Jeopolitik rantın kurumsal merkezi: Brüksel

Uluslararası ilişkilerde ve küresel güç mücadelesinde bazı şehirler, sahip oldukları coğrafi konum veya üstlendikleri kritik roller sayesinde ülkeleri için devasa birer ekonomik motor işlevi görürler. İki gün önceki yazımızda bu fenomene Cibuti örneği üzerinden bakmıştık. Cibuti’nin, dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği Babülmendep Boğazı’ndaki stratejik konumu sayesinde ABD, Çin, Japonya, İtalya ve Fransa gibi küresel güçlere askeri üs kiralayarak yılda 125 milyon doların üzerinde doğrudan kira geliri elde ettiğini görmüştük. Ayrıca denize kıyısı olmayan komşusu Etiyopya’nın dış ticaretine aracılık ederek yılda yaklaşık 400 milyon dolar liman ücreti kazanan bu mikro-devlet, coğrafyasını küresel bir "platform" olarak pazarlayarak kendine has bir ekonomik model geliştirmiştir. Bugün merceğimizi bir başka "hub" şehre, Belçika’nın başkenti Brüksel’e çeviriyoruz. Brüksel, Cibuti’nin aksine gücünü askeri üslerden veya deniz boğazlarından değil, dünyanın en yoğun kurumsal-diplomatik ağını barındırmasından alıyor. Şehir; Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Konseyi gibi AB’nin karar alıcı organlarına ve NATO Karargâhı’na ev sahipliği yapıyor. Bunların yanı sıra Dünya Gümrük Örgütü (WCO), Eurocontrol gibi teknik kuruluşlar, yüzlerce uluslararası sivil toplum kuruluşu, binlerce lobi firması ve dünyanın en geniş diplomatik misyon ağı bu kurumsal ekosistemi tamamlıyor. Belçika ekonomisi için Brüksel, bu dev yapıların varlığı sayesinde milyarlarca euroluk bir hizmet ihracatı platformu. Brüksel'in sunduğu bu model, fiziki bir mal üretimine dayanmayan, tamamen "düzenleyici güç" ve "diplomatik etkileşim" üzerinden kurgulanmış sofistike bir ekonomik başarı. Kurumsal Bir Ekosistemin Anatomisi Brüksel, günümüzde Washington D.C. ile birlikte dünyanın en yoğun diplomatik ve siyasi temsil ağına sahip şehri. Şehirde sadece devasa uluslararası karargâhlar bulunmuyor; buralardaki kararları etkilemeye çalışan ekosistem de bu mekanizmanın birer parçası. Bu tablo şöyle yorumlanabilir: Brüksel ekonomisi, aslında küresel yönetişimin işletme maliyetidir ve Belçika, bu maliyeti kendi lehine yüksek katma değerli bir gelire dönüştürmeyi başarmıştır. Bu kurumsal yoğunluğun yarattığı ekonomik büyüklüğe rakamlarla baktığımızda karşımıza çarpıcı bir tablo çıkıyor. Brüksel Başkent Bölgesi ekonomisinin yaklaşık yüzde 20’si, doğrudan veya dolaylı olarak bu uluslararası ekosistem tarafından finanse ediliyor. Yapılan detaylı analizler, bu uluslararası varlığın yarattığı toplam ekonomik etkinin yıllık 8,7 milyar ile 13,9 milyar euro arasında olduğunu gösteriyor. Bu rakam, tek başına bir şehrin, kurumsal kimliği sayesinde ülkesine kazandırdığı önemli bir ekonomik değerdir. İstihdam ve Hizmet İhracatındaki Çarpan Etkisi Bir şehrin ekonomisini ayakta tutan en temel unsur istihdamdır. Brüksel örneğinde istihdam, klasik sanayi kollarından ziyade "bilgi işçiliği" üzerine kuruludur. Bölgesel istihdamın yüzde 23,2’sini, yani yaklaşık 162 bin kişilik bir iş ordusunu bu sektör beslemektedir. Bu istihdamın merkezinde 52 bin kişilik çekirdek bir kadro (AB ve NATO personeli) yer alırken, çevresinde lobicilerden hukukçulara, medyadan stajyerlere kadar uzanan geniş bir destek ekosistemi bulunmaktadır. Brüksel, mal ihracatından ziyade hizmet ihracatında uzmanlaşmış bir merkezdir; bölgesel katma değerin yüzde 33’ü doğrudan bu ihracattan kaynaklanmaktadır. Şehir, aynı zamanda dünyada lobiciliğin en profesyonelleştiği yerlerin başında geliyor. Washington’dan sonra dünyanın ikinci büyük lobi merkezi olan Brüksel’de, sektörün toplam hacminin yıllık 1,5 milyar euro seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir. Şehirde aktif olan yaklaşık 25 bin lobicinin harcama gücü, Brüksel’in lüks perakende, konut ve hizmet sektörlerini doğrudan besleyen ana damardır. Özellikle dijital dönüşüm ve Yeşil Mutabakat gibi düzenleyici gündemler, küresel teknoloji devlerini ve enerji şirketlerini Brüksel’de büyük ekipler bulundurmaya mecbur bırakıyor. Bu noktada "döner kapı" olarak bilinen, AB kurumlarından ayrılan bürokratların özel sektöre geçişi, teknik bilginin şehir içinde kalarak yüksek katma değerli danışmanlık hizmetine dönüşmesini sağlıyor. Gayrimenkul Piyasasında Kurumsal Dönüşüm Cibuti örneğinde gördüğümüz askeri üs kira gelirleri Brüksel’de yerini prestijli ofis binalarına ve yabancı çalışanlara (expat) yönelik konut piyasasına bırakıyor. Brüksel’deki gayrimenkul piyasası, uluslararası kurumların stratejik kararlarıyla doğrudan şekilleniyor. Avrupa Komisyonu'nun 2030 yılına kadar karbon ayak izini azaltma hedefi doğrultusunda binalarını modernize etme stratejisi, "Cityforward" adı verilen 900 milyon euroyu aşan bir dönüşüm projesini başlattı. Bu durum, piyasada "kaliteye kaçış" trendini tetikledi ve Avrupa Mahallesi’ndeki en kaliteli ofislerin metrekare kiralarını yıllık 400 euro seviyesine taşıyarak rekor kırdı. Konut tarafında ise nüfusun yüzde 60’ından fazlasının kiracı olduğu Brüksel’de, yüksek alım gücüne sahip uluslararası personel kira fiyatlarını yukarı çekiyor, bu durum mülk sahibi yerel halk için ciddi bir servet transferi ve kira geliri sağlıyor. Küresel Bir Karşılaştırma: Güç ve Düzenleme Brüksel’i benzer küresel hublarla kıyasladığımızda, şehrin özgün karakteri daha net anlaşılıyor. Viyana daha çok diplomatik protokol ve prestij odaklıyken, Brüksel operasyonel ve yasama odaklıdır; bu da Brüksel’in ekonomik etkisini Viyana’nın yaklaşık 8 katına çıkarıyor. Cenevre ekonomisi özel sektör ve emtia ticaretiyle zenginleşirken, Brüksel bu sektörlerin kurallarını koyan merkez olarak konumlanıyor. Washington D.C. ile kıyaslandığında, Brüksel’in lobi harcamaları parasal olarak daha düşük kalsa da "Brüksel Etkisi" sayesinde küresel standartları belirleme gücüyle ABD başkentiyle yarışıyor. Brüksel’de alınan bir karar, teknoloji devlerinin cihaz tasarımlarından veri toplama biçimlerine kadar her şeyi değiştirebiliyor. Bu zorunlu mevcudiyet, şehre küresel sermayeyi çekmek için en büyük güvenceyi sağlıyor. Sonuç olarak Brüksel, tıpkı Cibuti’nin coğrafi boğazını metalaştırdığı gibi, kurumsal ve siyasi nüfuzunu bir ekonomik ranta dönüştürmüş durumda. Belçika ekonomisi, bu uluslararası ekosistem sayesinde her yıl milyarlarca euroluk bir girdi sağlamakta ve bu sayede Avrupa’nın en stratejik hizmet ekonomilerinden birini ayakta tutmakta. Şehir, fiziksel üretim yapmasa da mevzuat üretimi yoluyla küresel sermayenin uğrak noktası olmaya devam ediyor. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. jeopolitik brüksel merkez RANT Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı Dr. Osman Gazi Kandemir Perşembe, Ocak 15, 2026 - 08:30 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Jeopolitik rantın kurumsal merkezi: Brüksel copyright Independentturkish: