Koç’un Trump övgüsü ve Erdoğan sevgisinin arkasında ne var?

“Amerika Başkanı Donald Trump, Amerika'yı tekrar dünyanın en kuvvetli, en büyük ülkesi yapmak üzere seçimleri kazandı. Ve o istikamette gidiyor. (…) Ondan evvelki başkanların tutumundan dolayı Amerika, onun ittiği bunun kaktığı bir ülke halindeydi. Şimdi Trump bunları hepsini geri çevirmek istiyor. Amerika hâlâ dünyanın en büyük ülkesi, en teknolojisi ileri ülkesi. Amerikan parası dolar, dünyanın rezerv parası. İnternet onun elinde. Dolayısıyla kim ne derse desin bugün hâlâ Amerika piyasası serbest piyasa, dünyanın en büyük piyasası.” Bu sözler, Koç Holding’in Onursal Başkanı Rahmi Koç ’a ait. Venezuela’ya haydut gibi saldıran; Grönland, İran, Kolombiya, Meksika ve daha birçok ülkeyi savaşla, saldırıyla tehdit eden, ülkesinde genç bir kadını geçtiğimiz hafta yüzünden vuran polise destek veren, hakkında çocuk istismarcısı haberleri çıkan ve son olarak bunu yüzüne karşı söyleyen bir Ford işçisinin işten atılmasını sağlayan Trump’a övgüler yağdıran Koç, aslında Türkiye’de patronların bir numaralı Amerikancı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Tüm dünyada ve özel olarak da ABD’de Trump’a yönelik tepkilerin zirve yaptığı bir dönemde gelen bu açıklamayı Patronlar Dünyası ’na yapan Koç, Trump’ın ardından AKP’nin ülkeyi ateşe atan dış politikasını da övdü. Suriye’de ve bölgede Yeni Osmanlıcılığın gazına basan AKP iktidarından memnuniyeti dile getiren Koç, “Türkiye şimdiye kadar Orta Doğu çalkalanırken çok iyi bir politika takip etti. Bunun böyle olmasını temenni ediyorum. Atatürk ne demiş? 'Arap'ın işine karışmayacaksınız kavga ederken, bir de taraf tutmayacaksınız' demiş. Bizimkiler de onu yapıyorlar. Çok memnunum ” diye konuştu. Koç geçtiğimiz günlerde soluğu Saray'da alıp Erdoğan'ı ziyaret etmişti Koç, Erdoğan’dan neden çok memnun? Koç’un bu iki övgüsünün ardında da patron düzeninin doğası var. Amerikancılık, Türkiye’de tüm patronların temel yönelimi, kıblesi. Bu açıdan dünya halklarının, emekçilerin ana düşmanı ABD’nin daha güçlü olması Koç’u çok mutlu ediyor. Erdoğan övgüsünün nedeni ise çok daha basit. Ülkeyi el birliğiyle dönüştürdüler; Cumhuriyet yerine Yeni Osmanlı rüyası sadece Erdoğan iktidarının değil, patronların da ana doğrultusuydu. Başkanlık sistemi de, laikliğe karşı gerici hamleler de Erdoğan’ın kendi iddiaları değildi tek başına, Koç Ailesi başta olmak üzere patronların isteğiydi. Kısacası, ülkede açlık sınırı 30 bin liranın üzerindeyken, yoksulluk sınırı 100 bin liraya yaklaşmışken asgari ücreti 28 bin lira yapan, milyonlarca emekliyi 20 bin lirayla ölüme mahkum eden düzen, onların ortak düzeni. Bunca yoksulluk yaşanırken Koç cephesi sadece 2025’in ilk 9 ayını yüzde 54 net kâr artışıyla kapattı. Koç mutlu ve memnun olmasın da kim olsun!