Cevdet Yılmaz: Amacımız KKTC'nin Doğu Akdeniz'de parlayan bir yıldız olması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel ile Girne'de Ekonomik Örgütler Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, “ana vatan ve garantör Türkiye olarak KKTC'nin siyasi egemenliğinin, ekonomik dayanıklılığının ve kurumsal kapasitesinin güçlenmesini stratejik bir sorumluluk olarak” gördüklerini söyledi. “KKTC'nin kendi imkanlarıyla büyüyen, küresel şartlara uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomik yapıya kavuşması, ortak kader anlayışımızın, milli davamızın ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Yılmaz, bu yaklaşımı, "sahada karşılığı olan projelerle, güçlü mali işbirliği mekanizmalarıyla, üretimi merkeze alan politikalarla hayata geçirdiklerini" savundu. ‘Kamu yatırımlarının yanı sıra mutlaka özel sektör yatırımları da olacak ki, bir kuşun iki kanadı gibi, o ülke kalkınabilsin’ Yılmaz, 21 milyar lira büyüklüğe sahip İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması'nı 2025'te hayata geçirdiklerini belirterek şöyle konuştu: "Bir ülkenin sadece kamu yatırımlarıyla kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımlarının yanı sıra mutlaka özel sektör yatırımları da olacak ki, bir kuşun iki kanadı gibi, o ülke kalkınabilsin. Bunlar arasında tamamlayıcı bir ilişki olması lazım. Kamu neye yoğunlaşacak? Özel sektörün yapamadığı işlere, altyapı projelerine, eğitime, temel hizmetlere... Özel sektör ise istihdam üreten, ihracat getirisi olan, teknolojik gelişmeye katkıda bulunacak projelere yoğunlaşacak. Dolayısıyla biz bir taraftan kamu bir taraftan özel kesimi, girişimciliği destekleyici politikalarla hareket ediyoruz. Girişimcilik derken, artık dünyamız teknoloji tabanlı bir ekonomiye doğru gidiyor. Bunu dikkate alarak girişimciliği tarif etmemiz lazım. Özellikle burada da kadınların ve gençlerin en öncelikli kesimler olduğunu ifade etmek isterim. Çünkü buradaki potansiyel daha yüksek, onu harekete geçirmemiz lazım. Bu anlamda dijitalleşme ve teknoloji son derece önemli. Geçen sene yapılan TEKNOFEST bunun güzel bir örneği oldu Kıbrıs'ta. Gençlerimizin bu işlere ne kadar meraklı olduğunu aslında o etkinlikte gördük. Ben de o gün TEKNOFEST'e giderken yolların ne kadar kapalı olduğunu, ne kadar yoğun bir trafik olduğunu bizzat gördüm. Dolayısıyla Kıbrıs halkı da bu konulara olan ilgisini her fırsatta ortaya koyuyor." Yılmaz, "Amacımız, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin eğitim, sağlık, fizik, teknolojik altyapısıyla, üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim vadileriyle Doğu Akdeniz'de parlayan bir yıldız olması, bilim ve teknoloji merkezine dönüşmesi, bir bilişim merkezi olması. Bu vizyonla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Tamamlayıcı iki ekonomi olmamız lazım’ "Turizmin adanın önemli, vazgeçilmez bir sektörü olduğunu" belirten Yılmaz, "Turizm hakikaten katma değeri son derece yüksek, önemli bir sektör. Aynı zamanda istihdam yoğun, istihdam üreten bir sektör. Geçen sene 'Ada Kıbrıs' diye bir program yaptık. Sadece buranın belli konularda değil, daha genel kültürü anlamında, gastronomisiyle, tarihiyle, doğasıyla, deniziyle, insanının renkli yaşam tarzıyla görülmeye değer bir yer olduğunu anlatmaya çalıştık" değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, “Dünyanın çok farklı yerlerinden insanlar gelip burada sizi tanıyorlar, ülkenizi tanıyorlar, ilişkiler geliştiriyorlar. Belki başka şeylere de vesile oluyor, yeni bir yatırım kararına, yeni bir faaliyete de vesile oluyor. Dolayısıyla turizmi destekliyoruz” diye konuştu. 'Ticaret hacmi 2,8 milyar dolara ulaştı' Yılmaz, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs ticaret hacminin 2,8 milyar dolara ulaştığını açıkladı: “Bu, gayet güzel bir artış trendi içinde ama burada Kuzey Kıbrıs'tan Türkiye'ye ihracatı nasıl artırırız, bunun üzerinde de kafa yoruyoruz. Tamamlayıcı iki ekonomi olmamız lazım. Türkiye, nüfus ve coğrafya itibarıyla daha büyük ölçeklerde. Türkiye'nin ithal ettiği birçok ürün var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki üretim yapısı ile tarımda olsun, sanayide olsun, Türkiye'dekini tamamlayıcı mahiyette kurgularsak bu çok daha faydalı olur ve iki yönlü ticareti de destekler. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki doğrudan yatırımlar, Türkiye'den gelip yatırım yapanlar, FDI dediğimiz doğrudan yatırımlar 450 milyon dolara ulaşmış durumda. Bunu da karşılıklı artırmamız lazım. KKTC vatandaşlarının Türkiye'ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının KKTC'ye daha çok yatırım yapması lazım. Yatırımlar ticaretin altyapısını oluşturuyor. Karşılıklı yatırımları artırdığınız zaman ticareti de artırmış oluyorsunuz. Bunu desteklemek önemli.”