Mithat YURDAKUL / ANKARA - Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı rapora göre, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1.57 dolarken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam 44 kat yükselerek 65 dolara çıktı. Türkiye’nin silah ihracatı yüzde 103 gibi çarpıcı bir oranda artış gösterirken, savunma sanayisinde yerlilik oranı yüzde 84’e yükseldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, “İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK 2025” sonuçlarını açıkladı. Ardıç, rapora göre Ankara ve İstanbul’un 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrıştığını, başkentin teknoloji üretiminde, İstanbul’un ise ticarileşmede liderliğini pekiştirdiğini söyledi. Ardıç, Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri’nin güçlü sanayi altyapısına sahip olduğunu ancak teknoloji eşiklerinde zorlandığını ifade etti. Sivil sektörlere transfer Teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret eden Ardıç, “İller arasındaki farkın ana nedenini, fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor” dedi. Ardıç, Ankara’nın toplam ihracatı içinde yüksek teknoloji payının yüzde 13 ile Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu söyledi. Raporun temasının “savunma teknolojileri” olarak belirlendiğine işaret eden Ardıç, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1.57 dolarken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakamın 44 kat yükselerek 65 dolara çıktığını kaydetti. Rapora göre Türkiye, inovasyon çıktıları ve savunma sanayi odaklı yetkinlikleriyle dünyada dikkat çeken bir aktör konumunda yer alıyor. Savunma sanayi; yapay zeka, otonom sistemler ve ileri malzeme teknolojilerinin geliştirildiği bir teknoloji kuluçka merkezine dönüşüyor. Savunmada gelinen seviyenin otomotiv, sağlık ve enerji gibi sivil endüstrilere transferinin, Türkiye’nin orta gelir tuzağını aşmasında önemli rol alması öngörülüyor. Pandemi döneminde yerli solunum cihazı üretiminde veya batarya teknolojilerinin sivil araçlara entegrasyonunda görülen başarılar, bu yayılım etkisinin somut kanıtları olarak gösteriliyor. Askeri amaçlı geliştirilen yapay zekâ, otonom sistemler ve ileri malzeme teknolojilerinin otomotiv, sağlık ve enerji gibi sivil sektörlere entegrasyonu için “ikili kullanımlı teknoloji merkezleri” kurulması gerektiği belirtilen raporda, şu tespitler yer aldı: Yüzde 103 artış “2015-2019 ile 2020-2024 dönemleri karşılaştırıldığında, Türkiye’nin silah ihracatı yüzde 103 gibi çarpıcı bir oranda artarken, aynı dönemde silah ithalatı yüzde 33 azalmıştır. Bu makas değişimi, ülkeyi dünyanın 11. en büyük silah tedarikçisi konumuna taşırken, stratejik bağımsızlık hedefinin de somut bir kanıtı olmuştur. Savunma ve havacılık sektörü ihracatının 2024’te 6.7 milyar dolara ve toplam mal ihracatındaki payının yüzde 2.98’e çıkması; 2025’te ise yılın ilk 10 ayında yükselişini sürdürerek toplam mal ihracatındaki payının yüzde 3.44’e ulaşması sektörün ülke ekonomisinde artık konjonktürel değil yapısal bir rol aldığını göstermektedir. Savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 84’e yükselmesi sektörün yalnızca nihai platform üretiminden ibaret olmadığını; geniş tabanlı bir tedarik ekosisteminin oluştuğunu teyit etmektedir. Özellikle motor gibi kritik alt sistemlerde bu oranın yüzde 90-95 seviyelerine ulaşması, ekosistemin sürdürülebilirliğinin en önemli güvencesidir.” Dünyada en üst seviye Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün Aralık 2025 verilerine göre, dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketi sıralamasında Türkiye’nin 5 firma ile tarihinin en yüksek temsil sayısına ulaştığı vurgulanan raporda, “İlk 100’deki firmaların savunma gelirleri yüzde 5.9 artarken, Türk savunma sanayii firmalarının geliri yüzde 11 büyüyerek 10.1 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Türkiye, 2024 yılı verilerine göre listedeki beş firma ile ABD, Çin ve Birleşik Krallık’ın ardından Japonya ile en çok firması bulunan dördüncü ülke konumuna yükselmiştir. Küresel pastadan yüzde 1’in üzerinde pay alan 13 ana aktör arasında yapılan kıyaslamada ise Türkiye, gelir artış hızı bakımından yedinci olarak rekabetteki yükselişini kanıtlamıştır.”