Hayal kurmak, şeyler düzeninin değişebileceği, parçaların başka türlü de ilişkilendirilebileceği fikriyle başlar. Hayal, parçaların yerlerinden edildiği ve yeniden yerleştirildiği zihinsel bir süreç. Lakin hayaller kırılgandır, gerçekle karşılaştıklarında kırılıp parçalarına ayrılabilirler. Hayalperest, defalarca denediği halde parçaları yerlerinden kımıldatamadığında hayal kırıklığı yaşar. Fakat hayal kurmaktan asla vaz geçmez, zira “insan hayal ettiği müddetçe yaşar” (Yahya Kemal). Hayalleri kırılan birinin önünde iki seçenek vardır. Ya hayal kırıklarını toplayıp onları yeniden bir araya getirecek ya da kırıkları çöpe atıp yeni parçalarla yeni hayaller biçimlendirecektir. İkinci tavır, günümüzde yaygındır, genellikle kırılan hayaller, tıpkı eskimiş, modası geçmiş nesneler gibi çöpe atılır. Hayallerine sadık olanlar ise hayal kırıklarını birleştirip hayallerini eski haline getirirler. Japonların Kintsugi dedikleri, kırılan bir nesnenin parçalarını bir araya getirme sanatı kırılan hayallere de uygulanır. Hayal kırıkları altın, platin ve gümüş tozlarıyla hazırlanan bir karışım sayesinde birleştirilir. Kintsugi sanatıyla onarılan hayaller, önceki görünümlerinden çok daha estetik bir görünüme sahiptirler. Hayal sahibi hayalinin güzelliği karşısında büyülenir, ona daha da bağlanır. Hayali kırılabilir, yeniden birleştirir. Yüzeyindeki çatlaklar artıkça hayali daha da estetik hale gelir. Sonunda hayalini sınamaktan vazgeçip koruma altına almaya karar verir. ∗∗∗ Hayallerini estetize edenler için hayaller, özel mahfazalarda korunmaları gereken koleksiyon nesneleridir. Hayalleri artık sınanmak için değil, temaşa etmek içindir. Hayaller hayatı değiştirmek üzere kurulur. Fakat kurdukları hayallerin hayatla bağlantıları kopmuş, hayallerine sırf hayal oldukları için bağlanmışlardır. Hayalperest sıfatını en çok onlar hak eder. Hayalperest payesini elde etmek kolay değil, aynı hayali defalarca sınamanız, kırıldıkça parçalarını altın tozuyla birleştirmeniz gerekir. Hayalperestlik, putperestlik gibidir. Hayat akmakta, zaman ve mekânla birlikte hakikat de değişmektedir, fakat hayalperest zamanını, hayal tapınağındaki hayaller arasında dünyayı yorumlamakla geçirmektedir. O esnada yeryüzünde, yaşadıkları hayattan memnun olmayan birileri hayal kurmaktadır; hayalleri, dünyayı değiştirmek üzerinedir. “Filozoflar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır, oysa sorun onu değiştirmektir.” (Marx). ∗∗∗ Hayaller projelerden farklıdır. Projeler de parçaların bir araya getirilmesiyle inşa edilir, fakat bir proje ancak bütünlüğünü koruduğu ölçüde gerçekleşebilir. Proje gerçekleşmediğinde projeyle birlikte parçaları da çöpe atılır. Hayaller kırıldığında ise parçaları çöpe atılmaz, kırıkları çok değerlidir, bellek nesneleri. Kırılan hayalin parçaları yeniden bir araya getirilir, fakat bu kez parçalar farklı şekilde ilişkilendirilmiş ve aralara yeni parçalar da eklenmiştir. Hayalinizin biçimi ve içeriği değişir, yeniden denersiniz. “Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.” Hayaller brikolajlardır. Hayal kuran, elinin altındaki malzemeleri kullanan ve her seferinde onları başka türlü ilişkilendiren biridir. Gerçekle karşılaştığında hayalinin kırılabileceğini bilir, hazırlıklıdır. Ardiyesi, hayallerini biçimlendirmekte kullanacağı kırıklarla, bellek nesneleriyle doludur. Denemekten asla vaz geçmez. Yenilmek, bir hayalin yanlışlanmasıdır. ∗∗∗ Karl Popper’in yanlışlanabilirlik ilkesi hayaller için de geçerlidir. Tıpkı bilimi bilim olmayandan ayırmanın yolunun yanlışlanabilirlik olması gibi, hayali de hayal olmayandan ayırmanın yolu onun kırılabilir olmasıdır. Estetize edilen, mahfazalarda korunan, hayatla bağlantısı kesilmiş hayaller hayal değil, dogmalardır. Hayaller geleceğe dairdir ama dogmalar gelmekte olanı engellemeye yarar. Hayaller, zamansal ve mekânsal belirişlerdir. Zaman ve mekân içinde belirmekte olanın ritimleriyle yeniden ve yeniden biçimlendirilmeleri gerekir. Hayaller, hayata kendi hayallerini dayatan iktidarlara rağmen dünyanın değişebileceği umuduyla kurulur. Defalarca denediğiniz halde bir işe yaramamışsa ve ısrarla hâlâ aynı hayale tutunmaya devam ediyorsanız tehlikedesiniz demektir. Hayaller tehlike anında kırılmak içindir.