Emirdağ Lâhikası'ndan bir kelime: Vaktim de dar!

Şimdi, o okyanusun tam karşısına, okyanusu içine sığdırmaya çalıştığımız o küçücük kabı, o paha biçilmez ama bir o kadar da kısıtlı sermayeyi koyuyoruz. Cümlenin ikinci itirâfına, o büyük zıtlığın ikinci kutbuna geliyoruz: “Vaktim de dar.”