Eğitim kesintisiz ve hızla yeni rejime uygun bir şekilde dizayn ediliyor. Eşitsizlik, adaletsizlik kalıcılaştırılıyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) esas alınarak hazırlanan 9 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanan atama ve yer değiştirme yönetmeliği ile binlerce öğretmene sürgün ve ciddi mağduriyetler yaşatılıyor. İhtiyaç ve norm fazlası öğretmenlerin yer değiştirme sonuçları sonrası binlerce öğretmen sorunlarla baş başa bırakılmış durumda. Şu anda başvuruların yapıldığı il içi mazeretler ve yönetmelik sonrası yapılacak tüm atama ve yer değiştirmelerde de ciddi mağduriyetler yaşanacak. Öğretmenler seslerini, yaşadıkları mağduriyetleri duyurmaya çalışıyor. “Yüzde 60 engelli kalp hastasıyım. 100 km uzağa gidebilmem mümkün değil.” “Yüzde 90 engelli oğlum var. Evimden kilometrelerce uzağa Yüksekova’ya resen atandım.” “Yüzde 80 engelliyim. Genetik bir kan hastalığım var. Başka bir ilçeye atandım. İstifa etmekten başka çarem yok, gitmem mümkün değil.” “Yüzde 71 engelli takipli onkoloji hastasıyım. Bir buçuk saatlik mesafede okula resen atandım.” “Yeni doğum yaptım. Dört vesait değiştirerek gidebileceğim bir okula resen atandım.” “Evimden, eşimden, çocuklarımdan 171 km uzaklıkta toplu taşıma imkânı dahi olmayan bir okula bir okula resen atandım.” Mesele, teknik bir mesele değil. Bir meslek öğretmenlik mesleği adım adım yok ediliyor ve kuşatılıyor. Eski yönetmelik; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 1983 tarihli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanırken; yeni yönetmelik ile ÖMK esas alınmaktadır. Bu yönetmelik ile öğretmenlik mesleği kamu emekçisi niteliğinden çıkarılarak özel rejimli bir meslek hâline getirilmektedir. Eski yönetmelikte yer alan aday öğretmenlik bölümü de yeni yönetmelikte çıkarılarak öğretmenliğe giriş sürecinde de ÖMK esas alınarak eğitim fakültesi mezunu olmak -hatta pedagojik formasyon dahi kriter olmaktan çıkarılarak- yok sayılarak öğretmenliğe giriş lisans mezunu “kriteri” ile Milli Eğitim Akademisi merkezli kimin öğretmen olacağına siyasi iktidarın karar verdiği bir yapıya bırakılmıştır. ÖMK ve Akademi ile Eğitim Fakülteleri yok sayılarak -hatta pedagojik formasyon da kriter olmaktan çıkarılarak- lisans mezunu olan kişiler içerisinde kimin “öğretmen” olacağına, kimin atanacağına, kimin öğretmenlikte yeterli olup olmadığına, kimin okul idarecisi olacağına, öğretmenlerin nerede, ne zaman, ne kadar süre çalışacağına iktidarın karar verdiği atama ve yer değiştirme rejimi kuruluyor. Yönetmelikte yer alan “resen atama, ihtiyaç kriteri, ilçe grupları, tahsis edilen atama izniyle sınırlı olmak, Bakanlık tarafından tercihine sunulan illerden biri” gibi ifadelerle atama ve yer değiştirmede tercihler, mazeretler esas alınmayarak idareye geniş bir yetki alanı açılarak tüm öğretmenlerin atama ve yer değiştirme hakları elinden alınıyor. Sağlık sorunu, can güvenliği riski, engellilik durumunda dahi atamalarda idari takdir yetkisi genişletiliyor, tercihler, mazeretler esas alınmıyor öğretmenler resen sürgüne tabi tutuluyor, yaşanılan mağduriyetler kalıcı ve sürekli hale getiriliyor. Bir öğretmen ciddi bir sağlık sorunu yaşadığında dahi tedavi olabileceği yere, ilçeye, ile, okula atanma hakkı elinden alınıyor. Veya şiddete uğrayan, can güvenliği riski taşıyan bir öğretmenin de daha güvende olacağı başka bir okula atanma hakkı da elinden alınıyor. Yer değiştirme, tercih hakkını esas almayan, sınırlayan, merkezi idareye geniş bir yetki alanı açan, resen atamaları yaygınlaştıran, öğretmenlerin ne zaman, nerede, ne kadar süre çalışacağına yukardan karar verildiği bir hak ihlali, sürgün yönetmeliği hayata geçiriliyor. Ayrıca yönetmelikte yer alan hizmet puanı düzenlemesi de hem öğrenciler hem de öğretmenler için yeni eşitsizlikler, adaletsizlikler yaratacak. Siyasal kadrolaşmanın, kayırmanın, adaletsizliğin önünü daha da açacak. Zorunlu hizmet bölgesindeki öğretmenlerin artırımlı hizmet puanı kaldırılırken “hizmet puanları günlük katsayılarla hesaplanacaktır” ifadesi puan sistemini merkezi, idari müdahalelere açık hale getiriyor. Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM) maddesi ile yapılan düzenlemede mülakat atama ve yer değiştirmelerde de merkezi unsur haline getiriliyor. Öğretmen atamalarında, eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde liyakatin reddi olduğu yargı kararları başta olmak üzere defalarca kanıtlanan mülakat atama ve yer değiştirmelerde de kalıcı hale getiriliyor. ÖMK, Akademi, atama ve yer değiştirme yönetmeliği; her adım öğretmenlik mesleğini hedef alan adımların ayrılmaz bir parçası. 19 Ocak’ta Milli Eğitim Bakanlığı önünde Öğretmen Mücadele Platformu olarak yapılacak eylemle ek atama taleplerini haykıracak ataması yapılmayan öğretmenlerin de hak mücadelesini kapsayan, hedef alan adımlar. Bu yönetmelik değişikliği aynı zamanda yeterli öğretmen ataması yapmamak için de atılan bir adımdır. Resen atamalarla, fiili sürgünlerle ek atama talebinin de önüne geçilmeye çalışılıyor. Hiçbir öğretmen arkadaşımızı geride bırakmadan, birbirimizin sesine ses olarak tüm haklarımızı kazanmak mümkün ve bizim elimizde.