Bölge hâlâ sıcak. İran’a yönelik bir saldırının olup olmayacağının konuşulduğu dönemde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da sürekli görüşme halinde. Son olarak dün Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gitti. Bu görüşme özellikle önemliydi, zira bölgede bir tarafında İsrail, BAE ve Hindistan’ın olduğu, diğer tarafında Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan’ın olduğu bir kamplaşmanın izleri giderek belirginleşiyor. BAE’yle Türkiye arasındaki gerilim, Afrika Boynuzu bölgesinde son haftalarda yaşanan gelişmelerle had safhaya çıkmış durumda. Ancak bakanlığın açıklamasında Fidan’ın BAE’deki görüşmelerinin içeriğine dair hiçbir bilgi yer almadı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün düzenlediği basın toplantısında BAE'deki görüşmelerin içeriğini Yemen ve Somali gündemiyle sınırladı, kısa bir bilgi verdi. Ancak Suudi Arabistan ve Mısır'la bir güvenlik ittifakı için görüşmeleri doğruladı, "daha kapsamlı" bir ittifak istediklerini dile getirdi. Görüşmeleri doğruladı: ’Suudi Arabistan ve Mısır’la güvenlik ittifakı’ Fidan bugün İstanbul’da bir otelde Türkiye’de yerleşik ulusal ve uluslararası basın mensuplarının katıldığı bir basın toplantısı düzenledi. Burada Fidan’a Türkiye’nin yakında Suudi Arabistan ve Mısır ile bir “güvenlik” ittifakına girme ihtimali de soruldu. “Bu önemli bir konu” diyen Fidan, bölgenin kronik sorunlarına bakıldığında en başta bölge ülkelerinin birbirlerine güvenmemesinin geldiğini belirtti. “Bölge ülkeleri birbirinden emin olduktan sonra sorunun yüzde 80’i çözülmüş oluyor. Körfez’deki ülkeler birbirinden emin olmalı, diğer ülkeler birbirinden emin olmalı” diyen Fidan’ın sözleri Türkiye’nin Suudi Arabistan’la yakınlaşırken BAE’yi de ziyaret ederek bir denge kurmaya çalıştığına işaret ediyor. Fidan söz konusu ittifak için “An itibariyle görüşmeler var ama biz herhangi bir anlaşmaya imza atmış değiliz” dedi ve Erdoğan’ın bu ittifakın daha geniş ve kapsayıcı olması gerektiği görüşünde olduğunu da söyledi. Fidan bu ittifakın bölge dışı için (yani ABD için) olmadığını savundu. ‘BAE ile Suudi ilişkilerinin açılması iyi değil’ Dünkü temaslarına Yemen ve Somali bağlamında kısaca değinen Fidan Suudi Arabistan ile BAE arasındaki ilişkilerin "açılıyor" olmasının bölge için iyi olmadığını söyledi. ABD ile hizalanma ve İsrail'le bir vadede normalleşme Hakan Fidan’ın toplantı boyunca İran’dan Venezuela’ya, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e farklı konulardaki sorulara verdiği yanıtlar Ankara'nın ABD ile hizalanma ve İsrail’le mevcut gerilimde ABD’nin desteğini almaya yönelik açıklamalardı. Fidan İsrail ile Türkiye arasındaki normalleşmeninse Gazze’deki ABD planının ilerlemesiyle başlayacağı sinyalini verdi. Avrupa ülkelerinin de İsrail Başbakanı ile fotoğraf vermekten kaçındığını söyleyen Fidan’ın “Herkes kendi oy tabanını düşünüyor” demesi dikkat çekti. Fidan temel bazı başlıklarda ne mesaj verdi, sırayla bakalım: ‘İran’a askeri müdahaleye karşıyız ama İran istikrarsızlık senaryolarından kaçınmalı” Fidan “Biz İran’a askeri müdahaleye karşıyız” dedi ancak “İran’ın uluslararası belli başlı aktörlerle sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması bizim de menfaatimize” ekini yaptı. Fidan “Sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. Geniş çaplı istikrarsızlık bölgenin kaldırma kapasitesinin çok üzerinde. Diplomatik çabalara devam edeceğiz. Amerika ve İran gerek arabulucular gerek aktörler gerekse de görüşerek bu konuyu aralarında umarım çözerler” dedi. Venezuela’ya ABD saldırısı: ‘Son maalesef olan olay’ Hakan Fidan’a Venezuela’ya ABD saldırısı sonrası Türkiye’nin Venezuela ile ticari ilişkilerinin nasıl devam edeceği de soruldu. Fidan ABD’nin Venezuela’ya saldırısına yönelik hiçbir olumsuz ifade kullanmadı, Trump ile Rodriguez’in dünkü telefon görüşmesini hatırlatıp “bundan sonra ticaretin, ekonominin, işbirliğinin, zenginliğin ne kadar ileriye gideceğini ifade ettiler” dedi. Fidan “Venezuela’nın Amerika’daki yönetimle bir anlayış birliği içerisinde olduğunu görüyoruz. Bir yol oluşturulmuş son maalesef olan olaydan sonra. Şu anda yollarına devam eden iki ülke görüyoruz” dedi. Fidan hemen ardından ABD ile Venezuela’nın işbirliği Türkiye’nin ilişkilerini sürdürmesinde bir şartmış gibi “Yani biz ilişkilerimize devam edeceğiz” diye ekledi. Gazze’de ABD planında ikinci aşama Fidan ABD ile Katar, Mısır ve Türkiye olarak ikinci aşamayı nasıl hayata geçirecekleri konusunda yaptıkları online toplantıya değindi. Sürecin “ağır aksak da olsa” ilerlemesinden memnun olduklarını söyledi. Filistin direnişini Gazze’den tasfiyeyi amaçlayan planda aldıkları rolden övgüyle söz eden Fidan İsrail’in planı uygulamaya gönülsüz olduğunu ancak Amerika'nın ağırlığını koymasıyla bu duruma gelindiğini savundu. Suriye’de HTŞ-SDG gerilimi: ‘ABD ciddi arabuluculuk yapıyor’ Ankara’nın Suriye’de HTŞ ile birlikte SDG’ye karşı bir operasyon olasılığı da Fidan’a soruldu. Fidan halihazırda ABD, HTŞ ve SDG arasında görüşmelerin sürdüğünü söylerken “ABD'nin bu konuda ciddi bir arabuluculuk faaliyeti içinde bulunduğunu ve kamuoyuna yansımayan çok fazla görüşme” olduğunu kaydetti. Arabulucu olarak ABD'nin “kimin ne kadar mantıklı ne kadar mantıksız olduğunu görebildiğini” savunan Fidan HTŞ hükümetini kastederek “Hükümetin gerektiği zaman da güç kullanımı artık başkaları için daha anormal bir durum olmuyor çünkü görüyorsunuz, başka bir çare kalmıyor. Umarım o noktaya gelmez, umarım diyalog yoluyla sorunlar çözülür ama ben o noktaya, sorunları diyalog yoluyla çözülmediği zaman iyi niyetle, maalesef güç kullanımının da bir opsiyon olduğunu Suriye hükümeti adına buradan görüyorum” dedi. 'Biz senatöre değil Beyaz Saray'a bakarız’ mesajı ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın Şam ve Ankara’ya hitaben yaptığı “Seçimlerinizi akıllıca yapın” mesajı sorulan Fidan, Amerika'da Senato'da birçok senatör olduğunu söyledi ve "Biz bunların yaptığı ferdî beyanlardan yola çıkarak iki ülke arasındaki ilişkiyi bölgesel politikaları belirlemiyoruz" dedi. Fidan "Bizim için esas olan Beyaz Saray'daki irade ne söylüyor, muhataplarımız neler yapıyor, onlarla yolumuza devam ediyoruz” ifadesini kullandı. Karadeniz’de Türkiye’ye biçilen rol: ‘MSB yoğun çalışma içinde’ Fidan Ukrayna-Rusya savaşının ardından Türkiye’nin Karadeniz’de soyunacağı yeni emperyalist plandaki rolünü de açıkladı. Avrupa ile yürütülen görüşmelere değinen Fidan “Barış anlaşması olduktan sonra askeri unsurların üç klasik yeri var; kara, deniz, hava. Deniz alanı deyince de Ukrayna'nın sadece Karadeniz'e kıyısı var. Karadeniz de Türkiye'nin en büyük NATO üyesi olarak bulunduğu bir yer. Deniz gücünün komutasını Cumhurbaşkanımızın müzakere talimatıyla öteden beri biz bu sorumluluğu almak istiyorduk. Şimdiki planlamalarla bu sorumluluk bize verilmiş durumda. Diğer ülkelerle beraber bu sorumluluğu alacağız. Milli Savunma Bakanlığımız çok ciddi bir mesai yürütmekte. Tabii hava ve kara unsurları İngiltere, Fransa'nın öncülüğündeki başka ülkelerle gidecek.” dedi. İsrail’le ‘normalleşme’ olasılığı: ‘Herkes kendi oy tabanını düşünüyor’ ABD’nin İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesini istediğine yönelik soruya yanıt veren Fidan gidişatın bu yönde olacağını reddetmedi, zaten Türkiye’nin 2023 Ekimi öncesinde İsrail’le ilişkilerinin normal seyrettiğini ifade etti. “Biz, İsrail'i çok uzun yıllar önce tanımış bir ülkeyiz” diyen Fidan 7 Ekim 2023’ten sonra başlayan soykırım nedeniyle ilişkileri kestiklerini belirterek “İsrail'in Filistinlilere yönelik baskısı, zulmü durduğu zaman, normal hayata her şey döndüğü zaman Türkiye'nin de kendi ilişkilerinde bir normalleşme arayışında bir sıkıntı olmaz” dedi. İsrail’in bölgesel politikaları bu şekilde devam ettiği sürece Gazze’ye insani yardım girişine izin vermediği sürece sadece Türkiye’nin değil birçok ülkenin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesinin mümkün olmadığını kaydeden Fidan, Avrupa ülkelerinden Yunanistan Başbakanı hariç hiçbir liderin Netanyahu ile resim vermek istemediğini söylerken “Herkes kendi oy tabanını düşünüyor” diye de ekledi. Türkiye’nin yoğun takvimi: NATO Zirvesi Fidan toplantının başında yaptığı açıklamada 2026 yılında Türkiye’yi “yoğun bir takvim”in beklediğini söyledi ve “NATO Zirvesi'ne, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne ve BM İklim Değişikliği Zirvesi'ne inşallah bu yıl ev sahipliği yapacağız” dedi. Çin’in Türkiye’deki yatırımları: ‘Çinlilerin tereddüt içerisinde olduğunu görüyoruz’ Fidan’a Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler de soruldu. Fidan Çin merkezli firmaların Türkiye'deki yatırımlarını artırmasını memnuniyetle karşıladıklarını söylerken "Çinlilerin tereddüt içerisinde olduğunu görüyoruz, Türkiye'ye belli yatırımları getirmek konusunda. Bunun da belli politik tavırlardan olup olmadığı konusunda da zaman zaman endişemiz olmuyor değil" dedi. Ermenistan ile Azerbaycan’ı bağlayacak ‘Trump rotası’ Ermenistan ile Azerbaycan’ı Türkiye’ye bağlayacak Zengezur Koridoru’na dair ABD ile Ermenistan arasında imzalanan Trump Rotası mutabakatına değinen Hakan Fidan bu konuya ilişkin teknik konular olduğunu, mutabakatı Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın da incelediğini ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de konuyu görüştüklerini anlattı. Türkiye'nin süreçten beklentisine değinen Fidan, "Azerbaycan ile Ermenistan arasında bu parafları atılmış anlaşmanın imza yoluyla nihai hale gelmesi ve arkasında Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin de bir an önce hayata geçerek artık yolumuza bölgede istikrarla refahla devam edelim. Şu anda hem Azerbaycan'da hem Ermenistan'da hem Türkiye'deki siyasal liderlikte, bu 3 tarafta bu irade var ve sadece Ermenistan'ın yapması gereken birkaç konu var” dedi.