Fikri takip yani takipçilik hemen her alanda olduğu gibi habercilikte ve özellikle de eğitimde çok önemli. Geleneksel özelliklerimizden birisi de konu ne olursa olsun heyecanla başlıyoruz ama sonrasını yeterince takip etmiyoruz. “Türk gibi başla Alman gibi bitir” söyleminin ortaya çıkması da muhtemelen bu yüzden… Takipçilik sadece beklentisi olanların değil, vaatte bulunanları da rahatlatır. Niye mi? Öncelikle vaatte bulunurken daha ölçülü olacaklar, sonra da söyledikleri ile yaptıkları ne kadar örtüşüyor diye takip edildikleri için başlattıkları projelerin devamını getireceklerdir. Bu yüzden her konuda fikri takipten asla vazgeçmeyin! Gelelim eğitime: Sistem sürekli değişiyor, sürekli yeni projeler açıklanıyor, sürekli yeni fakülteler, üniversiteler açılıyor, kontenjanlar şişirildikçe şişiriliyor. Peki ya sonrası? Eğer fikri takip olsaydı şunlar yaşanır mıydı? ■ Hemen her alanda yüz binlerce hatta milyonlarca eğitilmiş insan gücü fazlamız olur muydu? ■ Tek tercih dahi almayan fakülte, yüksekokul ve bölümler açılır mıydı? ■ Her yıl yüz binlerce konut yapan bir ülkede yılda birkaç yüz de yurt yapılamaz mıydı? ■ Her kademe okula başlayan her 100 öğrenciden yüzde kaçı normal süresinde mezun oluyor, kaçı uzatıyor, kaçı bırakıyor ya da okul ve bölüm değiştiriyor araştırılmaz mıydı? ■ Atama bekleyen kaç öğretmenimiz var, ücretli öğretmen sayısı kaç diye sorgulanmaz mıydı? ■ Okul başarı puanları ile YKS, LGS puanları ne kadar örtüşüyor sorusuna cevap aranmaz mıydı? ■ Zorunlu hizmet süresini dolduran öğretmenlerin yüzde kaçının gittikleri yerde çakılı kaldığı konuşulmaz mıydı? ■ Üniversite mezunlarından yüzde kaçının öğrenim gördüğü alanda çalıştıkları merak edilmez miydi?... ■ Benzeri soruları sadece eğitimde değil hemen her alanda fazlasıyla sorulabilir. Sorulması da iyi olur. Sorulmalı ki devamı gelsin… Karne günü Karne günleri eskiden çok daha heyecanlı olurdu. Şimdi o da sıradanlaştı. Üstüne üstlük yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu arada umarız tatil planlarınızı son dakikaya bırakmamışsınızdır. Tatil boyunca sadece ve sadece dinlenecek olsanız bile bunun bir planını yapmalısınız, yoksa birkaç gün sonra sıkılmaya başlarsınız. Hangi kitapları okuyacaksınız, nerelere gideceksiniz, hangi eksiklerinizi tamamlayacaksınız, seyahate ya da aile ziyaretlerine gideceksiniz, onları bile genel hatları ile planladınız mı? Eğitimin her aşaması gibi tatil süreçleri de disiplin gerektirir. Ne kadar planlı, programlı olursanız tatiliniz o kadar verimli ve keyifli geçecektir! Karneye gelince, evet bugün alacağınız karneler ilk yarıdaki performansınızın bir aynası ama her şey değil. Eksikliğiniz varsa tamamlarsınız, her şey yolunda ise onu devam ettirirsiniz. Önemli olan aldığınız eğitimin ve okula gittiğiniz günlerin bir zaman kaybı değil, kazanç olduğuna inanmanız. Eğer böyle bir algı söz konusuysa devamı kendiliğinden gelecektir. Yok eğer değilse eyvah eyvah. Aslında yarın alacağınız karneler sadece siz öğrencilerin değil velilerin, öğretmenlerin, MEB’in de karnesi olacak. Sadece sizlerin değil onların da performansını gösterecek. Ortada bir başarı ya da bir başarısızlık varsa sorumluluğun tüm paydaşlarda olduğu sorgulanacak… Şişirilmiş hormonlu notlar eğitim sistemimizin en önemli baş ağrılarından birisi! Umarız bu karne döneminde ülke genelinde standart bir ölçme değerlendirme sistemi uygulanır ve öğretim yılı sonunda okul başarısı ile sınav başarıları arasındaki korelasyona bakılır! Çok iyi karneler ve puanlar nasıl ki geleceğin bir garantisi değilse, zayıf karneler de her şeyin bittiği anlamına gelmez! Karneleri incelerken pedagojinin altın kurallarından olan “Her çocuğun başarılı olacağı bir alan mutlaka vardır” gerçeğini mutlaka göz önünde bulundurun ve zayıf olan derslerden çok iyi olan derslere odaklanın! Çocuklarınızın geleceğine ona göre yön verin!.. Bu arada yoğun kış koşulları ve özellikle de içinde bulunduğumuz şu zor günler, başta gribal vakalar olmak üzere her türlü hastalığa davetiye çıkartıyor. Okulda olabildiğince kontrol altında tutulan öğrenciler, tatil sürecinde umarız başta soğuk algınlığı olmak üzere her türlü hastalığa karşı çok daha titizlikle korunurlar. Özetin özeti: Herkese gönlünce bir ara tatil diliyoruz…