Küresel ekonomide güç dengeleri yeniden yazılıyor. Artık toprak, enerji ya da askeri kapasite değil; veri, algoritma ve dijital altyapı yeni egemenlik araçları haline geldi. 20. yüzyılın sömürge düzeni ham madde ve emek üzerinden işliyordu. 21. yüzyılın dijital sömürgeciliği ise bilgi, bağlantı ve kod üzerinden işliyor. Büyük teknoloji şirketleri, internet altyapısından bulut depolamaya kadar uzanan geniş bir ekosistemi kontrol ederek, gelişmekte olan ülkeleri görünmez bir dijital ağın içine çekiyor. Teknolojideki gelişmelerle birlikte son yıllarda ‘Dijital sömürgecilik’ kavramından sıkça söz ediliyor. Dijital sömürgecilik, klasik sömürgecilikten farklı olarak toprak ya da doğal kaynaklar yerine veri, dijital altyapı ve teknolojik kontrolün sömürülmesi anlamına geliyor.