Dünyada son dönemde emekliler tarafından yapılan eylemlerde, genellikle düşük emekli aylıkları, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve maaşlardan yapılan çeşitli kesintiler nedeniyle protesto hareketlerine başvuruluyor. Avrupa’da ve diğer ülkelerdeki emekli eylemlerine öncelikle kısa başlıklarla değinelim. Fransa : Geçen yıl emeklilik reformuna karşı geniş nitelikte eylemler yapıldı. Ülkenin en büyük sendikası CGT (Genel İş Konfederasyonu) ve diğer işçi kuruluşlarının çağrısıyla genel grev dahil kitlesel eylemler gerçekleştirildi. Belçika : 2025 yılında sosyal harcamaların azaltılması ve emeklilik ödeneklerinin kısılması üzerine eylemler yapıldı. Toplu taşıma ve diğer hizmetlerde aksamalar oldu. İtalya : Bu ülkenin işçi sendikaları ve emekli örgütleri, sadece maaşlar için değil sağlık hizmetlerinin belli düzeyde paralı olması, kiraların ve enerji fiyatlarının yüksekliği nedeniyle de eylemlere başvurdu. İspanya : Emekli aylıklarının enflasyona endekslenmesi amacıyla eylemler düzenlendi. Almanya : Ülkenin en büyük işçi kuruluşu DGB’ye (Alman Sendikalar Birliği) bağlı emekli sendikaları, bağımsız emekli dernekleri/federasyonları ya da doğrudan emeklilerin kurduğu örgütler, özellikle sosyal devlet savunusunu ön plana çıkaran eylemler yaptılar. Yunanistan : Emekli maaş kesintilerine karşı büyük tepkiler gerçekleşti. Genel grevler yapıldı. Eylemlerin sonuçları Avrupa’daki emekli mücadelesinin belli siyasal sonuçları da oldu. Örneğin İspanya’da, emekli eylemleri sonucunda emekli maaşları enflasyona yasal olarak bağlandı. Yani hükümet bu anlamda geri adım attı. Keza bu ülkede emekliler, seçimlerde ortak hareket edip “blok bir davranışı” gösterdi, hak kayıplarına yol açan sağcı partilere oy vermedi. Fransa’da da, emeklilik yaşının yükseltilmesine karşı etkili bir mücadele verildi. Ulusal Mecliste emeklilik yaşının 62’den 64’e çıkarılması, Ocak 2028’e ertelendi, yani askıya alındı. Aşırı sağın çoğunlukta olduğu Senatoda ise, askıya alınma kararı reddedildi ancak tekrar meclise gelecek yasa tasarının kabul edilmesi bekleniyor. Yunanistan’da da, emekli kesintilerinin azaltılmasında emekli mücadelesi ağırlığını koydu. Ülkenin sol partileri, programlarına emeklilerin sorunlarını düzeltici hükümler yerleştirdi. Avrupalı emeklinin talepleri Avrupa deneyimi, emeklilerin örgütlü mücadele verdikleri takdirde maaş artışlarının olabildiğini ve sosyal güvenlik haklarına yönelik karşı reformların durdurulabildiğini gösteriyor. Yani hükümetler geri adım atabiliyor. Bu arada emekli mücadelesinin sendikalar tarafından aktif desteklenmesi ve ortak eylemler yapılması da önemliydi. Emekliler, Avrupa’da politik etkili bir güç olarak kabul ediliyor. 30’dan fazla ülkede üyesi bulunan Avrupa Emekliler ve Yaşlılar Federasyonu (FERPA) şu taleplerde bulunuyor: Emekli maaşlarının enflasyona endekslenmesi, Sağlık ve bakım hizmetlerine ücretsiz erişim, Emeklilik yaşının yükseltilmemesi, Asgari bir emekli gelirinin sağlanması. Diğer ülkelerdeki mücadele Arjantin : Başkent Buenos Aires başta olmak üzere birçok kentte Meclis önünde düşük emekli aylıklarını ve kesintileri protesto amacıyla eylemler düzenlendi. Protestolar sık sık polisle çatışmalara dönüştü, yaşlı göstericiler ve destekçileri yaralandı, birçok gösterici gözaltına alındı. Emeklilerin talepleri arasında enflasyon karşısında emeklilik gelirinin artırılması, ilaç hakları ve sosyal hizmetlerin iyileştirilmesi bulunuyor. Şili : Özelleştirilmiş emeklilik sistemine karşı özellikle gençlerin tepkisinin yoğun olduğu eylemler düzenlendi. Peru : 2025 yılında emeklilik sistemine karşı protesto oldu. İran : 2025 yılında ülke genelinde yetersiz emekli maaşları ve sosyal güvenlik hizmetleri nedeniyle protestolar gerçekleşti. Hindistan : NCCPA (Emekliler Koordinasyon Komitesi) 2026 başında emeklilik yasasını protesto etti. Özellikle sosyal ödeneklerin azlığı nedeniyle yapılan eylemler, daha ziyade yerel nitelikte taşıyordu. Dünyadaki emekli mücadelesinde; sürekli ve düzenli olarak meydan eylemleri, parlamento ve yerel yönetimlere baskı, işçi sendikalarıyla ortak etkinlikler, sosyal hakları için hukuki mücadele gibi unsurlar önem kazanıyor. Emekli mücadelesindeki genel eğilim, emeklilerin artık “sessiz bir kitle” değil, politik bir özne olarak hareket ettiği gösteriyor. Türkiye’de emekli örgütlenmesi Ülkemizdeki emekliler, “sahte” enflasyon oranının açıklandığı 3 Ocak’tan itibaren eylemlerini hızlandırdı. AKP iktidarının en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkarması üzerine de çeşitli emekli sendika ve dernekleri meydanlara indi. Geçen hafta sonu Kartal, Kadıköy ve Bakırköy'deki açık alanlarda “ sefalet ücreti ” protesto edildi. Emekli örgütleri, bu hafta içinde de çeşitli kentlerde eylemlerine devam etti. Türkiye’deki emekli örgütlenmesi, özellikle Avrupa ile karşılaştırıldığında yasal bir sendika hakkının bulunmaması nedeniyle ağırlıklı olarak dernek statüsünde gerçekleşebiliyor. Yine ülkemizde emekli sendikası ya da derneği olarak çok fazla sayıda birbirinden bağımsız örgütlenmeler söz konusudur. Emekli örgütlerinin genel talepleri, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması, maaşların gerçek enflasyona endekslenmesi, sağlık katkı paylarının kaldırılması, bayram ikramiyelerinin insanca yaşanabilir düzeye yükseltilmesi şeklindedir. Türkiye’deki emekliler 17 milyonluk bir potansiyelle önemli bir güçtür. Nitekim Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerde belli bir seçmen gücü olduğunu göstermiş, AKP’nin ikinci parti konumuna düşmesinde etkili olmuştur, denebilir. Sendika hakkı yok! Avrupa’da çalışanlar, emekli olduktan sonra sendikadan kopmuyorlar, Türkiye’de ise sendikal bağ kopuyor. Ülkemizdeki emekliler, işçi sınıfının örgütsel bir devamını ne yazık ki oluşturamadı, yasal anlamda emeklilerin sendika kurma hakkı yok. Sonuçta emekli hareketi, sınıf örgütlerince beslenemedi. Türkiye’de çok sayıda emekli sendikası, derneği ya da platformu var. Birbirleriyle rekabet halinde bulunuyorlar, birleşik hareket etmeleri zorlaşıyor. Emekli sendikaları da yasal statüsü olmadığından haklarında hemen kapatma davaları açılıyor. Çatı örgütünün kurulması Emeklilerin belli bir sınıfsal ve siyasal güç olması açısından bir çatı örgütü bünyesinde bağımsızlıklarını koruyarak birleşmesi en uygun çözüm olarak gözüküyor. Böyle bir çatı örgütü, asgari talepleri içeren bir program çerçevesinde birlikteliği sağlayabilir. Bu asgari talepler, en düşük emekli aylığının asgari ücrete ya da en düşük memur maaşına eşitlenmesi, aylıklara gerçek enflasyon oranında otomatik zam yapılması, emekliler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi için bir intibak yasanını çıkartılması, sağlıkta katkı payının kaldırılması, emeklilere yasal sendika hakkının tanınması şeklinde olabilir. Çatı örgütün oluşması öncesinde bir Emekliler Kurultayı toplanabilir. Burada bir geçici koordinasyon konseyi oluşturulup temel taleplerin hazırlanması gündeme gelebilir. Keza bu konsey, federatif ve çoğulcu bir yapıya sahip çatı örgütünün Emekliler Birliği ya da Emekliler Konfederasyonu adı altında örgütlenme modeli ve işleyişine ilişkin bir tüzük çalışmasını da gerçekleştirebilir. Yine bu geçici konsey, emeklilerin temel taleplerini, ortak eylem takvimini, ortak sözcüler gibi konuları ele alabilir. Ortak kampanyalar düzenlenebilir. Ayrıca işçi ve memur sendikalarıyla ilişkiler daha da geliştirilip onların da etkinlik ve eylemlere katılımı sağlanabilir...