Tanıkların dinlenmesinin ardından öğle arasından sonra duruşmaya yeniden devam edildi. 7 sanık mahkemede yeniden ifade verdi. İlginizi Çekebilir Anne Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, "Okunan ve dinlenen tanık beyanlarıyla ilgili söyleyeceğimiz bir husus yoktur. Dosyanın geldiği aşama itibarıyla, sanıklar hakkında atılı suçların gerçekleştiği yönündeki tüm belgelerin daha da netleştiğini görüyoruz. Sanıkların yurt dışı bağlantıları olması nedeniyle kaçma şüphesi bulunmaktadır. Ayrıca sanıkların ve yakınlarının, diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep ediyoruz. Katılan anne Şükran Aydemir'in Kanada'da yaşaması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle bir sonraki duruşmanın Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını talep ediyoruz" dedi. Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, beraatlerini istedi. Youtuber Sergen Altunbaş iki çocuğunu öldürüp intihar etti! Geriye mutluluk paylaşımları kaldı Besim Dursun, "Bu işle alakamız yoktur. Mağdur edildik, beraatimizi istiyoruz. Polis nezaretine gittiğimizde Yusuf imza atarken "İtiraf mı ettiler acaba?" diye sordu. Bu cümleyi neden kullandığını bilmiyorum. Baba Nihat, 25 yıl önce evlenmişti ve ayrılmıştı. Kadın ayrıldığında hamileydi. Bebek Nihat'a gönderildi. Çocuk geldikten birkaç gün sonra vefat etti. "Bunu defnedeceğiz" dediler, biz de defnedilmesine yardım ettik. Nihat'ın babası Nadir vardı, yani bebeğin dedesi. Kucağında kefene sarılı bir bebek vardı. Sordum, "Bebek öldü, defnetmeye götürüyorum" dedi. Ben de onunla birlikte gittim. Defnettik. Bebek kızdı galiba" diye konuşurken, Mehmet Ali Aydemir, "Suçsuzum. 8 yıldır yargılanıyoruz. Bu olayla hiçbir alakam yoktur. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Bu gece başlıyor! Soğuk hava Karadeniz üzerinden İstanbul’a geliyor: Kar ve sağanak alarmı "KEŞKE KATİL BULUNSAYDI" Musa Aydemir, "Mağdur edildik, beraatimi talep ediyorum" dedi. Hatun Dursun ise "Beraatimi istiyorum. Aleyhimde ifade verenlerden de davacıyım" dedi. Mahkeme başkanı Yusuf Aydemir'e "Leyla'nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunuzun interneti kapalı. Tuşlu telefon kullandığınızı söylediniz ancak elinizde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar var. Abiniz Nihat Aydemir'le aranızda bir probleminiz var mıydı? Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor" diye sordu. Yusuf Aydemir de "Suçum günahım yoktur, beraatimi istiyorum. Bana iftira atıldı. Keşke katil bulunsaydı. Telefonumun internetinin kapalı olması, internetimin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabilir. Ağrı merkeze jandarmayla birlikte geldik. Traktörle yukarıya gitmemin nedeni, Leyla'nın başka bir yerde bulunduğunu duymuş olmamdı. Bu nedenle oraya gittim. Daha sonra tekrar Leyla'nın bulunduğu yere geldim. Nihat Aydemir'le aramızda herhangi bir husumet yoktur. Şüphelendiğim hiç kimse yoktur, olsaydı söylerdim. Abim Nihat Aydemir, yaklaşık 25 yıl önce evlendi. Resmî bir evlilik değildi. Anlaşamadılar. Doğumdan sonra bebeği gönderdiler. Bebek emzirilmemiş, mama verilmiş. Hastalanmış ve vefat etmiş. O dönemde bu tür durumlar devlete bildirilmiyordu. Bildirim yapılmadan defnedildi" diye ifade verdi. Tanık Ahmer Erdoğan, gelecek celse yeniden dinlenecek. İkinci Minguzzi vakası! Güngören’de 'yan bakma' cinayeti: Çocukların kavgasında acı son Mahkeme, Yusuf Aydemir hakkında öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi. Dosyanın, 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde değerlendirildikten sonra, 10 Nisan 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi.