TBMM'de 'Ben yiyorum' absürtlüğü, protesto hakkına yönelik saldırının üstünü örttü

Yüz binlerce lira maaş alanlar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda en düşük emekli aylığını görüştü. Açlık sınırı 30 bin lirayı aşmışken, emeklilere reva görülen ücret 20 bin lira oldu. En düşük emekli aylığına dair madde onaylanmadan önce Komisyon'da iktidar ve muhalefet vekilleri arasında tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalar sonucunda AKP'li vekillerin ülkelerinden bihaber olduğu ortaya çıktı. "Yenir" isimli market zincirinin varlığından haberdar olmayan AKP'li vekiller önce "Tarihi geçmiş gıda mı satıyorlar?" diyerek şaşırdı, sonra "Ben de yiyorum" diyerek savunmaya geçti. Ancak AKP'li vekillerin, tüm bu "absürtlüğün" gölgesinde kalan başka bir çıkışı daha oldu ve bu çıkış çok daha tehlikeliydi. Halkın direnme hakkının meşruluğu, Anayasal toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı hedef alınıyordu. Yurttaşların ve sendikaların sokağa çıkması "anarşi" olarak tanımlanıyordu. ‘Asgari ücretliler fitre alıyor, emekliler onu dahi alamıyor’ TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli aylığını görüştü. Oturumda söz alan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, 2019 yılına kadar emekli maaşında enflasyona göre artış sağlandığını hatırlattı ve “Demek TÜİK'in vermiş olduğu veriler yanlış, gerçeği yansıtmıyor ki biz bugün burada emeklilerin en düşük maaşının ne olacağını tartışıyoruz” dedi. Bakırlıoğlu, “TÜRK-İŞ'in açıklamış olduğu açlık sınırı 30 bin 143; en düşük emekli maaşı 20 bin lira olsun diyoruz, ortalama emekli maaşı da 24 bin lira olacak” diye konuştu. TÜRK-İŞ’in açlık ve yoksulluğa dair açıkladığı verilere atıfta bulunulmasına iktidar temsilcilerinin “kızdığını” ve “Böyle bir resmî veri yok” dediklerini söyleyen Bakırlıoğlu, Başka bir resmî veriden bahsedeceğim, buna herhâlde kimse itiraz edemez” dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı fitre tutarına işaret ederek şöyle konuştu: “2026 yılında fitre 240 lira. Yani bir günlük bir insanın gıdası için gerekli olan tutar 240 lira. Buradan yola çıkarsak 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının 28 bin 800 lira olduğunu görmekteyiz. Şimdi, bu rakamlardan hareket edersek asgari ücret 28 bin 75 lira. Bu rakamlar bize şunu ifade ediyor: Türkiye'deki asgari ücretliler esasında ücret almıyorlar, fitre alıyorlar. Çalışıyorlar, çalışmalarına rağmen emeklerinin karşılığını almıyorlar, maaş almıyorlar, fitre alıyorlar. Ne yazık ki bizim emeklilerimiz en düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı 24 bin lira. Emeklilerimiz fitre dahi alamıyorlar. İktidar, hükûmet emeklimize fitreyi dahi kıskanmakta ve biz hâlâ 20 bin lira olsun mu olmasın mı; onu tartışıyoruz.” Sözlerine emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara örnekler vererek devem eden Bakırlıoğlu, tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı “Yenir” isimli market zincirlerini hatırlattı. Bakırlıoğlu, söz konusu marketlerden en çok öğrenci ve emeklilerin alışveriş yaptığını söyledi. AKP’li vekil ülkesinden bihaber: ‘Tarihi geçmiş gıda mı satıyorlar?’ Bakırlıoğlu’nun bahse konu markette son kullanma tarihi 19 Temmuz 2024 olan tost peynirinin satıldığına dair fotoğraf göstermesi üzerine, AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin araya girerek “Günü geçmiş ürün…” dedi. CHP vekillerinin Yegin’e tepki göstermesiyle tartışma büyüdü. Tartışmanın devamında ise Yegin’in, milletvekilliğini yaptığı ülkeden bihaber olduğu ortaya çıktı: İYİP İzmir Milletvekili Ümit Özlale: "Hâlâ tüketilebilir ve son tüketim tarihi geçmiş ürünleri satıyoruz." diyor. AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Gıda? AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş: Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; dışarıda market var... AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Gıda mı? İYİP İzmir Milletvekili Ümit Özlale: Evet. AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Tarihi geçmiş gıda? CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer: Twitter'a "Yenir market" yazın, hepsi çıkıyor. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu: Gir şu anda internette... İnternetten de satış yapıyorlar. AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Yani son kullanma tarihi geçmiş gıda mı satıyor mesela? AKP’li Yegin hızını alamadı: Kendisi de yiyormuş… Oturumun ilerleyen dakikalarında söz alan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, “AKP’nin 24 yıllık iktidarında işçiyi, memuru ve emekçiyi açlıkta eşitlediğini” söyledi. Konuşmasını “Yenir” isimli market zinciri üzerinden devam ettiren Taşcıer, “Bu ülkede yaşayanlar tarihi geçmiş, zehirleneceğini bile bile bir yiyeceği alma ihtiyacı hissediyorsa burada bir vicdani sorumluluk hissediyor olmanız lazım, yani ne ara toplumun gerçekliğinden bu kadar uzaklaştınız gerçekten çok şaşkın ve çok da üzgünüm” diye konuştu. Bunun üzerine araya giren Orhan Yegin, Taşcıer’e, “Siz eczacıydınız değil mi?” sorusunu yöneltti. Yegin, Taşcıer’in soruya olumlu yanıt vermesinin ardından son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihinin farklı şeyler olduğunu savundu. Tartışma bu sözlerin üzerine yeniden şiddetlenirken, Yegin bu sefer de bahse konu gıdaları kendisinin de yiyeceğini savundu: CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer: Siz alır mısınız, kendi evladınıza son tüketim tarihî geçmiş ürünü yedirir misiniz, yedirmezsiniz? AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Arkadaşlar, son tüketim tarihi değil, tavsiye edilen tüketim tarihi. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer: Yani normal mi diyorsunuz? Siz kendiniz yiyorsanız o zaman sorun yok. AKP Ankara Milletvekili Orhan Yegin: Yiyorum ben. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer: Tamam, o zaman Orhan Vekilim, o ürünü kendiniz çocuğunuza, eşinize yediririm diyorsanız gerçekten diyecek bir şeyim yok, ben kendi çocuğuma yedirtmem. Yegin yine sahnede ama daha tehlikeli: Eylem hakkını suç ilan etmeye kalktılar Bu noktada “Yenir” isimli markete dair tartışma bitti, oturum sürdü. Orhan Yegin çok sonra söz aldı fakat "Yenir Market" meselesine hiç değinmedi. Ancak Yeğin, oturumun sonlarına doğru başka bir çıkış yaptı. Bu çıkış "Ben yiyorum" kadar absürt değildi, fakat ondan çok daha tehlikeliydi. Yegin bu sefer, daha öncesinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip olmak üzere çeşitli AKP’li isimler gibi Anayasal bir hakkı hedef aldı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, komisyondaki tüm vekillerin emekli aylıklarını düşük bulduğunu, ancak AKP’li vekillerin artırım konusunda niyetleri olmadığını söyledi. “Bunun tek yolu var arkadaşlar” diyen Ağbaba, “Zaman zaman kanunlar geliyor, ne zaman geri çekiliyor? Kamuoyunun yüksek tepkisi olunca çekiliyor. Dolayısıyla hem emeklilere hem sendikalara önemli görevler düşüyor. Haftaya çıkın meydana, çıkın sokağa, ne istiyorsanız alın, biz de yanınızdayız; o kadar” diye konuştu. Ağbaba’nın sözlerine ilk tepki, “Böyle bir tahrik olabilir mi ya Veli Ağbaba?” diyen AKP Uşak Milletvekili İsmail Güneş’ten geldi. Devamında şunlar yaşandı: İYİP İzmir Milletvekili Ümit Özlale: Hak aramada tahrik yok ki. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı: Hak arama mücadelesi ne zamandan beri tahrik oldu İsmail Bey? CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba: "Tahrik" demek? CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı: İsmail Bey, sen de Uşak'takileri ayarla, el birliğiyle çözelim. Bunun üzerine halkın direnme hakkının meşruluğunu, Anayasal toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını bir diğer AKP’li, Yegin hedef aldı: “Sokakları kavgaya, anarşiye...” Yegin’in bu sözleri üzerine CHP sıralarından sesler yükseldi ve ardından tartışma milletvekili maaşları üzerinden devam etti.