özellikle yönetimin bu konuyu Okan hoca ile konuşması gerekir. İcardi’yi bu maçta niye oynatırsın? Bu adam moral motivasyon ile oynayan bir adam. Bu aralar iyi değil. Bu kötü sahada ve böyle zayıf bir takım karşısında mı psikolojisi yükselecek. Zaten Fenerbahçe de olsa Fethiye de olsa adam sahada yürüyor artık. O penaltılar ise komedi ötesi. Formsuzluğu bırak bir de üstüne laubalilikte eklenmiş. Yani diyeceğim tuhaf tuhaf işler yaşanıyor Galatasaray’da. Atletico gibi Avrupa’nın en sert takımlarından biriyle oynayacaklar. Maça 8 gün var. Bu çıtkırıldım haliyle ne kadar hazır olabilir bilemiyorum. Yazının sonuna küçük bir haber vereyim. Uğurcan konusunda büyük bir sorun yok. Sadece finalde oynamadığı için biraz söylendi o kadar. Ama söylenmenin derecesini bilmiyorum.