Üniversiteler aklın, bilimin, demokrasinin kaleleri ve çok daha önemlisi toplumsal kalkınmanın, refahın, çağdaşlığın lokomotifidir. Kopyala yapıştırma yapmaz, araştırır, nabza göre şerbet vermez; akıl ve bilim süzgecinden geçirip doğru olanı yapar, hiçbir kimsenin, kurumun arka bahçesi olmaz; özgürlüğü, özerkliği, adaleti savunur. Asıl görevi bilim üretmek, meslek erbabı yetiştirmek ve hemen her alanda tüm bileşenleriyle ülkenin, insanlığın yaşam kalitesini yükseltmek ve doğayı korumaktır. Şimdi gelin bu çerçevede YÖK’ün aldığı son kararı anlamaya çalışalım. Öğrencilere, ailelerine ve ülkemize iyilik mi yaptı yoksa pek çok sorunu da beraberinde mi getirecek? Esnaf istedi diye mi? Hatırlanacağı gibi eskiden de yaz okulları vardı ve isteyen öğrenciler yaz okullarından ders alarak hem mezuniyet süresini uzatmıyor hem de daha erken mezun olma şansına sahip oluyorlardı. Yani 3 yılda mezuniyet yeni bir şey değil. Peki değişen ne oldu da temcit pilavı gibi yeniden ısıtılıp önümüze getirildi? Bunun farklı nedenleri olabilir ama detaylara girmeden önce isterseniz gelin önce onlara bir göz atalım: ■ Avrupa ülkelerinde üniversite eğitimi 3+2 yani 3 yıl lisans, 2 yıl da yüksek lisans eğitimi şeklinde. Örneğin hukuk ya da mühendislik okuyor ve avukatlık ya da imza sahibi mühendis olmak istiyorsanız artı 2’yi de okumanız gerekiyor. Yok eğer bu kadarı bana yetiyor derseniz 3 yıllık lisans eğitimi ile hayata atılıp yola devam ediyorsunuz. Eğer AB’ye uyum sağlamak amacıyla atılmış bir adım ise altının da AB mevzuatları çerçevesinde iyi doldurulması gerekmez miydi? ■ Yaz okulları kapatıldığında üniversite kentlerindeki esnaf adeta kan ağlamış, ticaret odaları da yaz okulları yeniden açılsın diye kampanyalar başlatmıştı, YÖK bunu dikkate almış olabilir mi? ■ Üniversitelerdeki şişen öğrenci sayısını kontrol altına almak için kontenjanı azaltmak yerine böyle bir çıkış yolu mu öngörüldü? ■ Çok fazla bir şey değişmeyeceği için yeni bir proje üretmiş olmak için böylesi bir karar mı alındı! Mağduriyet yaratır mı? Üniversitelerin 3 yarıyıllık sisteme geçişi, yaz tatilinin de 1 aya inecek olması bazı sorunları da beraberinde getirebilir mi? Örneğin hocaların araştırmalarını, öğrencilerin kış için çalışıp para biriktirmelerini, stajlarını, tatillerini etkiler mi? Örneğin öğrenci olmanın bir ritüeli olan sırt çantası ile ülkeyi, dünyayı, hayatı tanımaya yönelik etkinlikler artık hayal olur mu? Örneğin öğrencilerin üzerindeki mahalle baskı daha da artar mı? Örneğin erken mezunlara daha çalışkan, geç mezunlara sıradan ya da tam tersi bir gözle bakılmalarına neden olabilir mi? Örneğin işsizliğin böylesine yoğun olduğu bir dönemde işsizler kervanına bir yıl daha önce katılmak moral bozukluğu yaratmaz mı? Yararı olabilir mi? Keşke tüm bu paylaşılanları YÖK zaten enine boyuna düşünmüş, araştırmış, daha önceki uygulamaları göz önünde bulundurarak pilot uygulama yapmış ve ondan sonra böyle bir adım atmıştır diyebilseydik! Uygulama kalıcı olur mu, olmaz mı onu zaman gösterecek ama cevabı merakla beklenen şu sorulara kim cevap verecek? Daha da önemlisi ne kadar inandırıcı olacak? Yeni sistem; ■ Kaliteyi artıracak mı? ■ Öğrencinin üzerindeki ders yükünü azaltacak mı? ■ İstihdam önceliği sağlayacak mı? ■ Entelektüel birikimi artıracak mı? ■ Sanata, spora, hobilere daha fazla zaman ayrılacak mı? ■ Staj olanakları azalacak mı? ■ Dinlenmeye, araştırmaya, hayatı tanımaya daha fazla zaman ve olanak sağlayacak mı? ■ Çektikleri sınav yükü yetmezmiş gibi şimdi bir de erken mezuniyet baskısı yaratmak ne kadar doğru? ■ Çocukluklarını, gençliklerini yaşamadan bir de erken üniversite bitirip, erken iş hayatına atılmaları moral ve motivasyonlarını nasıl etkiler? ■ Avrupa ve Amerika’da ortalama mezuniyet yaşı kaç, bizde kaç? ■ Erken mezuniyet gibi pek çok ülkede olduğu gibi birkaç yıllığına kayıt dondurup hayallerinin peşinde koşmalarına, kendilerini yenilemelerine, uzun süreli staj yapmalarına da olanak sağlanacak mı? ■ Yaz yarıyılının öğretim kalitesi diğerlerinden farklı olacak mı? Öğretim üyeleri ve diğer çalışanlara artı avantajlar sağlanacak mı? Özetin özeti: Üniversitelerimizin öncelikli sorunu eğitim süresinin kısaltılması mıydı yoksa bilimsel üretkenlik, özerklik, kalite, liyakat, istihdam, insan gücü planlaması, geleceğe yönelik yeniden yapılanma mı? YÖK???