Yasin Güler Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir, ABD, Batı ve Siyonizm ekseninde yürütülen politikaların kalıcı dostluklar üzerine değil, dönemsel çıkar ve aparatlar üzerinden şekillendiğini belirterek, bölge halklarının bu gerçeği doğru okuması gerektiğini ifade etti. Tekdemir, yaptığı yazılı açıklamada, küresel aktörlerin ilke ve değerlerden ziyade ihtiyaç duydukları dönemsel araçlara odaklandığını vurgulayarak, bu tablo karşısında siyaset, entegrasyon ve toplumsal barışı önceleyen bir dönüşümün zorunlu olduğunu dile getirdi. Barış, Hak ve Eşit Yurttaşlık Vurgusu Kalıcı çözümün ancak barış ortamında mümkün olabileceğine dikkat çeken Tekdemir, hak, eşitlik ve kardeşlik temelinde oluşturulacak bir toplumsal zeminin, tüm sorun alanlarının çözümünde belirleyici rol oynayacağını ifade etti. Kürt meselesine de değinen Tekdemir, Kürtlerin yaşadıkları coğrafyalarda eşit yurttaşlık ve kardeşlik hukukunun eksiksiz şekilde işletilmesinin, toplumsal barışın güçlenmesi açısından hayati önemde olduğunu kaydetti. “İstismar Alanları Ortadan Kalkar” Tekdemir, eşit yurttaşlık hukukunun hayata geçirilmesiyle birlikte, Kürtler adına hareket ettiğini iddia eden ancak Kürtlerin acıları ve kanı üzerinden siyaset ve rant devşiren yapıların da zemin kaybedeceğini ifade etti. Bu yaklaşımın, çatışmadan beslenen tüm anlayışların meşruiyet alanını daraltacağını vurgulayan Tekdemir, barışın aynı zamanda istismar düzenini de sona erdireceğini belirtti. Suriye Üzerinden Barış Sürecine Tehdit Eleştirisi Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’de devam eden barış süreci üzerinden bir tehdit diline dönüştürülmesini eleştiren Tekdemir, bu tür söylem ve pratiklerin toplumsal fayda üretmediğini, aksine gerilim ve güvensizliği derinleştirdiğini ifade etti. Tekdemir, tehdit ve provokasyon dilinin kimseye kazanç sağlamayacağını vurguladı. “Sivilleri Hedef Alan Her Saldırı Kabul Edilemez” Açıklamasında sivillere yönelik saldırılara da net bir şekilde karşı çıkan Tekdemir, kimden gelirse gelsin sivilleri hedef alan, haddi aşan her türlü saldırının alçakça olduğunu ve asla kabul edilemeyeceğini ifade etti. Toplumsal barışın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Tekdemir, sağduyu, sorumluluk ve barış dilinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.