AKP’nin kurucularından eski bakan Hüseyin Çelik, “çözüm süreci / terörsüz Türkiye” tartışmaları sürerken hedef büyüttü. Kürt meselesi açılınca “solcuların” da “Kemalistlerin” de “ırkçı pozisyona” geçtiğini iddia etti. Aynı söyleşide “etiketlemeye karşı” konuşurken, Lenin’i anarak sol gelenekleri “terör” parantezine soktu. 'Irkçı damarları depreşenler var' Medyascope ’ta Ruşen Çakır’a konuşan Çelik, Kürt meselesi gündeme geldiğinde yalnızca iktidar çevrelerini değil, “solcu” olduğunu söyleyen kesimleri ve Kemalistleri de “ırkçı eğilimler” sergilemekle suçladı: "Kendine solcu diyenlerden de hatırı sayılır miktarda, Kürt meselesi söz konusu olduğunda ırkçı damarları depreşenler var. Türkiye'deki Kemalistler de maalesef şu anda ırkçı durumdadır." Böylece Çelik, ülkedeki yapısal eşitsizlikleri tartışmak yerine, meseleyi neredeyse topyekûn bir “ahlak bozulması” anlatısına indirgeyen yeni bir “herkes suçlu” söylemi kurmuş oldu. Öte yandan Çelik, Türkiye’de insanların kolayca “etiketlenmesini” eleştirirken, konu sol geleneğe gelince aynı refleksi kendisi gösterdi. “Allah adına da Lenin adına da kafa kesenler” ifadesiyle Marksist-Leninist çizgiyi doğrudan “terör” parantezine aldı. Etiketlemeden şikâyet eden bir siyasetçinin, Lenin adını anarak sol gelenekleri şiddetle özdeşleştirmesi, söyleşinin dikkat çekici çelişkilerinden biri olarak öne çıktı. Söyleşinin genelinde Çelik, PKK meselesiyle Kürt meselesinin eşitlenmesine itiraz ederken, devletin Kürtlere yönelik politikalarında “ırkçı tutum” sürdükçe sorunun çözülemeyeceğini savundu. Suriye’de Halep merkezli gerilimlere değinerek, Suriye Kürtlerinin tamamının SDG/YPG ile özdeşleştirilmesine karşı çıktı; geçmişteki köy yakmaların, cezasızlık ve hukuk ihlallerinin barışı zehirlediğini belirtti.